Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Yunanistan'ın mültecilerin aile birleşimi süreçlerinde aile hayatına saygı hakkını ve etkili başvuru hakkını ihlal ettiğine dair emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Salı günü yayımlanan Dotani/Yunanistan, Suji/Yunanistan ve T.N./Yunanistan kararlarında Strazburg Mahkemesi, Yunan makamlarının aile birleşimi taleplerini karara bağlamadaki uzun süreli başarısızlığını masaya yatırdı. Mülteci statüsü almış kişiler, Yunan hukukunun talep ettiği belgeleri objektif koşullar altında sunamıyordu.
Üç davada da başvurucular, eşleri ve reşit olmayan çocuklarıyla bir araya gelmek istiyordu. Mahkeme kararlarına göre Yunan makamları talepleri zamanında sonuçlandırmak yerine, başvurucuların gerçekçi bir şekilde temin edemeyeceği belgelerde ısrar etti.
Afganistan uyruklu Dotani'nin davasında, mülteci statüsündeki başvurucu Yunanistan'ın İslamabad Konsolosluğunun onayladığı belgeleri temin edemedi. Zira konsolosluk, Afganistan'daki mevcut yönetimin düzenlediği evrakları onaylamayı reddetti. Bekleyişin kendisini nasıl etkilediğini anlatan mülteci, "Beklerken çoğu zaman nefes alamaz gibi hissettim. Bu kararla birlikte sesimi bulduğumu hissediyorum" dedi.
Myanmar'dan vatansız bir Rohingya olan Suji ise aile üyelerinin seyahat belgesi olmadığı için bu evrakları sunamadı. Vatansızlık, Rohingya'nın karşılaştığı en büyük engellerden biri. Myanmar'da on yıllardır zulüm gören ve vatandaşlık hakkı büyük ölçüde elinden alınan bu Müslüman azınlığın bir ferdi olan Suji, kararın ardından "Kendimi haklı çıkmış hissediyorum. Bu karar beni hem duygulandırdı hem de şaşırttı" diye konuştu.
Burundi uyruklu T.N. davasında ise başvurucu, Güney Afrika'da sığınmacı olan ailesi için gerekli seyahat belgelerini objektif olarak temin edememişti. Kararı değerlendiren T.N., "Minnettarım ve uzun yıllar sonra ilk kez umutluyum. Umarım bir gün aileme tekrar kavuşabilirim" ifadelerini kullandı.
Davalara, mültecilere ve sığınmacılara hukuki ve sosyal destek sağlayan sivil toplum kuruluşu Yunanistan Mülteciler Konseyi avukatlık etti. Kuruluşun aktardığına göre AİHM, Yunan makamlarının aile birleşimi taleplerini incelemek için yeterince esnek, etkili ve hızlı bir prosedür işletmediğine hükmetti. Mahkeme, aile bağlarını kanıtlama ve seyahat belgesi alma konusundaki objektif zorlukların yeterince dikkate alınmadığını, bireysel değerlendirme yapılmadığını ve çocukların üstün yararının gözetilmediğini vurguladı. Kararda, tek yetkili merci olan Sığınma Servisinin alternatif çözümler üretmesi gerektiği de hatırlatıldı.
AİHM, her üç davada da oybirliğiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin aile hayatına saygıyı güvence altına alan 8. Maddesi ile etkili başvuru yolunu düzenleyen 13. Maddesinin ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, başvurucuların uzun süreli idari eylemsizliğe karşı ulusal düzeyde etkili bir başvuru mekanizmasından mahrum bırakıldığını tespit etti.
Bu emsal kararların, özellikle gerekli belgeleri objektif koşullarda sunamayan mültecilerin durumunu ilgilendiren aile birleşimi başvurularının Yunanistan'da nasıl sonuçlanacağına dair önemli bir dönüm noktası yaratması bekleniyor.