ELAS'ın Dijital Politika ve Çalışma sektörleri, ortak bir açıklama yayımlayarak Yunanistan'daki Ελληνικό Κτηματολόγιο (Yunan Kadastrosu) için hükümeti gecikmeler ve personel eksikliği nedeniyle sert biçimde eleştirdi.
Açıklamada şöyle deniliyor: «Ülke genelinde vatandaşlar ve meslek sahipleri Yunan Kadastrosu'nun hizmetlerinde bekleyen işlemler, gecikmeler ve bürokrasiyle uğraşırken hükümet, personel eksikliğine kapsamlı bir güçlendirme planıyla değil, art arda yapılan ihalelerle karşılık vermeye devam ediyor.»
ELAS ayrıca şunları vurguluyor: «7 Ağustos'ta Dijital Politika ve Çalışma sektörlerimiz, Yunan Kadastrosu'nun idari destek hizmetlerinin özel bir şirkete ihale edilmesi konusunu kamuoyu önünde gündeme getirdi. İhalede 12 ay boyunca 150 çalışan istihdam edilecekti ve bütçe, öngörülen opsiyonla birlikte 7,07 milyon avroya kadar çıkabilecekti. Hükümet rotasını değiştirmedi. 1 Ekim 2026'da ilgili sözleşme yüklenici firmayla imzalandı.»
Bir aydan kısa bir süre sonra, 20 Ekim'de ise «Dijital Hizmet Kullanıcıları için Dijital Destekçi» adlı proje için yeni bir ihale ilanı yayımlandı. Projenin toplam bütçesi KDV dahil 3,74 milyon avro olarak belirlendi ve Avrupa Sosyal Fonu+ ile ulusal kaynaklarla eş finanse edilecek.
Yeni projede diğer hususların yanı sıra 22 ay boyunca 45 çalışanın istihdam edilmesi öngörülüyor. Bu, toplamda 990 adam-ay iş gücü anlamına geliyor.
«Çalışanlar özel bir yüklenici tarafından seçilip istihdam edilecek. Ancak bu çalışanlar, Kadastro büro ve şubelerinin çalışma saatlerine uyarak her gün bu birimlerde hizmet verecek.»
ELAS'a göre bunlar tek seferlik kararlar değil, dışarıdan iş verme uygulamasının tekrarı. Açıklamada, 2025 yılında da toplam 140 çalışanı kapsayan iki idari destek sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmelerin bedelinin KDV dahil yaklaşık 3,71 milyon avro olduğu hatırlatılıyor. Açıklama şöyle devam ediyor: «Kalıcı personel güçlendirmesi yerine, kurumun özel şirketlere bağımlılığını sürdüren kısa süreli sözleşmeler tercih ediliyor.»
ELAS, sorunun mali boyutu da olduğunu belirtiyor. Milyonlarca avro kamu kaynağı dışarıdan iş verme sözleşmelerine akıyor. Bu sözleşmelerin bedeli, işçilik maliyetinin yanında proje yönetimi, işletme giderleri ve yüklenicilerin ücretini de kapsıyor. Açıklamaya göre taşeron ihalelerinin, doğrudan personel alımına kıyasla ekonomik gerekçesi kamuya açık biçimde belgelenmiş değil.
Ancak ELAS'a göre konu esas olarak kurumsal bir sorun. Kamu kurumunda her gün hizmet veren çalışanlar, Yunanistan'ın kamu personeli seçme kurumu ASEP'in prosedürleri dışında özel şirketler tarafından seçiliyor. Bu durumda kamu hizmetlerinin ihtiyaçları, şeffaflık, liyakat ve kamu denetimi güvencelerinin geçerli olmadığı bir personel seçim sistemine kaydırılmış oluyor.
ELAS, bu modelin tekrarlanmasının tarafsız bir idari tercih olmadığını, bir siyasi tercih olduğunu ve hükümetin bundan hesap vermesi gerektiğini ekliyor. Açıklamaya göre hükümete ve Yunan Kadastrosu yönetimine şu sorular yöneltiliyor:
• Kadastro Büroları ve Şubelerinin gerçek ihtiyaçlarına dayanan, çok yıllı ve bütünlüklü bir personel planı ne zaman açıklanacak?
• Dışarıdan iş verme sözleşmelerinin maliyetinin, doğrudan personel istihdamıyla karşılaştırmalı değerlendirmesi yapıldı mı? Yapıldıysa sonuçları ne?
• Hükümet, kamu personel alımlarının şeffaflık ve liyakat güvencelerini sağlamak yerine, Yunan Kadastrosu'nun tekrarlayan ihtiyaçlarını neden özel yükleniciler aracılığıyla karşılamayı tercih ediyor?
• Önceki sözleşmelerin sonuçları nedir? Kısa süreli sözleşmelerle çalışan personelle hizmetin sürekliliği, bilginin korunması ve vatandaşlara kaliteli hizmet nasıl güvence altına alınıyor?
ELAS açıklamasını şu sözlerle bitiriyor: «Yunan Kadastrosu'nun yeterli ve istikrarlı bir insan kaynağına, liyakate dayalı personel alım süreçlerine ve modern altyapıya ihtiyacı var. Kurum bir sonraki ihaleye kadar bir ufukla çalışamaz.
Kamu parası, kamu hizmetlerini ve vatandaşlara gerçek anlamda hizmet verilmesini güçlendirmeli. Özel yüklenicilere bağımlılığı sürdürmek için kullanılmamalı.»
Bu politika sonunda ne zaman duracak?