Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve Mısır liderleri, bölgesel güvenlik, savunma iş birliği, enerji ve göç konularını ele almak üzere Mısır'ın El Alamein kentinde Salı günü bir araya geldi. Kıbrıs Rum Kesimi Lideri Nikos Hristodulidis, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis'in katılımıyla gerçekleşen gayriresmi üçlü zirvede, 2014 yılında Kahire'de kurulan üçlü iş birliği mekanizmasının bölge entegrasyonu için başarılı bir model olduğu vurgulandı. Zirve sonuç bildirgesinde, bu mekanizma kapsamında Lefkoşa'da kurulacak daimi bir sekretaryanın aktif hale getirilmesi kararı alındı. Hristodulidis, üçlü formatı 'biçimsel olarak gayriresmi ancak özünde stratejik' olarak tanımlayarak, mekanizmanın istikrar, bağlantısallık, güvenlik ve bölgesel iş birliği olmak üzere dört ana sütuna dayandığını ve enerji güvenliğini ortak bir ilgi ile iş birliğinin merkezi bir unsuru olarak kabul ettiklerini belirtti.
Zirvenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan es-Sisi, üçlü ortaklığın terör ve yasa dışı göç gibi zorluklara karşı güvenlik ve askeri koordinasyonu içerdiğini belirtti. Liderler ayrıca ekonomik, ticari ve yatırım bağlarını güçlendirme yollarını ele alırken, göç konusundaki iş birliğini derinleştirme kararı aldı ve ikili anlaşmalar çerçevesinde Yunanistan ve Kıbrıs'ta Mısırlı işçiler için organize istihdam olanaklarının kolaylaştırılması konusunda mutabık kaldı. Kurumsal iş birliğini pekiştirme kapsamında, üç ülkenin savunma bakanlarının altıncı üçlü toplantısının iki hafta içinde Kahire'de, dışişleri bakanlarının ise eylül ayı sonlarında New York'ta bir araya gelmesi kararlaştırıldı.
Toplantıda enerji iş birliği perspektifleri de netlik kazandı. Sisi, enerjinin üçlü ilişkinin öncelikli gündemi olduğunu belirterek, özellikle Doğu Akdeniz'i Avrupa pazarlarına bağlamayı amaçlayan Mısır-Yunanistan arasındaki GREGY elektrik bağlantı projesini ilerletme niyetlerini vurguladı. Sisi, elektrik bağlantısı ve doğalgazın yanı sıra inovasyon, sanayi ve altyapı alanlarındaki iş birliğinin genişletilmesi gerektiğinin de altını çizdi. Kıbrıs'ta üretilen gazın Mısır'a taşınarak sıvılaştırılacağını ve ardından Dedeağaç üzerinden Avrupa'ya gönderileceğini belirten Miçotakis, bunu 'bir enerji iş birliği modeli' olarak tanımladı. Hristodulidis ise Kıbrıs'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'ndeki Kronos gaz sahası için verilen nihai yatırım kararını, Kıbrıs'ın Mısır altyapısı üzerinden Avrupa'ya gaz ihracatına geçişinin ve Doğu Akdeniz'in Avrupa için alternatif bir enerji koridoru olma potansiyelinin önemli bir göstergesi olarak nitelendirdi.
Türkiye'ye yönelik mesajlar da veren Miçotakis, 'Yunanistan kimseyi tehdit etmiyor. Uluslararası hukuka dayalı işlevsel iyi komşuluk ilişkileriyle istikrar arıyor. Ancak istikrar, hiçbir şekilde teslimiyet veya emsal teşkil edecek durumların toleransı anlamına gelmez' dedi. Mısır ile yapılan kısmi Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmasına da atıfta bulunan Miçotakis, 'Siyasi irade ve uluslararası meşruiyete bağlılık olduğunda, deniz alanlarının diyalog yoluyla sınırlandırılabileceğini kanıtladık' ifadelerini kullandı. Deniz güvenliğinin ve seyir özgürlüğünün stratejik bir öncelik olarak vurgulandığı zirvede liderler, deniz yollarının, enerji altyapısının ve uluslararası ticaretin korunmasını da stratejik öncelikler olarak tanımladı. Miçotakis, Yunanistan'ın ekim ayında üstleneceği BM Güvenlik Konseyi dönem başkanlığında, seyir özgürlüğünün önemini vurgulayan girişimlerde bulunacaklarını da sözlerine ekledi.
