Bazı videoların derdini anlatmak için söze ihtiyacı yoktur. Bunlardan birinde küçük Dimitris piyanonun başına geçip çalarken annesi Maria Touva da yanındadır. Görüntü sade, ama arkasındaki mesaj çok daha büyük: her çocuğun kendine özgü bir yolu vardır ve bu yolu izlemesi için alana, zamana ve fırsatlara ihtiyaç duyar.
Touva videoyu, serebral palsi ile yaşayanların farkındalığını, görünürlüğünü ve topluma dahil olmasını amaçlayan Dünya Serebral Palsi Günü kapsamında paylaştı. Bu özel gün 6 Ekim'de kutlanıyor.
Bir teşhisten fazlası
Video, bu anı etkileyici bir başarmış gibi sunmaya çalışmıyor. Sadece bir çocuğun kendi başına bir şeyler yaptığını, müziği keşfettiğini ve keyif aldığını gösteriyor.
Touva'nın paylaşımının özü de belki budur. Serebral palsi bir kişinin tüm kimliğini tanımlamaz. Arkasında ilgileri, istekleri, duyguları, yetenekleri ve hiçbirine benzemeyen bir kişisel yolculuğu olan bir çocuk vardır. Paylaşımdaki ifadeyle, "Dünya Serebral Palsi Günü (6 Ekim), bu durumla yaşayan her insanın benzersizliğini öne çıkarır."
"Her çocuğun kendine özgü bir yolu vardır"
Touva farklılığı bir kalıba indirgmeden anlatıyor. "Her çocuğun kendine özgü bir yolu, kendi ihtiyaçları ve görünür olma, toplumda eşit biçimde yer alma hakkı vardır" diye yazıyor.
"Hak" kelimesi burada özel bir ağırlık taşıyor. Dahil olmak, yalnızca farklılığı kabul etmek değil; her çocuğun gerçekten yer alabilmesi için koşulları yaratmak demektir: okulda, oyunda, sanatta, müzikte ve sosyal hayatta.
Sessiz bir yoldan Dimitris'in piyanosu tam da bu katılımı simgeliyor. "Kusursuz" çalıp çalmamasının önemi yok. Önemli olan çalıyor olması.
Abartısız güç
Paylaşım bir başka nedenle de dikkat çekiyor: gündelik hayatın kolay olduğu iddiasında bulunmuyor. Bunun yerine serebral palsi ile yaşayan her kişinin farklı ihtiyaçları olduğunu ve farklı zorluklarla karşılaştığını kabul ediyor.
Mesaj, duygusallıktan çok içerikli. Bir çocuğu yapamadıkları üzerinden değil; yapabildikleri, sevdikleri ve keşfetmek istedikleri üzerinden görmemiz gerekir.