---
title: "Doğu Akdeniz'deki kablo araştırması için Yunanistan ve Türkiye birbirine karşı NAVTEX ilan etti"
url: "https://yunanda.net/haber/dogu-akdeniz-deki-kablo-arastirmasi-icin-yunanistan-ve-turkiye-birbirine-karsi-navtex-ilan-etti"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/dogu-akdeniz-deki-kablo-arastirmasi-icin-yunanistan-ve-turkiye-birbirine-karsi-navtex-ilan-etti.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-11-08 13:00:51"
updated: "2026-11-08 12:04:59"
category: "Politika"
tags: ["Doğu Akdeniz","Türkiye-Yunanistan Gerginliği","Kıbrıs Elektrik Bağlantısı","Kablo Araştırması","Navtex İlanı"]
source: "To Vima"
---

# Doğu Akdeniz'deki kablo araştırması için Yunanistan ve Türkiye birbirine karşı NAVTEX ilan etti

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/dogu-akdeniz-deki-kablo-arastirmasi-icin-yunanistan-ve-turkiye-birbirine-karsi-navtex-ilan-etti  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yunanistan, Kıbrıs'a planlanan elektrik bağlantısı için Doğu Akdeniz'de araştırmaya yeniden izin verdi. Türkiye ise karşı bildirim yayımlayarak bölgenin kendi kıta sahanlığına girdiğini ve izin alınması gerektiğini savundu. Atina, yetkinin yalnızca kendisinde olduğunda ısrar ederken, tartışma hem hukuki bir emsal kaygısı hem de denizde olası bir gerilim riski doğuruyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-11-08 13:00
- **Kategori:** [Politika](https://yunanda.net/kategori/politika)
- **Etiketler:** Doğu Akdeniz, Türkiye-Yunanistan Gerginliği, Kıbrıs Elektrik Bağlantısı, Kablo Araştırması, Navtex İlanı
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [To Vima](https://www.tovima.com/politics/greece-and-turkey-clash-over-cable-survey-in-eastern-mediterranean/)

![Doğu Akdeniz'deki kablo araştırması için Yunanistan ve Türkiye birbirine karşı NAVTEX ilan etti](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/11/8c37e7e9aff7b31ae1bf36a878485017.webp)

**Yunanistan ve Türkiye**, Yunanistan ile Kıbrıs arasında planlanan elektrik bağlantısı Büyük Deniz Enterkonnektörü'nün (GSI) araştırmalarının yeniden başlamasıyla ilgili birbirine karşıt denizcilik bildirimleri yayımladı. Atina, projeyi ilerletirken Doğu Akdeniz'deki faaliyetlerin izninde Ankara'ya bir rol tanımak istemiyor.

Fransız yatırım şirketi Meridiam'ın projenin çoğunluk hissedarı olmasının üzerinden üç ay geçti. Yunanistan, uzun süredir beklenen bir denizcilik güvenlik bildirimi olan NAVTEX'i (denizcilere yönelik güvenlik bildirimi) yayımlayarak Fransız “Abeille Marengo” gemisinin araştırma çalışmalarına devam etmesine izin verdi. Karar, projeyi çevreleyen hukuki ve diplomatik meseleler üzerine Fransa, Yunanistan ve Türkiye'nin katıldığı kapsamlı görüşmelerin ardından alındı.

Yunanistan'ın NAVTEX'i cuma günü öğleden sonra yürürlüğe girdi ve **6 Mart 2027'ye kadar** geçerli kalacak. Fransız gemisi, Yunan karasularının dışında, Kasos adası yakınlarından başlayarak çalışacak. Bu bölgede, Türk müdahalesinin ardından Temmuz 2024'te Ievoli Relume'un çalışmaları kesintiye uğramıştı. Belirlenen araştırma alanları Yunanistan'ın kıta sahanlığında yer alıyor ve Kıbrıs'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin (MEB) sınırlarına kadar uzanıyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti de bunun ardından kendi NAVTEX'ini yayımladı. Fransız geminin bölgeye 19 Kasım'da ulaşması bekleniyor.

