Yunanistan'ın başkenti Atina'da bavul içinde cesedi bulunan İskoçyalı misyoner Elizabeth-Jane Ross cinayetinin şüphelisi Çarşamba sabahı hakim karşısına çıktı. Kimliği yetkililerce kamuoyuyla resmen paylaşılmasa da, şüphelinin Afgan uyruklu Sharif Ahmadzai olduğu belirtiliyor. Kapalı yapılan duruşmaya polis eşliğinde plakasız gri bir Hyundai i30 ile getirilen ve mahkeme tarafından atanan bir avukatla savunma yapan 26 yaşındaki Ahmadzai, yaklaşık bir saat süren ifadesinin ardından aynı araçla uzaklaştırıldı. Duruşmada hiçbir yorum yapmayan şüphelinin Perşembe günü yeniden hakim karşısına çıkması ve resmen suçlanması bekleniyor.
Başlangıçta yasa dışı silah bulundurma suçlamasıyla gözaltına alınan Ahmadzai, şimdi kasten adam öldürme (İskoç hukukunda cinayetle eşdeğer), soygun ve silah suçlamalarıyla yargılanıyor. Yunan makamları, şüphelinin cesedi bir bavulla terk edilmiş binaya taşıdığını itiraf ettiğini ancak cinayet suçlamalarını reddettiğini açıkladı. Polis, şüphelinin eylemlerini itiraf ettiğini belirtti. Ahmadzai, Ross'u dairesinin banyosunda ölü bulduğunu ve sonuçlarından korktuğu için cesedi taşıdığını iddia ediyor. Polis ayrıca, şüphelinin cinayetin ardından kurbanın banka kartlarını kullanarak yaklaşık 10 bin Euro para çektiğini tespit etti.
Yunanistan'da bir bavul içinde cesedi bulunan İskoçyalı misyoner, hayatını "tamamen misyonerliğe adayan" "değerli" bir kadın olarak anılıyor. Edinburgh'daki City on a Hill Kilisesi'nin üyesi olan Elizabeth-Jane Ross, 10 Temmuz'da kaybolmadan önce Atina'da bir mülteci destek grubunda gönüllü olarak çalışıyordu.
Pastör Peter Anderson, Ross'un "birçok yere gidip insanlara hizmet ettiğini" belirterek, ölümünün "trajik bir kayıp" olduğunu sözlerine ekledi. Ailesi tarafından Lisa olarak bilinen 38 yaşındaki Edinburghlu kadın, istismara uğramış kadınlarla çalışmak ve mülteci kamplarına destek vermek amacıyla sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olmak için düzenli olarak Yunanistan'a seyahat ediyordu.
26 Haziran'da Yunanistan'a gelen ve Atina yakınlarındaki Keratsini bölgesinde konaklayan Ross, arkadaşlarına Amerikalı tanıdıklarını ziyaret edeceğini söyledikten sonra ortadan kaybolmuştu. Cesedi 18 Temmuz'da Kypseli semtindeki terk edilmiş bir binada bir evsiz tarafından bulundu. Duruşmanın yapıldığı Evelpidon Caddesi, cesedin bulunduğu yere sadece birkaç dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor. Polis, görüşmeyi planladığı kişilerin izini sürmeye devam ediyor.
Şüphelinin, genç yaşta yetim kaldıktan sonra ülkesini terk eden ve 2016'da bir insan kaçakçısı teknesiyle Yunanistan'a gelen Afgan boksör Sharif Ahmadzai olduğu öğrenildi. Babası bir Afgan ordu komutanıyken vurularak öldürülen, annesi ve kardeşleri ise Kabil'deki bir intihar saldırısında hayatını kaybeden Ahmadzai'nin 2017 yılında Hristiyanlığa geçtiği ve daha sonra Amerikalı Alaina Hall ile tanıştığı belirtiliyor. Hall, şu anda 28 yaşında ve Atina'da mülteciler için bir misyonerlik merkezi kurdu. Çift, 2023 yılında evlendi ve bir çocukları oldu. Hall'un ailesinin bu evliliğe karşı çıktığı belirtildi. Ahmadzai'nin kişisel hikayesi, daha önce Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) tarafından bir mültecinin hayatta kalma ve entegrasyon örneği olarak yayınlanmıştı.
Yunan polisindeki bir kaynak, Hristiyan olan Amerikalı eşi Alaina Hall'un "kritik" kanıtlar sağladığını belirterek, "Onun ve güvenlik kamerası kayıtlarının sağladığı kanıtlar olmasaydı, bu adamı bulamazdık" dedi. Araştırmacılar, terk edilmiş binanın yakınındaki güvenlik kamerası görüntülerini inceledikten sonra şüpheliyi gözaltına aldı. Yunan gazeteleri Proto Thema ve Ta Nea'ya göre, Hall sabah uyandığında kocasını evde bulamayınca şüphelenmiş ve bir konum paylaşım uygulaması kullanarak Ross'un kaldığı yere gitmiş. Yetkililerin İskoç kadının cesedinin bulunduğunu duyurmasının ardından Hall, bebekleriyle birlikte evi terk ederek polise bilgi vermek için başvurdu. Polis yetkilileri, Hall'un olayla ilgili herhangi bir ön bilgisi veya dahli olmadığını belirtti.
Adli tıp ön incelemesi, kadının boğularak öldürülmüş olabileceğini gösterirken, kesin ölüm nedeni doku analizlerinin sonuçlarının bekleniyor. Yunan polisi, şüphelinin Ross'un ölümünden sonra davranışlarında bir değişiklik olduğunu ve cesedin bulunduğu yere yakın bir apartmanda kaldığını belirledi. Ayrıca şüphelinin, Ross'u öldürdükten sonra telefonundan arkadaşlarına ve ailesine mesajlar göndererek hâlâ hayatta olduğu izlenimi yaratmaya çalıştığı, ardından cihazı kapattığı ve yeni bir telefon alarak eşine de isimsiz bir cihatçı gibi davranarak İskoç kadını dini nedeniyle öldürdüğünü söyleyen mesajlar attığı iddia ediliyor. Polis ayrıca, Ross'un cep telefonunun 19 Temmuz'da Arachova bölgesinde aktif hale geldiğini ve mevcut güvenlik kamerası görüntülerinin şüphelinin aynı anda eşi ve çocuğuyla birlikte o bölgede olduğunu gösterdiğini tespit etti.
Ayrıca, Ahmadzai'nin Facebook hesabından Hristiyan yardım kuruluşlarını ve sivil toplum kuruluşlarını eleştiren mesajlar paylaştığı ortaya çıktı. Ahmadzai, bu kuruluşların gönüllüleri ve mültecileri para kazanmak için kullandığını iddia etti. Soruşturmaya, ABD'deki Interpol makamları kurbanın parmak izlerinin tespit edilmesine yardımcı olurken, Birleşik Krallık Ulusal Suç Ajansı ve İskoç polisi irtibat görevlileri de iş birliği yaptı. Polis, "İleri düzeyde çürümeye ve olumsuz çevre koşullarına rağmen, (araştırmacılar) kurbana ait kullanılabilir parmak izlerini tespit etmeyi başardı" açıklamasında bulundu.