Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çarşamba günü İsrail'in Suriye ve Lübnan'daki askeri operasyonlarını Türkiye'ye doğrudan bir tehdit olarak nitelendirdi. Reuters'ın haberine göre Erdoğan, İsrail'in 'saldırganlığının' tüm dünyayı tehlikeye attığını belirterek uluslararası toplumun derhal durdurmasını talep etti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Büyük İsrail' sanrısının nihai hedefinin ne olduğunun tamamen farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla izin vermeyeceğiz.'
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde konuşan Erdoğan, İsrail'i Akdeniz'i istikrarsızlaştırmaya yönelik daha geniş bir planın mimarı olarak nitelendirdi ve 'kimsenin macera peşinde koşmaması' veya İsrail'in 'fesat teknesine' binmemesi uyarısında bulundu. Erdoğan, Türk vatandaşlarının veya Kıbrıslı Türklerin çıkarlarına zarar verecek herhangi bir hamleye Ankara'nın net ve güçlü bir yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi.
Bu yorumlar, Türkiye İçişleri Bakanı'nın Cumartesi günü yaptığı ve Ankara'nın bir gün Kudüs'ü 'kurtaracağını', Osmanlı İmparatorluğu'nun yüzyıllarca yönettiği kent üzerinde Türk egemenliğini yeniden tesis edeceğini açıklamasının ardından geldi. İsrail Dışişleri Bakanlığı buna sert bir şekilde karşılık vererek 'Osmanlı İmparatorluğu'nun gittiğini' ve Kudüs'ün 'İsrail'in ebedi başkenti olarak kalacağını' belirtti.
Erdoğan, 'Şam ve Beyrut, İstanbul'un iki kardeş şehridir. Türkiye'nin güvenliği Halep'te, Şam'da ve Beyrut'ta başlar.' dedi. Türk cumhurbaşkanı ayrıca 'kardeşlerimizin topraklarında hiçbir emrivakiyi tolere etmeyeceğiz ve kardeşlerimize yönelik hiçbir saldırıya göz yummayacağız' ifadelerini kullandı. Erdoğan İsrail'i hedef alarak 'Bu insanlar ve onların paralı askerleri ortalıkta dolaşıp Türkiye'ye şöyle böyle tehditler savuruyorlar. Bunu söylemenize gerek yok; niyetinizi ve hedeflerinizi çok iyi biliyoruz. 'Vaadedilmiş Topraklar' sanrısının nihai hedefinin ne olduğunun tamamen farkındayız ve Allah'ın izniyle buna asla izin vermeyeceğiz.' dedi.
Erdoğan, İsrail politikalarının sonuçlarının bölgenin ötesine yayılacağı uyarısında bulundu: 'Nasıl ki bugün tüm dünya Hürmüz'deki çözümsüz durumun bedelini ödüyorsa, İsrail'in azgınlığı durdurulmazsa bedelini bölgeyle birlikte tüm insanlık ödeyecek.'
Erdoğan ayrıca Yunanistan ve Kıbrıs'a yönelik tehditlerde bulundu. Bu tehditler, bu ülkelerin İsrail ile derinleşen bağlarının ardından geldi. 'Doğu Akdeniz'de ve özellikle Kıbrıs adasında bir yangın çıkarmaya çalışanlar olduğunu görüyoruz. Büyüklükleri hayallerinin çok gerisinde kalan küçük oluşumlar, İsrail'in çatışma teknesine binmiş ve Siyonizm'in vekilleri rolünü üstlenmişlerdir. Doğu Akdeniz'de hayal peşinde koşuyorlar. Bunu açıkça söylüyorum: Hiç kimse Siyonist katliam çetesine kapılmasın. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs'taki Türklerin haklarına zarar verilirse yanıtımız açık ve çok güçlü olacaktır.'
Türk cumhurbaşkanı Başbakan Binyamin Netanyahu'yu bir kez daha Adolf Hitler'e benzetti. 'İnsanlık tarihinin en kanlı soykırımını gerçekleştiren İsrail, aynı anda İran'a saldırdı ve bununla yetinmeyerek Lübnan'ın işgaline de başladı.' dedi. '85 yıl önce Hitler karşısında sessiz kalınması 80 milyon insanın hayatını kaybetmesine yol açtı. Bugün aynı hata tekrarlanıyor: Gazze kasabı Netanyahu ve kabinesinin soykırımı da tıpkı Hitler'de olduğu gibi büyük bir sessizlikle izleniyor.'
Erdoğan konuşmasında ayrıca 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesine de değinerek ABD Başkanı Donald Trump'ın katılacağının duyurulmasını memnuniyetle karşıladı. 'ABD Başkanı Trump'ın zirveye katılacağının duyurulması, NATO ittifakının uyumu açısından değerli bir adımdı.' dedi. 'Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara zirvesine büyük ilgi var.'