---
title: "Hükümet neden Aralık 2008'i gündeme taşıyor? Huzursuzluk korkusu ve eski Başbakan Çipras'a yönelik saldırı"
url: "https://yunanda.net/haber/hukumet-neden-aralik-2008-i-gundeme-tasiyor-huzursuzluk-korkusu-ve-eski-basbakan-cipras-a-yonelik-saldiri"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/hukumet-neden-aralik-2008-i-gundeme-tasiyor-huzursuzluk-korkusu-ve-eski-basbakan-cipras-a-yonelik-saldiri.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-10-20 22:51:04"
updated: "2026-10-20 23:24:09"
category: "Politika"
tags: ["Yunanistan Siyaseti","Yeni Demokrasi","Aleksis Çipras","Toplumsal Huzursuzluk"]
source: "in.gr"
---

# Hükümet neden Aralık 2008'i gündeme taşıyor? Huzursuzluk korkusu ve eski Başbakan Çipras'a yönelik saldırı

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/hukumet-neden-aralik-2008-i-gundeme-tasiyor-huzursuzluk-korkusu-ve-eski-basbakan-cipras-a-yonelik-saldiri  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Hükümetin toplumsal hoşnutsuzluğu önlemek için eski yöntemlere döndüğü öne sürülüyor. Yazara göre bunun başlıca hedefi, eski Başbakan Aleksis Çipras'ı kaosla özdeşleştirmek. Yazı, hükümet yetkililerinin Çipras'a yönelik suçlamalarını, Çipras'ın yanıtını ve iktidarın tartışmayı geçmişe kaydırma çabasını ele alıyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-20 22:51
- **Kategori:** [Politika](https://yunanda.net/kategori/politika)
- **Etiketler:** Yunanistan Siyaseti, Yeni Demokrasi, Aleksis Çipras, Toplumsal Huzursuzluk
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [in.gr](https://www.in.gr/2026/10/20/politics/giati-i-kyvernisi-anasyrei-ton-dekemvri-tou-2008-o-fovos-tis-koinonikis-anataraxis-kai-i-epistrofi-tou-anti-tsipra-afigimatos/)

![Hükümet neden Aralık 2008'i gündeme taşıyor? Huzursuzluk korkusu ve eski Başbakan Çipras'a yönelik saldırı](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/10/91593921c487c8343a893a1bb4f04049.jpg)

Hükümetin toplumsal hoşnutsuzluğu önlemek için çare aradığı bir dönemden geçiyoruz gibi görünüyor. Yaklaşan «zor» kış, yani enerji, akaryakıt ve gıda gibi alanlarda süren pahalılık ile hükümetin topluma kalıcı çözümler üretmekte yetersiz kalması, Maximou'yu (Başbakanlık) eski yöntemlere başvurmaya itiyor. Maximou'da bulunan çözüm ise tek: **Aleksis Çipras'a sert saldırı** ve onu **kaosla özdeşleştirmek**. Bu özdeşleştirmede kaos, karışıklık ve Avrupa'da, başta Fransa olmak üzere birçok ülkede yaşanan kötü tablo da kullanılıyor.

## Çipras'a yönelik saldırı

İstekli yazarlar şimdiden ortaya çıkıp bu havayı yaratmaya başladı. Bu sırada hükümetin önde gelen isimleri, eski Başbakan ve ELAS'ın lideri Çipras'ı kaosla en iyi nasıl özdeşleştirecekleri konusunda yarışa girişti. Eski dönemlere bakıldığında, bunlar Maximou'nun alışık olduğu tipik taktikler.

Fransa'daki gösterilere ilişkin bir açıklamanın ardından, eski ΣΥΡΙΖΑ Gençlik Sekreteri ve şimdi siyaseten ELAS'a geçmiş olan isim, Adonis Georgiadis'in tepkisini çekti. Georgiadis, ELAS yöneticilerini kaos istemekle suçladı. Bu tür koşullarda siyasi zemin bulduklarını savundu. Ancak bu işi en ileri noktaya taşıyan ise Pavlos Marinakis oldu.

Hükümet sözcüsü Marinakis, eski Başbakan'ın geçmişte meydanlara, işgallere ve kendisinin «karışıklaştırma» olarak nitelendirdiği olaylara siyasi yatırım yaptığını öne sürdü. Bugünkü tutumunun da aynı siyasetin devamı olduğunu savundu. Oysa kendisi, tam o dönemde sosyal medyada yazdığı meşhur «Çipras, iç savaşta yaşasaydık, bana katılırdın» cümlesini unutuyor.

## Çipras gerçekte ne söyledi

Hükümetin suçlamalarına karşılık Aleksis Çipras, gençlerin tepki gösterme hakkını savunmayı tercih etti. Fransa'daki hareketliliği toplumsal ve ekonomik koşullarla ilişkilendirdi.

Tesalya'daki gezisi sırasında, Kiryakos Miçotakis'in politikasının Emmanuel Macron'un politikasının kopyası olduğunu ve artan eşitsizliklerin toplumsal tepkiler için zemin hazırladığını savundu. Eski Başbakan, Adonis Georgiadis ve Konstantinos Kiranakis'i de kişisel olarak eleştirdi. Bu iki ismin açıklamalarının, hükümetin toplumsal hoşnutsuzluğun güçlenmesi ihtimalinden duyduğu kaygıyı yansıttığını değerlendirdi. Hatırlatalım ki ND'nin genel sekreteri de Fransa'da olduğu gibi Yunanistan'da da toplumsal hoşnutsuzluk iklimi oluşabileceği yönünde kendi tarzıyla kaygısını dile getirmişti.