Beklendiği gibi Türkiye, uzun süredir sürdürdüğü itirazlarını yineleyen bir karşı NAVTEX ile yanıt verdi. Ankara, belirlenen araştırma alanının bir kısmının Türkiye'nin kıta sahanlığına girdiğini savunuyor. Türkiye, bu sahanlığın sınırlarını Mart 2020'de Birleşmiş Milletler'e sunmuştu. Ankara ayrıca Yunanistan'ın bildirimini yasadışı olarak nitelendirdi ve bölgedeki her faaliyetin Türk makamlarıyla koordine edilmesi gerektiğinde ısrar etti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı bir adım daha ileri giderek araştırmayı izinsiz olarak niteledi ve izin almak için gereken sürecin henüz tamamlanmadığını belirtti. Bu ifadeler, Fransa ile Türkiye arasındaki diplomatik görüşmelerin hâlâ sürmekte olabileceğine işaret ediyor.

## Atina, işi yalnızca Yunanistan'ın yetkilendirebileceğinde ısrar ediyor

Yunanistan, belirlenen alanlarda araştırma faaliyetlerine yalnızca kendi makamlarının yetkisi olduğunu savunuyor.

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca, kablo döşemek için izin talepleri ve dolayısıyla gerekli araştırmalar, ilgili kıta sahanlığının bulunduğu kıyı devletine sunulmalıdır. Atina, GSI araştırmalarının belirlenen alanlarının Yunan kıta sahanlığında olduğunu ve Türkiye'ye herhangi bir izin talebi sunulmadığını savunuyor.

Ankara ise tam tersi bir tutum izliyor. Türkiye, kendisini yetkili kıyı devleti olarak görüyor ve Doğu Akdeniz'in bazı bölgeleri üzerinde egemenlik hakları olduğunu öne sürüyor. Bu tutum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daha önce yaptığı, Türkiye'nin izni ya da onayı olmadan hiçbir enerji projesinin tamamlanamayacağı yönündeki uyarısını da yansıtıyor.

Yunanistan, Türkiye'den izin talep etmediğini söylese de diplomatik görüşmelerin ilgili makamlar arasında bir tür yazılı bildirim içerdiği anlaşılıyor. Fransa'nın, Atina ile Ankara arasında ortak bir zemin bulmak için zorlu müzakereleri yürüttüğü bildiriliyor.

Türkiye'nin bu düzenlemeden memnun kalıp kalmayacağı belirsiz. Ankara karşı NAVTEX bildirimlerini yayımlamaya devam etti ve bildirim sürecini bir tür izin gibi sunmaya çalışabilir.

Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis, daha önce Atina'nın gayriresmi yazılı bildirimi kabul edebileceğini belirtmişti. Ancak Gerapetritis, Yunanistan'ın izin verme yetkisine sahip tek ülke olmaya devam ettiğini de vurgulamıştı.

Gerapetritis şunları söyledi: “Yetkilendirme yapan ülke münhasıran Yunanistan'dır. Bir geminin araştırma yapmak üzere yola çıkacağına dair gayriresmi bir bildirim varsa, bu makul karşılanabilir.”

Hükümet, projenin tıkanmasını önlemenin bir yolunu aradığı görülüyor. Ancak bu düzenleme, yazılı bildirimin benzer projelerdeki gelecekteki anlaşmazlıklarda Türkiye'nin dayanabileceği bir emsal oluşturup oluşturmayacağı sorusunu gündeme getirdi.

## Olası emsal konusunda hukuki kaygılar

Türkiye'ye yapılacak herhangi bir bildirimin tam ifadesi özellikle önemli kabul ediliyor.

Pire Üniversitesi uluslararası hukuk profesörü Petros Liakuras, To BHMA gazetesine yaptığı açıklamada, yazılı bildirimin ifadesi gönüllü bir jest değil de bir yükümlülük izlenimi veriyorsa sorunlu olabileceğini söyledi.

Liakuras şunları söyledi: “Fransız gemisi, herhangi bir devlete karşı bir yükümlülük olduğu anlaşılmadan kendi inisiyatifiyle bildirimde bulunmak istiyorsa, bu bildirim yalnızca bir nezaket göstergesi olmalı.”

