Erik ve Lyle Menendez kardeşler, beklenenden yaklaşık 17 ay önce, önümüzdeki yılın mart ayında yeniden şartlı tahliye kurulunun karşısına çıkacak.
Kardeşler, 1989 yılında Beverly Hills'teki malikanelerinde babaları Jose Menendez ve anneleri Kitty Menendez'i öldürmekten 1996 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Los Angeles'taki bir yargıç, suç işledikleri sırada 26 yaşından küçük olmaları nedeniyle cezalarını mayıs 2025'te 50 yıldan ömür boyu hapse indirmiş ve bu sayede şartlı tahliye hakkı kazanmışlardı.
Ancak California Şartlı Tahliye Kurulu, ağustos 2025'te taleplerini reddetmişti. Kurul, Lyle Menendez'in hala aldatma gibi antisosyal kişilik özellikleri sergilediğini, Erik Menendez'in ise cezaevi kurallarını ihlal ederek defalarca cep telefonu kullandığını belirtmişti.
Kardeşler bu kararla bir sonraki duruşmaları için ağustos 2028'i bekleyecekti. Ancak cuma günü verilen kararla, daha erken duruşma talepleri kabul edilen kardeşlerin tarihi şimdilik mart ayına çekildi.
California Ceza İnfaz ve Rehabilitasyon Departmanı, uygun şartları taşıyan mahkumların durumlarında bir değişiklik olması veya kişinin şartlı tahliyesine uygun olduğuna işaret eden yeni bilgiler ortaya çıkması halinde daha erken tahliye talep edebileceğini belirtiyor.
Departman, kardeşlere neden daha erken duruşma hakkı verildiğine dair yorum taleplerine henüz yanıt vermedi. Kardeşlerin avukatı da aile sözcüsü aracılığıyla yorum yapmaktan kaçındı.
Dosya fotoğrafı: Erik Menendez, 21 Ağustos 2025'te San Diego'daki Richard J. Donovan Ceza İnfaz Kurumunda telekonferans yoluyla şartlı tahliye kurulunun karşısına çıkıyor. (California Ceza İnfaz Kurumu AP aracılığıyla, Dosya)
1985'ten bu yana şartlı tahliye hukuku üzerine çalışan California avukatı Michael Beckman, reddedilen tahliye taleplerinin bir sonraki duruşmanın öne alınıp alınmayacağını belirlemek için bir yıl sonra incelemeye alınabildiğini söyledi.
Beckman, teorik olarak erken duruşma almanın, mahkumların şartlı tahliye şansının yüksek olduğuna işaret edebileceğini belirtti.
Ancak Beckman, işlerin aslında öyle yürümediğini belirterek, "Bu tamamen komiserlerin kim olduğuna, mahkumların erken duruşma hakkı kazanmak için tam olarak ne yaptıklarına ve cezaevine girdiklerinde hangi sorunları yaşadıklarına bağlı" dedi. Beckman, kült lideri Charles Manson'ın takipçilerinden olan ve 1969'daki iki cinayetten hüküm giyen Bruce Davis'i temsil etmişti.
Davis, şartlı tahliye için yedi kez önerilmesine rağmen, üst üste gelen üç vali tarafından bu kararlar iptal edildi ve Davis hala cezaevinde bulunuyor.
Beckman, "Menendez davası çok yüksek profilli bir dava, bu da işleri zorlaştırıyor" diye konuştu.
Dava, uzun yıllardır gerçek suç meraklılarının ilgisini çekiyor. Netflix'te yayınlanan dizilerle birlikte davaya yeniden ilgi artarken, kardeşler son yıllarda geniş bir kamuoyu desteği de topladı.

Dosya fotoğrafı: Lyle Menendez, 22 Ağustos 2025'te San Diego'daki Richard J. Donovan Ceza İnfaz Kurumunda telekonferans yoluyla şartlı tahliye kurulunun karşısına çıkıyor. (California Ceza İnfaz Kurumu AP aracılığıyla, Dosya)
Kurulun geçen yıl tahliye taleplerini reddetmesinden haftalar sonra, Los Angeles'taki bir yargıç, babaları tarafından cinsel istismara uğradıklarına dair yeni kanıtlara dayanarak mahkumiyetlerinin yeniden incelenmesi talebini reddetmişti.
Aile pazartesi günü yaptığı yazılı açıklamada, "Erik ve Lyle neredeyse 40 yıldır eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmek, maruz kaldıkları akıl almaz istismar ve travmayla yüzleşip iyileşmek, birey olarak gelişmek ve kendilerini başkalarına hizmet etmeye adamak için çalışıyorlar" dedi.
Aile, San Diego'daki bir cezaevinde bulunan kardeşlerin bir palyatif bakım programı kurulmasına yardımcı olduğunu ve cezaevinde bir güzelleştirme projesi başlattığını belirtti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ömür boyu hapis cezası çeken kişilerin hayatlarının hala bir anlamı olduğunu ve koşulları ne olursa olsun her gün büyümeyi, iyileşmeyi ve sorumluluk almayı seçebileceklerini hatırlatacak bir ortam yaratmaya çalıştılar."
Kardeşler ilk olarak ayrı ayrı yargılanmış ve 1994 yılında her iki jüri de karara varamadığı için davalar sonuçsuz kalmıştı. Savcılar, kardeşlerin ebeveynlerini maddi kazanç elde etmek için öldürdüğünü savunmuştu. Kardeşlerin avukatları ise cinayetleri inkar etmemiş, ancak babalarının yıllarca süren duygusal ve cinsel istismarı sonrası meşru müdafaa kapsamında hareket ettiklerini öne sürmüştü.
İki yıl sonra, kardeşler birlikte yeniden yargılandı ve savunmanın iddia edilen cinsel istismara dair kanıtlarının büyük kısmı mahkemeye kabul edilmedi. Jüri, her iki kardeşi de birinci derece cinayetten suçlu buldu.