Çipras, şiddetin bir çözüm olmadığını açıkça savundu. Bununla birlikte toplumsal tepkiyi ve talep etmeyi meşru siyasi ifade biçimleri olarak savundu. Gazetecilere yaptığı açıklamada şöyle konuştu: «Tabii ki bugün hükümet sözcülerinin ve başbakanın bile dehşete kapılmış bir halde istikrardan söz ettiğini görüyorum. Bunu, yeni insanların isyanına ve bu isyanlara eşlik eden şiddet olaylarına atıfta bulunarak yapıyorlar. Her zaman olduğu gibi bu şiddeti bir azınlık yapıyor ve bu azınlık, esas meseleden dikkatleri uzaklaştırmak istiyor. Esas mesele ise gençlerin umut, gelecek ve hayal kurma hakkı aradığıdır.»

Dolayısıyla Çipras'ın kamuoyu önündeki açıklamalarından, kendisinin şiddet olaylarına ya da yıkıma çağrı yaptığı sonucu çıkmıyor. Aksine, hareketliliklere siyasi destek, hükümetin tercihlerine eleştiri ve benzer toplumsal tepkilerin Yunanistan'da da ortaya çıkabileceği yönünde bir değerlendirme öne çıkıyor. Hükümetin ise bundan şeytanın tütsüden kaçtığı gibi kaçmak istediği anlaşılıyor.

## Büyük eğitim mitingi arifesinde

Bu tartışmanın, Atina'da yapılacak büyük ve eğitim kesimini bir arada toplayan mitingin arifesinde yaşandığını belirtmek gerekir. Öğrenciler de bu sırada Syntagma Meydanı'nda protesto amacıyla kamp kurmuş durumda. Bilindiği üzere geçmişte büyük protesto gösterileri, ya polisin haksız yere müdahalesi ya da molotof kokteyli ve taşlarla gelen «bilinen bilinmeyenlerin» eylemi yüzünden berbat bir şekilde sona erdi. Bu kişilerin birçok kez MAT (çevik kuvvet) saflarından fırlayıp yakalandığı görüldü.

Siyasi açıdan bakıldığında, ND'nin kanalları ve diğer medya araçları aracılığıyla meydanlar ve işgaller tartışmasını yeniden gündeme getirmesi tesadüf değil. Bu, partinin uzun süredir elinde tuttuğu, istikrar ile belirsizlik arasındaki çatışmaya dayanan anlatıyı yeniden dolaşıma sokması anlamına geliyor. Tartışmayı bugünkü hükümet politikasının değerlendirilmesinden Çipras hükümetinin geçmişine kaydırıyor. Aynı zamanda şiddet görüntülerinden ve toplumsal çatışmalardan kaygı duyan bir kitleye hitap etmeye çalışıyor.

Aleksis Çipras ise Yunanistan'daki gerçekliği daha geniş bir Avrupa çaplı ekonomik ve sosyal politika sorgulamasıyla ilişkilendirmeye çalışıyor. Hareketlilikleri, her gün büyüyen toplumsal eşitsizliklere karşı birikmiş hoşnutsuzluğun bir göstergesi olarak sunuyor.

## Suç hep başkalarında, ND'de asla

İşte Maximou ve ND hükümeti için büyük sorun burada. Hükümet, siyasi muhalefetin eleştirilerini kabul etmekte isteksiz davranıyor ve bu eleştirileri hemen «kaos» ve «istikrarsızlaştırma» olarak nitelendiriyor. Sanki ülkeyi Sol yönetiyormuş gibi davranıyor. Sanki yedi yıldır süren mavi (ND) iktidarın çözülmemiş sorunlarından başkaları sorumluymuş gibi, sanki bu sorunlar devletin yönetim kapasitesinin yetersizliğinden kaynaklanmıyormuş gibi davranıyor. Oysa bu devlet birçok kez çöktü. Örneğin OPEKEPE skandalı, yangınlar, seller ve skandalların yönetimi bunlara örnek.

Bu yüzden hükümet başka yolu seçiyor. Ana siyasi rakibine karşı kurduğu anlatıyla ikilem, «Gündelik sorunlardan kim sorumlu?» sorusundan «Huzursuzluğu kim önleyebilir?» sorusuna dönüşüyor. Bu, özellikle siyasi tartışmanın güvenlik konularıyla domine edildiği dönemlerde uzun süredir kullanılan ve tanınabilir bir iletişim stratejisi.

Aynı zamanda Aleksis Çipras'ın siyaseten daha olgun ve kurumsal imajını da sorgulamaya çalışıyor. Onu, çatışmaların daha eski bir dönemini temsil eden bir isim olarak gösteriyor. Bu çerçevede her şeyi birbirine karıştırıyor. Anlatısına hizmet etmek için farklı tarihsel dönemleri birleştiriyor. Bu yüzden 2008'i Grigoropulos cinayetiyle, meydanlardaki olayları ilk Memorandum dönemindeki «öfkeliler» hareketiyle ve SYRIZA hükümet dönemiyle karıştırmaktan çekinmiyor. İşin geri kalanını ise Alithia Ekibi ile propaganda üstleniyor.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/hukumet-neden-aralik-2008-i-gundeme-tasiyor-huzursuzluk-korkusu-ve-eski-basbakan-cipras-a-yonelik-saldiri  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