Zirvede öne çıkan bir diğer önemli başlık ise Orta Doğu'daki çatışmalar, Gazze ve Kıbrıs meselesi oldu. Üç lider, 1967 sınırları ve Doğu Kudüs'ün başkent olmasıyla bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını öngören iki devletli çözüme yönelik desteklerini teyit ederken, Gazze Şeridi'nin Batı Şeria'dan ayrılması girişimlerini reddetti ve Filistinlilerin zorla yerinden edilmesine yönelik politikalara karşı çıktı. Gazze'deki insani durumdan derin endişe duyduklarını belirten liderler, insani yardımın nüfusa güvenli, hızlı ve geniş çaplı ulaşması çağrısında bulundu. Hristodulidis'in Mısır ve Ürdün'deki kara yollarını tamamlayacak deniz insani koridoru açma kararını memnuniyetle karşılayan Miçotakis, Mısır'ın insani yardım ve Gazze'de istikrarı sağlama çabalarındaki rolünü 'vazgeçilmez' olarak nitelendirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın çatışmayı sona erdirmeye yönelik kapsamlı planının ikinci aşamasını ve BM Güvenlik Konseyi'nin 2803 sayılı kararını desteklediklerini açıklayan liderler, bu adımın Filistin topraklarının bütünlüğünü koruyarak Gazze'de yeniden yapılanma ve erken toparlanma sürecini başlatmaya yardımcı olacağını vurguladı.
Kıbrıs meselesinde BM çerçevesinde kapsamlı bir çözüme destek veren liderler, Hristodulidis'in Mısır'a Türk işgaline son verilmesi ve adanın BM kararları temelinde yeniden birleştirilmesi konusundaki desteği için teşekkür etti. Miçotakis, BM Genel Sekreteri ve kişisel temsilcisinin müzakereleri yeniden başlatma ve adil, sürdürülebilir bir çözüme ilerleme kaydetme çabalarını tam olarak desteklediklerini belirtti. Lübnay konusunda BM Güvenlik Konseyi'nin 1701 sayılı kararının tam olarak uygulanması ve İsrail güçlerinin çekilmesi çağrısı yapılırken; Libya'da yabancı müdahale olmadan yürütülecek siyasi sürece ve yabancı güçlerin çekilmesine destek verilmesi gerektiği vurgulandı.
Bölgesel başlıkların yanı sıra Mısır'ın su güvenliği de masaya yatırıldı. Yunanistan ve Kıbrıs, es-Sisi'nin 'varoluşsal bir mesele ve ulusal güvenlik sorunu' olarak nitelendirdiği Nil suları konusundaki duruşunu desteklediklerini belirtti. Bildiride, Etiyopya barajı konusunda uluslararası hukuka tam uyum sağlanması, 'zarar vermeme', önceden bildirim ve tek taraflı eylemlerden kaçınma ilkeleri vurgulandı. Zirve öncesinde Sisi ile Miçotakis arasında yapılan ikili görüşmede ise turizm, ulaşım ve teknolojinin yanı sıra Suriye ve Lübnay'daki gelişmeler ile uluslararası deniz koridorlarında seyir özgürlüğünün korunması gerekliliği ele alındı. Ayrıca liderler, Mısır'a yönelik daha fazla Avrupa finansal yardımı da dahil olmak üzere AB-Mısır ilişkilerinin güçlendirilmesi konusundaki desteklerini yineleyerek, Mekke Anlaşması'nın detaylarını da gündemlerine aldı.
Zirve, Doğu Akdeniz'de artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde gerçekleşti. Yunan tarafı, Ege ve Doğu Akdeniz'deki Türk faaliyetlerindeki son tırmanışa dikkat çekerken, Atina'nın uçuş bilgi bölgesini ihlal eden iki silahlı Türk F-16'sının Yunan savaş uçakları tarafından karşılanması son gelişme olarak öne çıktı. Hristodulidis ayrıca es-Sisi'nin onur konuğu olarak El-Alamein Uluslararası Havacılık Fuarı'nın açılış törenine katıldı. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Yerapetritis ise Yunanistan'ı, İran krizinin etkilerinin ardından Mısır ekonomisine destek sağlayacak adımları kolaylaştırmak konusunda AB içinde bir 'itici güç' olarak nitelendirdi. Liderler, siyasi iş birliğini somut girişimlere dönüştürme çabaları kapsamında bir sonraki üçlü zirvenin Kıbrıs'ta düzenlenmesinde mutabık kaldı.