---
title: "Türkiye-Libya mutabakatı aynı kaldı, ABD Dışişleri'nin dili hukuktan ekonomiye kaydı"
url: "https://yunanda.net/haber/turkiye-libya-mutabakati-ayni-kaldi-abd-disisleri-nin-dili-hukuktan-ekonomiye-kaydi"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/turkiye-libya-mutabakati-ayni-kaldi-abd-disisleri-nin-dili-hukuktan-ekonomiye-kaydi.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-10-22 14:00:15"
updated: "2026-10-22 12:05:45"
category: "Genel"
tags: ["Doğu Akdeniz","Yunanistan-Türkiye İlişkileri","Türkiye-Libya Mutabakatı","ABD Dışişleri Bakanlığı"]
source: "To Vima"
---

# Türkiye-Libya mutabakatı aynı kaldı, ABD Dışişleri'nin dili hukuktan ekonomiye kaydı

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/turkiye-libya-mutabakati-ayni-kaldi-abd-disisleri-nin-dili-hukuktan-ekonomiye-kaydi  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** ABD Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın kamu yayıncısı ERT'ye verdiği son yanıtta deniz sorunlarının çözümünü ekonomik fırsat olarak sundu ve uluslararası hukuka atıf yapmadı. Oysa 2019 ve 2020'de Trump'ın ilk döneminde Dışişleri, Türkiye'nin iddialarına açıkça itiraz etmişti. Aradaki farkın nedeni, Beyaz Saray'ın öncelikleri ile Dışişleri'nin politika üzerindeki etkisindeki değişimdir.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-22 14:00
- **Kategori:** [Genel](https://yunanda.net/kategori/genel)
- **Etiketler:** Doğu Akdeniz, Yunanistan-Türkiye İlişkileri, Türkiye-Libya Mutabakatı, ABD Dışişleri Bakanlığı
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [To Vima](https://www.tovima.com/world/turkey-libya-deal-unchanged-but-the-state-department-shifted/)

![Türkiye-Libya mutabakatı aynı kaldı, ABD Dışişleri'nin dili hukuktan ekonomiye kaydı](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/10/8acc6a17558f4125707f6cac15aca139.jpg)

2019'da ABD diplomasisi, Türkiye-Libya mutabakatının Doğu Akdeniz'de yarattığı krizi yönetmek zorunda kaldı. O dönemki tepkilerle, Libya'nın doğusundaki Temsilciler Meclisi'nin mutabakatı onaylamasının ardından verilen tamamen tarafsız yanıt arasındaki fark oldukça öğretici. **Türkiye-Libya mutabakatı aynı kaldı.** Ancak **Dışişleri Bakanlığı değişti.**

Çarşamba öğleden sonra Yunanistan'ın kamu yayıncısı ERT'ye verdiği yanıtta, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bir kez daha ekonomik diplomasi doktrinini uluslararası hukukun önüne koydu. Sözcü, deniz sorunlarının çözülmesinin “bütün Akdeniz bölgesine fayda sağlayacak ticari yatırım ve keşif için yolu açtığını” söyledi.

Yanıtta uluslararası hukuka ya da adaların haklarına hiçbir atıf yer almadı. Yunanistan ile Türkiye'den yalnızca “iyi niyetli müzakerelerle” sorunları çözmeleri istendi.

## Washington, Trump'ın ilk döneminde ne söylemişti

Tablo, 2019'da mutabakatın imzalanmasıyla başlayıp 2020 yazındaki Yunan-Türk krizinde doruğa çıkan döneme kıyasla çok farklı. O dönemde, Trump'ın ilk döneminde Dışişleri Bakanlığı, belirli Türk iddialarına açıkça itiraz etti.

15 Ocak 2020'de Atina-Makedon Haber Ajansı'na (AMNA) yanıt veren ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin taraf olmamasına rağmen ilk kez Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni gündeme getirdi.

Bakanlık o dönemki açıklamasında şöyle dedi: “Türkiye'nin öne sürdüğünün aksine, Deniz Hukuku Sözleşmesi'nde yansıtılan uluslararası hukuka göre adalar, genel olarak diğer kara toprakları ile aynı ölçüde münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı hakkına sahiptir.”

Bunun ardından uluslararası hukuka açıkça atıfta bulunan başka açıklamalar geldi. Bu açıklamalarda Türkiye-Libya mutabakatı açık sözlü biçimde yapıcı olmayan ve provokatif olarak nitelendirildi. Ayrıca “bu mutabakat muhtırasının hukuki açıdan Yunanistan gibi üçüncü devletlerin haklarını ya da yükümlülüklerini etkileyemeyeceği” vurgulandı.

Bu tutumun arkasında, o dönem Dışişleri Bakanlığı'nda Avrupa ve Avrasya'dan sorumlu olan Wess Mitchell'in 2018'de dile getirdiği stratejik bir bakış vardı. Mitchell, o dönem Washington'da yapılan kapalı bir brifingde, ABD'nin Doğu Akdeniz'deki Türk eylemlerine verdiği yanıtı, Güney Çin Denizi'nde karşılaştığı sorunlarla ilişkilendirdi. ABD diplomasisi, Çin'den uluslararası kurallara saygı talep ederken Türkiye'nin davranışlarını göz ardı edemezdi.

