İlk kez bir mahkeme belgesinde, Intellexa'nın kurucusu Tal Dilian, Predator casus yazılımını Yunanistan'daki devlet yetkililerine bizzat sattığını ifade etti. Dilian, satışın yasal olduğunu savunurken, yazılımın yasadışı gözetleme amacıyla kullanılmasına karıştığını reddediyor. Bu itiraf, Dilian'ın İsrail'de yasadışı dinleme mağduru gazeteci Thanasis Koukakis'e karşı açtığı iftira davasının dilekçesinde yer aldı.
Bu itiraf, Yunanistan'ın telefon dinleme skandalına yeni bir boyut kazandırdı. Gözetleme mağdurlarının büyük bölümünü ceza ve hukuk davalarında temsil eden avukat Zacharias Kesses, Dilian'ın İsrail mahkemesinde Yunanistan'daki bir Predator mağduruna (eski müvekkiline) karşı açtığı iftira davasının dilekçesinde bu itirafın yer aldığını duyurdu. Kesses, davanın ön yargılama sürecinin önümüzdeki iki ay içinde tamamlanmasının ardından duruşmaya geçilmesinin beklendiğini belirtti. Dilian'ın mahkemede iddialarını kanıtlaması gerekecek.
Kesses, dilekçeyi ve iddiaları Yunanistan Yargıtay savcısı Evangelos Bakelas'a ileteceğini açıkladı. Bakelas, eski Başbakan Antonis Samaras, eski bakan Christos Spirtzis ve gazeteci Thanassis Koukakis'in başvurularının ardından rafa kaldırılan telefon dinleme davasının yeniden açılması taleplerini incelemektedir. Kesses ayrıca, uluslararası adli yardım yoluyla ilgili belgelere ulaşmayı, içeriklerini değerlendirmeyi ve henüz Yunan makamlarına ifade vermemiş tanıkların dinlenmesini sağlayacağını söyledi. Kesses, Bakelas'ın artık hareketsiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Kesses, yeni resmi kanıtların savcılar tarafından derhal işleme konulması gerektiğini, özellikle de kamu görevi üstlenerek Predator'ı Yunanistan'a getiren kişilerin hesap vermek yerine sessizlik ve kibir yolunu seçtiklerini ifade etti. Avukat ayrıca, bugüne kadar ifade vermeye çağrılmamış beş kilit Intellexa yöneticisini de işaret etti: Teknik Direktör Merom Harpaz, İdari Müdür Einat Semama ve teknik personel Dimitris Xypteras, Ioannis Toumpis ile Ioannis Boliaris. Mağdur temsilcileri, Predator skandalının özel bir mesele değil, hukukun üstünlüğü, iletişim gizliliği ve Yunanistan'daki kamu görevlilerinin hesap verebilirliğiyle ilgili kritik bir konu olduğunu vurguluyor.