Kefalonya'daki Ainos Dağı'nda yaşayan yarı vahşi atlar, su ve yiyecek sıkıntısı nedeniyle yerleşim yerlerine, yollara ve tarım arazilerine inmek zorunda kalınca hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Doğal yaşam alanlarından yiyecek ve su arayışıyla aşağı inen atlar, yerel sakinlerle de gerilim yaratıyor. Bölge sakinleri, hayvanların mahsullere ve özel mülklere zarar verdiğini belirtiyor. Yaşanan bu çatışma ortamı, insanların atları vurup öldürdüğüne dair rahatsız edici olayların da yaşanmasına neden oldu.
Hayvan hakları kuruluşu 'Adespota en Drasi'nin (Sokaktakiler Harekette) temsilcisi Stamo Abatiellou, Yunan yayıncısı MEGA'ya yaptığı açıklamada, yetkililerin hem at nüfusunu hem de hayvanların yerleşim yerlerine ve yollara girmesiyle yarattığı riskleri ele alması gerektiğini söyledi.
Abatiellou, "Gerçek şu ki bir şeyler yapılması ve nüfusun kontrol altına alınması gerekiyor, çünkü şu anda mülklerin içine giriyorlar" dedi.
Hayvan hakları gruplarının halkın güvenliğini de göz önünde bulundurması gerektiğinin altını çizdi.
"Sadece atlarla ilgilenmiyoruz. İnsanların, mülklerinin ve yoldan geçenlerin güvenliğiyle de ilgileniyoruz, çünkü atlar yolun üzerinde" ifadelerini kullandı.
Kontrollü nüfus yönetimi çağrıları
Hayvan hakları kuruluşu, Selanik Üniversitesi'nin bilimsel bir çalışmasından yola çıkarak yerel yetkililere bir dizi önlem önerdi.
Öneriler arasında at nüfusunun kontrollü yönetimi, kısırlaştırma ve hayvanların güvenli bir şekilde yaşayabileceği özel bir parkın oluşturulması yer alıyor.
Abatiellou, kuruluşun yetkililere uygun yerlerin belirlenmesi ve hayvanların nasıl yönetilebileceğinin tespiti dahil olmak üzere böyle bir programın organize edilmesinde yardımcı olabileceğini belirtti.
"Kimin, nerede ve ne zaman organize edeceğini biz halledebiliriz" diyen Abatiellou, grubun aygırların potansiyel olarak barındırılabileceği yerleri belirlediğini de sözlerine ekledi.
Ancak, kapsamlı bir programı uygulamak için gerekli teknik uzmanlığa sahip olmadıklarını da itiraf etti.
Yine de grubun, durumu çözmek için benimsenecek herhangi bir program veya plan üzerinde ücretsiz çalışmayı teklif ettiğini belirtti.
Silahlı saldırı olayları soruşturma altında
Yetkililer, adada bildirilen atların vurulması olaylarıyla ilgili zaten soruşturma dosyaları açtı.
Bu olaylar, hayvan hakları grupları arasındaki endişeleri de artırdı. Gruplar, daha fazla hayvan yaralanmadan veya öldürülmeden yetkililerin temel sorunları ele alması gerektiğini savunuyor.
Bir diğer hayvan hakları kuruluşu olan DORIS, son olayı atları yeterince koruyamama ve hayvanları içeren tekrarlayan vakalara yanıt verememe olarak tanımladığı daha geniş bir başarısızlıkla ilişkilendirdi.
Kuruluş, hem merkezi otoriteleri hem de yerel yönetimi eleştirerek, zamanında ve etkili bir müdahale olmaksızın tekrarlanan hayvan istismarı veya yaralanma olaylarının bir hoşgörü ortamı yaratabileceğini savundu.
DORIS ayrıca, hayvanlara yönelik şiddete tanık olan veya hakkında bilgisi olan herkesi bunu bildirmeye çağırarak, sessiz kalmanın bir seçenek olmaması gerektiğinin altını çizdi.
Organize bir koruma planı talepleri
DORIS, daha fazla olayı önlemek ve adadaki hem atların hem de insanların güvenliğini artırmak için koordineli bir strateji çağrısında bulunuyor.
Kuruluşun önerileri şunları içeriyor:
- Organize bir koruma ve önleme planının uygulanması;
- Kuruluşun, yetkililerin zaten Rodopi'de kullandığını söylediği uzmanlıktan yararlanılması;
- Atların sık sık görüldüğü alanlara yol işaretleri ve aydınlatmalı uyarı sinyalleri yerleştirilmesi;
- Olaylar meydana geldiğinde hızlı müdahale edebilmeleri için hayvan hakları kuruluşlarının ve gönüllülerin koordine edilmesi.
Bu tartışma, yetkililerin Ainos Dağı'nın yarı vahşi at popülasyonunu korumak, özel mülkleri ve mahsulleri korumak ve yol kazalarını ile hayvanlara yönelik daha fazla şiddeti önlemek arasında zorlu bir denge kurma çabasını gözler önüne seriyor.