Liakuras, Deniz Hukuku'nun kablolarla ilgili araştırmalar için izin ya da bildirim gerektirmediğini belirtti. Türkiye'nin taleplerinin hukuki değil siyasi olduğunu savundu. Bu taleplerin, Yunanistan'dan gelecekte zorunlu bildirimi ve belki de yetkilendirmeyi kabul ettiğine dair bir sinyal almayı amaçladığını ileri sürdü.

Üst düzey bir diplomatik kaynak ise “Hiçbir emsal oluşturulmuyor” diyerek emsallerin yalnızca hukuki yükümlülükler bağlamında ortaya çıktığını savundu.

Panteion Üniversitesi uluslararası hukuk öğretim üyesi Sofia Galani, Fransa'nın Türkiye'ye yazılı bildirimde bulunma ihtimalinin doğrudan hukuki sonuçlarından çok, Ankara'nın bunu diplomatik ve siyasi bir emsal olarak nasıl kullanabileceği konusunda kaygı doğurduğunu söyledi.

Ancak Galani, Türkiye'ye yalnızca bilgi vermenin, Doğu Akdeniz'deki Türk yargı yetkisi ya da egemenlik haklarının otomatik olarak tanınması anlamına gelmediğinin altını çizdi.

Uluslararası Hukuk ve Diplomasi Merkezi ise daha eleştirel bir tutum benimsedi. Merkez, Türk tarafına bildirimde bulunmanın bölgedeki iddialarını dolaylı olarak tanımak anlamına geleceğini savundu.

## Denizde yeni bir çatışma riski

Hukuki tartışmanın ötesinde asıl kaygı, Türkiye'nin meseleyi askeri bir eylemle tırmandırmaya çalışıp çalışmayacağı.

Birden fazla kaynağın doğruladığı bilgilere göre Yunan Dışişleri Bakanlığı bir olay yaşanma ihtimalini dışlamıyor. Atina, Başbakan Kiryakos Miçotakis ile Gerapetritis'in, Yunanistan'ın vereceği karşılığın projeye yönelik herhangi bir eylemle operasyonel olarak eşdeğer olacağına dair açıklamalarına dikkat çekiyor.

Hükümet ayrıca GSI'nin Avrupa Birliği'nden ortak finansman aldığını ve Meridiam'ın çoğunluk hissedarı olmasının projeye daha geniş bir güvenlik sağladığını vurguladı.

Gerapetritis, ANT1 televizyonuna verdiği röportajda şunları söyledi: “Projenin engellenmesine karşı planlar mevcut. Aynı şekilde Fransız şirketinin ve Fransız devletinin de buna karşılık gelen planlarının olduğunu varsayıyorum.”

Galani, 2024'teki Kasos olayı göz önüne alındığında, Türk savaş gemilerinin araştırma alanı yakınlarında konuşlandırılmasını gerçekçi bir ihtimal olarak görüyor. Ancak Fransa'nın doğrudan dahil olmasının durumu değiştirdiğini söyledi.

Galani, araştırmalar başlamadan önce Fransa'nın Türkiye'ye resmi olarak bildirimde bulunması halinde Ankara'nın süreci, kendi rolünün diplomatik olarak tanınması şeklinde sunabileceğini ve bunun askeri bir gövde gösterisine duyulan ihtiyacı azaltabileceğini ifade etti.

Öte yandan Liakuras, Kasos yakınlarındaki önceki olayın Türkiye tarafından önceden bildirim yapılmamasına bağlandığını savundu. Yunanistan'ın, kablo döşemeyi ve bunun için gerekli araştırmaları deniz özgürlükleri olarak tanımlayan hukuki hükümlerin hem lafzına hem ruhuna uyması gerektiğini vurguladı.

Atina için acil öncelik, olası herhangi bir Türk tepkisinden bağımsız olarak araştırma çalışmalarının tamamlanmasını sağlamak.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/dogu-akdeniz-deki-kablo-arastirmasi-icin-yunanistan-ve-turkiye-birbirine-karsi-navtex-ilan-etti  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
