Eski Başbakan Aleksis Çipras, Yunan Sol Koalisyonu (ELAS) başkanı sıfatıyla, Yunanistan'da Fransa'yı sarsan ve yaygın çatışmalara sahne olan kitlesel protestolara benzer gösterilerin yaşanabileceğini dile getirdi. Tesalya'da yaptığı bir turda konuşan Çipras, Fransa'da görülen toplumsal huzursuzluğun Yunanistan'a da sıçrayabileceğini ima etti ve Yunan gençliğinin hükümete karşı sert bir tepki göstereceğini öngördü. Benzer sözleri kısa süre önce SYRIZA gençlik kolunun eski sekreteri de söylemişti.
Çipras, çatışmaya açıkça çağrıda bulunmasa da sözleri ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in politikalarını Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un politikalarıyla karşılaştırması, benzer bir toplumsal patlamayı yalnızca olası değil, belki de arzu edilen bir siyasi gelişme olarak gördüğü izlenimini yaratıyor.
Daha önce SYRIZA gençlik kolunun eski sekreteri de Fransa'daki olaylara değinmiş ve Yunanistan'da da benzer hareketliliklerin yaşanabileceği ihtimalini açık bırakmıştı. Çipras'ın açıklaması aynı siyasi mesajı pekiştiriyor ve toplumsal patlamayı hükümet politikalarının olası bir sonucu olarak sunuyor.
“Gençler er ya da geç tepki gösterecek; pasif kalmayacaklar” dedi. Bu sözleri, partisinin gençlik kolu temsilcilerinin Yunanistan'da benzer protestolar olabileceğine dair açıklamalarına yanıt veren hükümet yetkililerini eleştirirken söyledi.
Çipras, hükümetin verdiği tepkinin toplumsal huzursuzluk ihtimali karşısında yaşanan paniği ortaya koyduğunu savunarak Adonis Georgiadis ve Konstantinos Kyranakis'i doğrudan hedef aldı.
“Rüzgâr eken fırtına biçer” diyen Çipras, Miçotakis'in politikalarının özünde Macron'un izlediği politikaların bir kopyası olduğunu ekledi.
Eski başbakan, Fransa'daki protestoları yüksek yaşam maliyeti, ekonomik güvencesizlik ve daha geniş Avrupa politikalarına bağladı. Hükümetlerin sosyal koruma yerine askeri harcamalara öncelik verdiğini savundu.
Çipras ayrıca Fransa'da enflasyonun Yunanistan'dakinin üçte biri kadar düşük olduğunu iddia etti. Bu sözleriyle, Yunanistan'da toplumsal huzursuzluk koşullarının daha da ağır olduğunu ima etti.
Çipras, Başbakan Miçotakis'i özellikle sert eleştirdi ve onu “istikrarsızlığın birinci nedeni” olarak niteledi. Hükümet politikalarının gençleri geleceklerini planlama imkânından yoksun bıraktığını savundu.
Yine de Çipras, Fransa'daki protestoların şiddet olaylarıyla birlikte yürüdüğünü kabul etti. Bu olayları bir azınlık göstericiye bağladı, ancak asıl meselenin toplumsal hoşnutsuzluk olduğunda ısrar etti.
Çipras, hükümete yönelik geniş kapsamlı bir saldırıda da bulundu ve hükümeti “ülkenin şimdiye kadar tanıdığı en yolsuz ve en adaletsiz” hükümet olarak tanımladı.
Kendi iktidar dönemini savunan Çipras, hükümetinin orta sınıfa yük bindirdiğini kabul etti. Ancak paranın yolsuzluğa değil, Yunanistan'ı kurtarma programlarından çıkarma çabalarına harcandığını savundu.
Ekonomi politikası konusunda Çipras, “vatansever katkı” adını verdiği büyük servetlere vergi konulması önerisini yeniden gündeme getirdi. Bu yolla 13. emekli maaşının yeniden başlatılması da dahil olmak üzere sosyal yardımlar için 2 milyar euro kaynak yaratılabileceğini tahmin etti.
Siyasi işbirliği konusunda ise tek siyasi rakibinin Miçotakis olduğunu, ilerici muhalefetin diğer partilerinin ise rakibi olmadığını açıkça belirtti.
Aktif siyasete neden döndüğünü de anlattı. Muhalefetin hükümetin egemenliğine meydan okuyamadığı sonucuna vardığını söyledi.
Son olarak, siyasi değişim olursa dinleme skandalı ve kendisinin hukukun üstünlüğünü ihlal ettiğini düşündüğü diğer davalarda hesap sorulacağı uyarısında bulundu.
Fransa'daki olaylar üzerine yürüyen tartışmanın Yunanistan'ın siyasi gündemine taşınmasıyla, Çipras'ın açıklamaları özel bir siyasi önem taşıyor. Çipras toplumsal huzursuzluğu hükümet politikalarının bir sonucu olarak sunuyor ve gençlerin pasif kalmayacağı konusunda uyarıyor.