Mitchell, Jakub Grygiel ile birlikte yazdığı “The Unquiet Frontier” adlı kitapta, ABD'nin rakiplerinin daha küçük müttefiklerine baskı yaparak Washington'ın kararlılığını sınadığı fikrini geliştirdi. ABD'nin hareketsizliği yeni iddiaları teşvik ediyor ve ortaklarının güvenini aşındırıyordu.

Doğu Akdeniz'de bu akıl yürütme, uluslararası hukukun savunmasına stratejik bir dayanak sağladı. Yunanistan ve Kıbrıs'ın haklarına yönelik itirazlara göz yummak, ABD'nin diğer cephelerdeki güvenilirliğini de zedeleyebilirdi. Bu bakış açısına göre Ankara ile ilişkileri sürdürmek, çelişen pozisyonları eşit derecede geçerli saymayı gerektirmiyordu.

Mitchell, mutabakat imzalanmadan önce, 2019 Şubat'ında görevinden ayrıldı. Ancak Türk pozisyonlarından açık biçimde mesafe alma tutumu, onun ayrılmasından sonra da sürdü.

Temmuz 2020'de Matthew Palmer, Yunan muhabirlere “Türkiye'nin hukuki çerçeveye dair anlayışı bizimkinden farklı” dedi. Palmer, bu anlayışın bizimkinden farklı olduğunu ekledi ve ABD diplomasisinin endişelerini hem kamuoyu önünde hem de özel olarak Ankara'ya ilettiğini anlattı.

## Türk Büyükelçinin “şikâyeti”

Ankara'nın Washington'ın kamuoyu tonundaki bu değişikliğe duyduğu rahatsızlık, Türk diplomat Çağatay Erciyes'in Şubat 2020'de ABD'nin başkentine yaptığı ziyarette de kayda geçti. Daha sonra Atina Büyükelçisi olarak Yunanistan'da özellikle tanınan Erciyes, ABD'nin yakın zamanda uzun süredir sürdürdüğü eşit mesafe politikasından uzaklaştığı izlenimi verdiğini “şikâyet etmişti”.

Erciyes'in ifadesine göre Türkiye, haklarını savunmak için ABD'nin müdahalesini istemiyordu. Türkiye, Washington'dan hep yaptığı şeyi yapmasını istiyordu: Yunanistan ile anlaşmazlıkların esasına müdahale etmeden ve bu konularda taraf tutmadan kesinlikle tarafsız kalmasını.

## Bugün Dışişleri Bakanlığı'nda politikayı kim şekillendiriyor

Donald Trump'ın Tayyip Erdoğan ile kişisel ilişkisi ilk döneminde de vardı. Bu nedenle bugünkü değişimi açıklamak tek başına yeterli değil. Değişen, ABD yönetimindeki diğer aktörlerin politika oluşturmadaki alanı.

İlk dönemde, art arda gelen iç krizlerle meşgul olan Beyaz Saray, belirli fikirleri ve siyasi ağırlığı olan yetkililere alan bıraktı. Özellikle Mike Pompeo döneminde Dışişleri Bakanlığı yetkilileri bölgesel bir stratejiyi savunabiliyor ve bu tercihleri kamuoyu önünde açıkça destekleyebiliyordu. Mitchell, portföyüyle ne yapmak istediğini bilen biri olarak bunun tipik bir örneğiydi.

Bugün Washington'daki diplomatik görüşmeler farklı bir tablo çiziyor. Büyükelçilikler, Dışişleri Bakanlığı ile her zamanki gibi konuşmaya devam ediyor. Ancak duydukları pozisyonların gerekli siyasi desteğe sahip olduğundan ve Beyaz Saray farklı bir yön çizerse ayakta kalacağından emin değiller.

Deneyimli yetkililer ayrıldı, inisiyatif alma isteği azaldı. Başkanla karşı karşıya gelmekten kaçınmak, sistemin işleyişini de etkiliyor. Trump'ın sürekli övdüğü bir liderin pozisyonlarına doğrudan meydan okuyan bir açıklama yapmak yerine genel bir diyalog çağrısı yapmak çok daha güvenli.

Üstelik sadık uyum talebi de resmileştirildi. 12 Şubat 2025 tarihli “One Voice for America's Foreign Relations” (Amerika'nın Dış İlişkilerinde Tek Ses) başlıklı yürütme emri, başkanın politikasını sadakatle uygulamamanın, görevden alma dahil disiplin cezalarına yol açabileceğini belirtiyor.

İki dönem arasındaki fark, hem Beyaz Saray'ın önceliklerini hem de Dışişleri Bakanlığı'nın bu önceliklere etki etme kapasitesini ilgilendiriyor. 2020'de Washington, Ankara'ya uluslararası hukukun ne öngördüğünü anlatıyordu. Bugün ise Atina ile Ankara'ya, bir anlaşmaya varırlarsa ne kadar kazanabileceklerini anlatıyor.

Uluslararası hukuktan iş anlaşmalarına uzanan bu değişim, aynı başkanın iki dönemi arasındaki mesafe kadar büyük.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/turkiye-libya-mutabakati-ayni-kaldi-abd-disisleri-nin-dili-hukuktan-ekonomiye-kaydi  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
