Icerige atla
Politika ⭐ 72/100

Türk basını, Evnomia tatbikatı nedeniyle Yunanistan ile askeri gerilim riskine dikkat çekiyor

Türk basını, Evnomia tatbikatı nedeniyle Yunanistan ile askeri gerilim riskine dikkat çekiyor

Türk basını dün Pazartesi günü, çok uluslu askeri tatbikat Evnomia'yı planlanan denizaltı kablosu araştırmaları ve deniz yetki alanlarına ilişkin tartışmayla bağlantılandırarak artan gerilim havasını yansıttı.

Türk gazeteleri, Ankara'nın kendi yetki alanında olduğunu düşündüğü bölgelerde fiili durum yaratılmaya çalışıldığını yazıyor. Analistler de bu durumun askeri gerilime yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Hükümete yakın basında, Yunanistan ile İsrail'in Türkiye'ye karşı koordineli hareket ettiği yönündeki söylem güçleniyor. Bazı köşe yazarları, Ankara'nın gelecekte yaşanabilecek bir çatışma ihtimalini hafife almaması gerektiğini savunuyor.

Mavi Vatan için en sıcak hafta

Türkiye gazetesi, önümüzdeki günleri Doğu Akdeniz'deki Türk iddiaları açısından son derece kritik bir dönem olarak sunuyor. Gazete birinci sayfasında «Mavi Vatan için en sıcak hafta» başlığını kullanıyor.

İç sayfadaki «Tatbikat bahanesiyle kırmızı çizgi sınanıyor: Mavi Vatan'dan Atina ve Lefkoşa'ya uyarı» başlıklı haberde gazete, Yunan ve Kıbrıslı yetkililerin girişimlerini, Ankara'nın talep ettiği deniz alanlarında fiili durum yaratma çabası olarak anlatıyor.

Gazete, savunma analisti Turan Oğuz'un değerlendirmelerine özellikle yer veriyor. Oğuz, bölgedeki çok uluslu askeri varlığı denizaltı kablosu araştırmalarının olasılığıyla ilişkilendiriyor.

Oğuz'a göre, bir araştırma gemisi tatbikatın gölgesinde tartışmalı bölgeye girerse bu durum dört ülkenin askeri korumasında yürütülen bir operasyon olarak algılanabilir.

Türk analist, böyle bir durumda Ankara'nın hareketleri yakından izleyeceğini ve haklarını ihlal ettiğini düşündüğü faaliyetleri önlemek için karşı önlemlere başvuracağını tahmin ediyor.

Gazete bu endişeleri, Kıbrıs'ın batısında 21 Ekim ile 2 Kasım arasında planlanan GSI kablo sistemine yönelik jeofizik araştırmalarla ilişkilendiriyor. Ancak haber, projenin adı olan Great Sea Interconnector'ı anmıyor.

Öte yandan aynı haber, tatbikatın denizaltı kablo çalışmalarıyla bağlantılı olduğunu reddeden diplomatik kaynaklara da yer veriyor.

A Haber: Atina'dan yeni bir provokasyon

Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki tutumunu A Haber de eleştiriyor. Kanal, Evnomia tatbikatını «askeri tatbikat bahanesiyle Atina'nın Akdeniz'deki yeni bir provokasyonu» olarak nitelendiriyor.

Kanalın muhabiri İlhan Tahsin, Atina'yı iyi Yunan-Türk ilişkileri söylemi ile Doğu Akdeniz'deki hamleleri arasında tutarsızlık olmakla suçluyor.

Tahsin, tatbikatı Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki daha geniş enerji ve siyasi iş birliği çerçevesine yerleştiriyor. Bu girişimlerin doğrudan Türk çıkarlarını etkilediğini de ima ediyor.

Tahsin, özellikle 22 Ekim tarihine dikkat çekiyor. Bu tarihte gerilim, hatta bir kaza bile yaşanabileceğini değerlendiriyor.

Sözcü: «Atina kırmızı çizgiyi sınıyor»

Muhalif Sözcü gazetesi de manşetinde, Yunanistan'ın Türk sınırlarını sorguladığı söylemini benimsiyor. Gazetenin başlığı şöyle: «Atina kırmızı çizgiyi sınıyor! Ankara'yı harekete geçiren NAVTEX hamlesi».

Habere göre, paralel askeri ve araştırma faaliyetleri Doğu Akdeniz'de yeni bir gerilimin olası başlangıcı olabilir.

Gazete, uluslararası sularda askeri tatbikat yapılması ile Türkiye'nin kıta sahanlığı hakkı iddia ettiği bölgelerde deniz tabanı araştırması yapılması arasındaki farkı vurguluyor.

Haber, Turan Oğuz'un Ankara'nın fiili duruma izin vermeyeceği yönündeki değerlendirmesine ve şu sözlerine yer veriyor: «Uluslararası sularda tatbikat yapabilirsiniz. Ancak Türkiye'nin kıta sahanlığı hakkı iddia ettiği bir bölgede deniz tabanında araştırma yapmak farklı bir meseledir.»

Saldırgan manşetine rağmen Sözcü, diplomatik kaynakların tatbikat ile kablo araştırmaları arasındaki bağlantıyı reddettiğini de kaydediyor.

