Yunan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, perşembe ve cuma günleri Brüksel'de yapılacak Avrupa Konseyi Zirvesi'ne katılıyor. Zirvede Miçotakis, AB liderlerine yükselen enerji fiyatlarını ele almaları, Avrupa'nın ekonomik rekabet gücünü artırmaları ve uyum ile tarım fonlarını korumaları için baskı yapacak.
Ekim ayındaki zirve, Avrupa için kritik bir dönemde yapılıyor. Liderler; yenilenen enerji krizi, enflasyon, Avrupa ekonomisinin rekabet gücü, bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) müzakereleri ve Ukrayna'daki son gelişmeler gibi birden fazla sorunla karşı karşıya.
Miçotakis'in, AB'nin enerji fiyatlarını düşürmeyi öncelik haline getirmesi gerektiğini savunması bekleniyor. Ayrıca zor geçecek kış öncesinde hane halkları ve işletmeler, özellikle de küçük ve orta ölçekli işletmeler için hedefli ve geçici destekleri değerlendirmesi gerektiğini söylemesi bekleniyor.
Zirve öncesinde edinilen bilgilere göre Miçotakis, finansal piyasalar gergin seyrini sürdürürken hükümetlerin mali istikrarı ve sürdürülebilirliği koruyarak destek sağlaması gerektiğinin altını çizecek.
Yunan başbakanın, Avrupa Enerji Piyasası'nın tamamlanmasının ve sınır ötesi enerji bağlantılarının güçlendirilmesinin önemini yeniden vurgulaması bekleniyor. Ancak Miçotakis'in, mevcut krizin ek orta vadeli önlemleri de gerektirdiğini savunacağı belirtiliyor.
Miçotakis'in yeşil dönüşümü uzun vadeli bir hedef olarak tanımlaması ve Avrupa'yı enerji güvenliğine yaklaşımını yeniden değerlendirmeye ve politikalarını buna göre ayarlamaya çağırması bekleniyor.
Habere göre iklim politikası, enerji maliyetlerinin nispeten düşük olduğu bir dönemde şekillendi. Bu nedenle Miçotakis, Avrupalı liderlere; kıtanın sanayi için yüksek enerji maliyetlerini sürdürüp sürdüremeyeceğini, yeşil dönüşümü finanse edip edemeyeceğini ve yüksek enflasyon ortamında aynı anda mali istikrarı koruyup koruyamayacağını değerlendirmeleri çağrısı yapacak.
Miçotakis, Avrupa'nın rekabet açığına dikkat çekiyor
Rekabet gücü ve düzenlemelerin sadeleştirilmesi konusunda Miçotakis, yenilenen enerji krizinin Avrupa ekonomisinin rekabetçi konumundaki zayıflıkları ortaya koyduğunu ve AB'nin kritik bağımlılıklarını azaltma ihtiyacını güçlendirdiğini savunacak.
Miçotakis'in, Letta ve Draghi raporlarının hayata geçirilmesi için baskı yapması bekleniyor. Ayrıca yasal düzenlemelerin sadeleştirilmesinde sınırlı ilerleme kaydedilmesini ve AB genelinde faaliyet gösteren işletmeler için ortak bir çerçeve oluşturmayı amaçlayan “28. rejim” önerisini eleştirmesi bekleniyor.
Yunanistan, uyum ve tarım fonlarında kesintilere karşı çıkıyor
AB'nin bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve'sine ilişkin müzakereler, İrlanda Başkanlığı'nın hazırladığı gözden geçirilmiş müzakere çerçevesi temelinde sürüyor.
Yunanistan'ın tutumu net: AB, daha az kaynakla daha büyük hedeflere ulaşamaz. Atina; savunma, güvenlik, araştırma ve inovasyon gibi ortaya çıkan öncelikleri karşılayan, ancak uyum politikasından ya da Ortak Tarım Politikası'ndan (OTP) fon kaydırmayan hedefli bir AB bütçesi istiyor.
Yunanistan, bu alanlarda daha fazla kesinti kabul etmeyeceğini belirtiyor. Ancak AB'nin özkaynaklarına yönelik yeni bir paketi tartışmaya açık olduğunu ve bu konuda ilgili önerilerini daha önce sunmuş olduğunu ekliyor.
Atina, yeni finansman düzenlemelerinin mali yükü adil biçimde dağıtması ve az gelişmiş ekonomilere orantısız bir baskı yaratmaması gerektiğinde ısrar ediyor.
Yunanistan, aday ülkelerin ilerlemesine dayalı genişlemeyi destekliyor
AB genişlemesi konusunda Yunanistan, yeni üyelerin kabulünün Avrupa'nın güvenliği ve istikrarı açısından stratejik bir yatırım olduğunu savunuyor. Ancak Atina'ya göre bu sürecin, aday ülkelerin kendi ilerlemesine ve performansına bağlı olması gerekiyor.
Yunanistan, AB'nin karar alma usullerinin değiştirilmesine karşı çıkıyor. AB'nin iç reformları ile genişlemeyi ayrı süreçler olarak gördüğünü ve bunların tek bir paket içinde yer almaması gerektiğini düşünüyor.
Atina ayrıca Avrupa Komisyonu'nun önerisinin aceleye getirilmeden dikkatle incelenmesi gerektiğine inanıyor.
Göç ve dış sınır koruması
Yunanistan, bloğun dış sınırlarının korunmasının önemini vurgulayan ilk AB üyelerinden biri oldu.
Atina, kitlesel göç ya da göç baskısının araçsallaştırılması durumlarında devreye girecek bir Avrupa mekanizması kurulması yönündeki önerisine Avrupa Komisyonu'nun verdiği desteği de memnuniyetle karşıladı.
Yunan hükümeti, 2020'de Evros sınırında yaşanan olayları, böyle bir mekanizmanın ele alması gereken durumlara örnek olarak gösteriyor.