Dünya Uyuşturucu Günü vesilesiyle üst düzey bir polis yetkilisi, Yunanistan'daki yasadışı uyuşturucu tablosunu aktardı. Yeni maddeler ve kaçakçılık şebekelerinin sürekli değişen yapısı, konuşmanın odak noktasını oluşturdu.
Organize Suçlar Dairesi bünyesinde yeni kurulan Uyuşturucuyla Mücadele Alt Direktörlüğü'nün başı Yiannis Karydakos, kaçakçılık şebekelerinin nasıl evrildiğini Atina-Makedonya Haber Ajansı'na (AMNA) anlattı. Karydakos'a göre yeni psikotrop madde çeşitliliği ve kolluk baskısına uyum sağlama becerisi bu dönüşümü hızlandırıyor.
Ekim 2024'ten bu yana Alt Direktörlük 323 davayı sonuçlandırdı ve 646 kişiyi tutuklattı. Bu kısa süreçte el konulan uyuşturucular şöyle: 1,8 ton kokain, 5,2 ton işlenmemiş esrar, 174,5 kg işlenmiş esrar, 135,2 kg eroin, 9.251 esrar fidesi ve 18.265 ecstasy tableti.
Karydakos, "Kaçakçılık şebekeleri sürekli değişim halinde" dedi. Suç örgütlerinin polis operasyonlarını atlatmak, yeni teknolojilerden yararlanmak ve değişen tüketici alışkanlıklarına yanıt vermek için hem örgüt yapılarını hem de operasyon yöntemlerini sık sık yenilediğini vurguladı.
Uyuşturucu Kartelleri ve Yeni Yöntemler
Son yıllardaki en çarpıcı değişim, ticaretin dijitalleşmesi oldu. Kovid-19 salgınının ardından karteller, şifreli mesajlaşma uygulamaları ile kargo-kurye servislerini lojistik ağlarına büyük ölçüde entegre etti. Karydakos bu trendi "yeni çalışma biçimi" olarak tanımladı.
Karydakos ayrıca "su yatağı etkisi"ne de dikkat çekti. Bir su yatağına basıldığında su nasıl başka tarafa kayıyorsa, köklü kaçakçılık merkezlerine baskı uygulamak da ticareti bitirmiyor; yalnızca başka yerlere taşıyor. Pire ve Selanik gibi büyük deniz kapılarında gerçekleştirilen dev operasyonlar, şebekeleri alternatif güzergahlar aramaya zorladı. Böylece daha önce ikincil konumdaki giriş noktaları stratejik açıdan giderek daha kritik hale geldi.
Piyasa Eğilimleri: Kokainin Egemenliği ve Sentetik Tehditler
Karydakos, Yunanistan pazarında esrar ve kokainin baskın maddeler olmaya devam ettiğini, eroinin ise geçmiş yıllara kıyasla düşüş eğiliminde olduğunu ancak soruşturmalardan tamamen kaybolmadığını belirtti. Kokainin egemenliği, Ekim 2024'ten bu yana 1,8 tona ulaşan ele geçirme miktarlarına da yansıyor. Yetkili, bunu küresel arzın güçlü olmasına bağlayarak Yunan pazarına giriş ve ülke üzerinden transit geçiş rotalarını etkilediğini söyledi.
Aynı zamanda yeni madde kategorileri ortaya çıkıyor. Karydakos, özellikle sentetik kannabinoidlerin büyüyen bir tehdit olduğunu vurguladı. Bazı durumlarda yasal esrar ya da kannabinoid ürünlerinin, başta THC seviyesini yükseltmek olmak üzere çeşitli işlemlerle güçlendirilebildiğini ifade etti. Ayrıca 20 Mayıs'ta yürürlüğe giren ve artan riskler nedeniyle kannabinoidlerin perakende satışını yasaklayan mevzuat değişikliğine dikkat çekti.
Karydakos, piyasada görülen yeni psikoaktif maddeler arasında "pembe kokain" ve ketaminden de söz etti. Ketaminin, sakinleştirici bir uyuşturucu olarak eroinin bıraktığı boşluğu kısmen doldurduğunu belirtti.
Yunanistan'ın uyuşturucu için varış ülkesi mi yoksa transit ülke mi olduğu sorusuna Karydakos, her ikisi olduğunu ancak başta esrar ve kokain olmak üzere öncelikle bir transit güzergah olduğunu söyledi. Bunu, ülkenin stratejik coğrafi konumu ve geniş kıyı şeridine bağladı.