Icerige atla
Politika ⭐ 75/100

BYD Yatırımının Askıya Alınması ve Uygur Gerilimi Sonrası Pekin'in Türkiye'deki Cazibe Hamlesi

BYD Yatırımının Askıya Alınması ve Uygur Gerilimi Sonrası Pekin'in Türkiye'deki Cazibe Hamlesi
Deniz, Kum, Güneş... ve İngilizce

Çin, elektrikli araç üreticisi BYD'nin yüksek profilli yatırımını askıya almasının ülkenin Türkiye'deki itibarını zedelemesinin ardından, Ankara'da yoğun bir halkla ilişkiler kampanyası başlattı.

Haziran ayında BYD, Türkiye'de fabrika kurma planlarını dondurduğunu ve bunun yerine Avrupa'da büyümeye öncelik vereceğini açıklamıştı. Bu karar Ankara'da siyasi sıkıntıya yol açtı. Türk yetkililer, inşaat başlamadan önce BYD araçlarına cömert vergi teşvikleri vermişti. Bu teşvikler ve BYD'nin yeni ticari stratejisi sayesinde şirket, 2025 yılında Türkiye'de 45 binden fazla araç sattı.

Analistler, şirketin bu ayrıcalıklı muamele sayesinde 500 milyon ila 1 milyar dolar arasında ekstra kar elde ettiğini tahmin ediyor.

Middle East Eye'ın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, başarısız anlaşma Çin'in imajında bir leke bıraktı. Buna karşılık Pekin, geniş kapsamlı bir cazibe hamlesi başlattı.

Türk hükümetinden bir danışman, Çinli müzakerecilerin anlaşmalar sonuçlanmış gibi görünse bile sık sık yeni taleplerle masaya geri döndüğünden şikayet etti. İmaj onarma çabası kapsamında Ankara'daki Çin büyükelçiliği, hükümet yanlısı Türk medyasında Çin Komünist Partisi ile iktidardaki AK Parti arasındaki işbirliğini vurgulayan ve Xi Jinping'in Çin Yönetimi kitabının beşinci cildini tanıtan yazılar yayınlatıyor.

Analist Nurettin Akçay, BYD'deki aksaklığın Çin'in itibarını daha da zedelediğini savunuyor. Ancak Pekin'in uzun süredir 'elit diplomasisi' yürüttüğünü ve düzenli olarak Türk gazetecileri, akademisyenleri ve fikir önderlerini organize Çin gezilerine davet ettiğini belirtiyor.

Ankara ile Pekin arasındaki ilişkiler, başta Uygur meselesi olmak üzere karmaşık olmaya devam ediyor. Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2024 yılında gerginliği azaltmak amacıyla Sincan'ı ziyaret etmiş olsa da, BYD ve Chery tarafından duyurulan büyük Çin yatırımları henüz gerçekleşmedi.

Akçay, Çin politikalarına yönelik kendi kamuoyu önündeki eleştirilerinin, doktorasını tamamladığı Şanghay Üniversitesi de dahil olmak üzere tepkiyle karşılaştığını söylüyor. Artık Çin'e girmesine izin verilmeyebileceğini düşünüyor.

Temmuz ayında, devlet destekli Türkiye-Çin Dostluk Vakfı, Türk gazeteciler için Sincan'a sekiz günlük bir gezi düzenledi. Ortaya çıkan haberlerin çoğu ekonomik kalkınma, yatırım ve terörle mücadeleye odaklanırken, Uygurlara yönelik muameleyle ilgili uluslararası iddialara yer verilmedi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer kuruluşlar, Çinli yetkililerin Uygurlara ve Tibetlilere yönelik zorla asimilasyon politikalarını sürdürdüğünü, yüz binlerce Uygurun hâlâ keyfi olarak gözaltında tutulduğunu ve iddia edilen hak ihlalleriyle ilgili hiçbir hesap verilebilirliğin bulunmadığını savunuyor.

Akçay, Çin'in yalnızca hükümetle değil, aynı zamanda muhalefet partileriyle de temaslarını genişleterek Türkiye'deki Uygur meselesine yönelik iç eleştirileri susturmaya çalıştığını ileri sürüyor. Bu stratejinin kamuoyunu tamamen şekillendirmediğini ancak Türkiye'de güçlü bir Çin karşıtı hareketin ortaya çıkmasını engellemeye yardımcı olduğunu söylüyor.

Gece Eğlen, Gündüz Öğren
Paylaş: