Yunan Komünist Partisi Genel Sekreteri Dimitris Koutsoumbas, Ta Nea Savatokyriako gazetesindeki makalesinde, ABD hükümetinin Yunanistan'ı Amerikan LNG'si için Avrupa'ya giriş kapısı olarak seçmesinin büyük bir ulusal başarı gibi sunulduğunu yazıyor. Koutsoumbas'a göre sürekli bir iletişim bombardımanıyla, Dikey Koridor'un başarıyla işletilmesi hedefi de "milli mesele" olarak gösteriliyor. Bu plana desteklerini ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Yunan hükümeti ve sistem muhalefeti ifade ediyor.
Koutsoumbas, bu planın gerçek çıkarının kimde olduğunu da anlatıyor. Makaleye göre projenin başarısı için gerçekten endişe duyması gereken kişiler, projeyle bağlantılı belirli yerli ve Amerikan şirket grupları, LNG'yi taşıyan armatörler ve genel olarak bölgedeki konumunu yükseltmek isteyen yerli burjuvazi. Koutsoumbas bu konuda şunları söylüyor: «Bu planların gerçek çıkarı olan tek kesimler, projeyle bağlantılı belirli yerli ve Amerikan şirket grupları, LNG'yi taşıyan armatörler ve genel olarak bölgedeki konumunu yükseltmek isteyen yerli burjuvazidir.»
Koutsoumbas'a göre hükümet, sermayenin çıkarları için ülkeyi giderek daha derinden AB-Rusya enerji savaşına sürüklüyor. Hükümet, ülkeyi ayrıca Amerikan şirket grupları arasındaki rekabete ve Türkiye-İsrail'in Doğu Akdeniz'in daha geniş bölgesinde kontrol sağlamak için yürüttüğü rekabetçi planlara da dahil ediyor. Koutsoumbas bu noktada şöyle devam ediyor: «Halkımızın bu planların uygulanmasından hiçbir faydası yok. Ülkenin bu çelişkiler yumağına daha derinden karışması, onu emperyalist savaşın tırmanması durumunda askeri misilleme hedefi haline getiriyor. Revithousa ve Dedeağaç'taki LNG terminalleri gibi enerji altyapıları, Orta Doğu'dan Ukrayna'ya kadar tüm modern savaş bölgelerinde şimdiden hedef oluyor.»
Uluslararası deneyimlerin de gösterdiğini belirten Koutsoumbas, kâr güden bazı grupların çıkarına dayanan benzer planların uygulanmasının enerji pahalılığını azaltmadığını, buna karşın çevre açısından riskleri artırdığını söylüyor.
«İki dünya, iki karşıt sınıf çıkarı var»
Koutsoumbas, bugünkü akışkan çerçevede emperyalist merkezler arasındaki karşıtlıklar ve geçici ittifaklar nedeniyle rakip planlardan hangisinin sonunda galip geleceğinin kestirilmesinin zor olduğunu belirtiyor. Ayrıca şu tespiti yapıyor: «Her durumda, bir kez daha görülüyor ki iki dünya, iki karşıt sınıf çıkarı ve iki "vatan" var. Kimse, hükümetin ve bazı iş gruplarının halkı bu avro-atlantik planlamaya boyun eğdirme çabasına kapılmamalı.»
Koutsoumbas, ülkenin tüm enerji kaynaklarının halkın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılmasına imkân tanıyacak bir çözüm bulunduğunu savunuyor. Bu kaynaklar arasında linyit, yenilenebilir enerji, hidroelektrik enerji, doğal gaz ve termoelektrik enerji bulunuyor. Ona göre bu çözüm sosyalizmdir. Toplumsal mülkiyet ve bilimsel merkezi planlama sayesinde enerji bir meta değil toplumsal bir mal olur, refahın kaynağı olur ve halklar arasında savaşların nedeni olmaktan çıkar. Yunan Komünist Partisi Genel Sekreteri, makalesini şu sözlerle bitiriyor: «Bu umut verici çıkış yolunun açılması için KKE'nin güçleri, tehlikeli avro-atlantik planlara karşı verilen mücadelenin önünde her gün yer alıyor.»