Gazete, Türkiye gazetesinin haberine atıfta bulunarak diplomatik kaynakların, Yunan basınında yer alan tatbikatın Türkiye'ye karşı yapıldığı ya da denizaltı kablolarıyla ilgili olduğu yönündeki haberleri gerçeğe aykırı bularak reddettiğini aktarıyor.

Diplomatik kaynakların şu görüşü de habere eklendi: «Türkiye, hangi koşullar altında olursa olsun uluslararası hukuktan doğan haklarını ve çıkarlarını korumaya kararlıdır.»

Akşam: «İsrail ve Yunanistan'ın tehditlerini ne kadar ciddiye almalıyız?»

Akşam'da yazan Oğuzhan Bilgin, «İsrail ve Yunanistan'ın tehditlerini ne kadar ciddiye almalıyız?» başlıklı yazısında daha sert bir ton kullanıyor.

Bilgin, Yunanistan ile İsrail'in hareketlerini yalnızca iletişim amaçlı ya da iç siyasette tüketilmek üzere verilen mesajlar olarak görmenin yanlış olduğunu düşünüyor.

Yazar, Türkiye'deki emekli askerleri ve yorumcuları da eleştiriyor. Bunların riski hafife aldığını savunuyor.

Bilgin'e göre, Yunan adalarının ve Kıbrıs'ın askeri olarak güçlendirilmesi Atina'nın İsrail ile iş birliğinden ayrı düşünülemez. Bu iş birliğini, Türkiye'ye karşı daha geniş bir stratejik planın parçası olarak sunuyor.

Aynı çerçevede Bilgin, Yunanistan'ın karasularını güneye doğru 12 deniz miline genişletme ihtimalini Türkiye-Libya mutabakat muhtırasının kapsadığı deniz alanıyla ilişkilendiriyor. Bu tür adımların Türk iddialarını doğrudan etkileyebileceğini savunuyor.

Bilgin, Yunanistan ve İsrail'i «rasyonel olmayan rejimler» olarak niteliyor. Türkiye karşıtı tutumlarının mevcut hükümetlerin geçici bir tercihi olmadığını, devlet politikalarının süregelen bir unsuru olduğunu öne sürüyor.

Bu yaklaşımdan hareketle Bilgin, güçler dengesinin caydırıcı işlediği görünse bile Türkiye'nin askeri saldırı ihtimalini dışlayamayacağını düşünüyor.

İran örneğini hatırlatan Bilgin, olası bir çatışmanın mutlaka klasik bir kara savaşı biçiminde olmayacağını, farklı askeri araç ve yöntemlerle gelişebileceğini değerlendiriyor.

Bilgin, Türkiye'nin hem Yunanistan hem de İsrail'le başa çıkabileceğine ikna olmuş görünse de daha büyük stratejik uyanıklık ve Ankara'nın uluslararası ittifaklarının güçlendirilmesini talep ediyor.

Türkgün: «Türkiye ve Yunanistan, bir kez daha karşı karşıya»

Doğu Akdeniz'deki Türk-Yunan karşıtlığını Türkgün de öne çıkarıyor. Gazete birinci sayfada «Doğu Akdeniz'de karşıtlık» başlığını, üst başlık olarak da «Türkiye ve Yunanistan, bir kez daha karşı karşıya» ifadesini kullanıyor.

Gazete, Atina'yı Türkiye'nin talep ettiği deniz yetki alanlarına itiraz eden taraf olarak gösteriyor. Habere göre Atina, Fransa ve İtalya'yı da bu sürece dahil etmeye çalışıyor.

Türk tepkisi «Yunanistan'a yönelik yeni ve sert bir uyarı» olarak tanımlanıyor. Gazete, Evnomia tatbikatına ilişkin tartışmayı denizaltı elektrik kablosu hazırlıklarıyla ilişkilendiriyor.

Gazetenin yorumuna göre ilgili faaliyetler, Ankara'nın kıta sahanlığı saydığı bir bölgeyle örtüşüyor.

Türkgün, Yunanistan'ın Ankara'dan izin almadan kendi yetki alanında faaliyet yürütme talebini Türk tutumuyla karşılaştırıyor. Bu bağlamda «İzin istemeyeceğim» ifadesini öne çıkarıyor.

Gazete ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin uyarısına önemli ağırlık veriyor. Birinci sayfada Bahçeli'nin fotoğrafının yanına «Atina için ciddi bir hata olur» ifadesini koyuyor.

Habere göre Bahçeli'nin sözleri, Türkiye'nin hayati çıkarlarının tartışmaya açılması ihtimaline işaret ediyor ve gazetenin Yunan girişimlerine karşı sert çizgisiyle örtüşüyor.

Odatv: Türkiye gazetesinin uyarısını yeniden yayımlıyor

Odatv de aynı tonu yansıtıyor. Kanal haberi «Mavi Vatan'dan Atina ve Lefkoşa'ya uyarı» başlığıyla yayımlıyor.

Ancak Odatv kendi analizini ya da yeni bir yorum eklemiyor. Türkiye gazetesinin haberini aynen yeniden yayımlıyor ve bilgileri muhabir Yeşim Erarslan'a atfediyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü