Yunan polis adli tıp laboratuvarları, 2025 yılında 136'sı el yapımı yanıcı, 43'ü ise patlayıcı olmak üzere toplam 179 el yapımı düzenek inceledi. Bu dikkat çekici sayı, evlerden ofislere, polis merkezlerinden devlet dairelerine kadar uzanan kundaklama saldırılarının bitmek bilmeyen dalgasını gözler önüne seriyor. Düzeneklerin bir kısmı orman yangınlarıyla bağlantılı olsa da çoğu, anti-establishment grupların 'ateş festivali' adını verdiği kundaklama saldırılarıyla ilgili. Bu saldırılar, geleceğin kent gerillaları için bombalı ve silahlı eylemlere geçmeden önce bir tür kabul sınavı olarak görülüyor.
Öte yandan bazı durumlarda aşırı sağ gruplar da anti-establishment aktivistleri, yabancı uyrukluları ve diğer kişileri hedef alan saldırılar düzenledi. Bu tür kundaklama saldırılarının kamu güvenliği için ne kadar büyük bir risk oluşturduğu, Çarşamba günü Selanik'te 72 yaşında bir kadının hayatını kaybetmesiyle bir kez daha ortaya çıktı. Kadının, iktidardaki Yeni Demokrasi (YD) Partisi milletvekili Afroditi Nestora'nın annesi olduğu belirtildi.
Yetkililere göre, son yıllarda molotofkokteyli, gaz tüpü ve yanıcı sıvıların kullanıldığı en az 15 benzer saldırıda kimsenin ölmemesi tamamen şans eseri. Bu tür yangınlar hızla yayılabiliyor ve özellikle kapalı alanlarda, bina girişlerinde ve garajlarda zehirli gazların birikmesine yol açarak büyük tehlikeler yaratıyor.
Bu tür saldırıların en çarpıcı örneklerinden biri 5 Mayıs 2010'da Marfin Bankası'na yapılan kundaklamaydı. Atina'nın merkezinde bir protesto sırasında atılan molotofkokteyli sonucu üç banka çalışanı hayatını kaybetmişti.
Selanik'in Kimonos Voga Caddesi'ndeki ölümcül kundaklamayı aydınlatmak için terörle mücadele ekipleri, beş kilometrelik bir yarıçaptaki düzinelerce kameranın kayıtlarını inceliyor. Maskeli üç saldırganın daha önce Toumba ve Pylaia bölgelerinde iki YD yetkilisinin evine gaz tüpleri ve yanıcı sıvıyla saldırdığı ancak büyük bir hasar vermediği belirtildi.
Soruşturmacılar, şüphelilerin saldırı öncesindeki hazırlık hareketlerini ve aralarındaki iletişimi tespit etmeye odaklandı. Ayrıca en az üç saldırgan tarafından kullanıldığı düşünülen motosikletler aranıyor. Saldırganlardan birinin gözcülük yaptığı, kişisel araçların veya arkadaşlarına ait araçların da kullanılmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Polis ayrıca Selanik'te son yıllarda kaydedilen yaklaşık 40 kundaklama saldırısına ilişkin verileri de değerlendiriyor. Bu saldırılardan bazılarının hedefinde yine YD milletvekilleri Stratos Simopoulos ve Anna Efthymiou gibi isimler yer alıyor. Hedef kitlenin üst düzey yargıçlardan NATO askeri personeline, polis memurlarından aşırı sağ grup üyelerine kadar geniş bir yelpazede olduğu belirtiliyor.
180-200 Aktif Aktivist
Polis tahminlerine göre Selanik'te 180 ila 200 arasında aktif anti-establishment aktivisti faaliyet gösteriyor. Bu grupların, bir kısmı Selanik Aristoteles Üniversitesi içinde bulunan dört ya da beş işgal evini üs olarak kullandığı, ancak bu mekanların art arda düzenlenen polis operasyonlarıyla boşaltıldığı belirtiliyor. Soruşturmacılar ayrıca Atina'daki anti-establishment gruplar ve kent gerillalarıyla iş birliği yapıldığına dair kanıtlar da buldu.
Polis, kentteki en az üç aktif anarşist hareket organizatörüne odaklanmış durumda. Bu kişilerin, bu kez trajik bir sonuç doğuran son kundaklama dalgasının arkasındaki saldırı timini oluşturmak için üç ila dört genci işe aldığı düşünülüyor. Soruşturmacılar, saldırıların büyük ölçüde İskenderiye Caddesi'ndeki mülteci konut kompleksine yapılan müdahaleler ve Tithorea'da anti-establishment banka soyguncularının tutuklanmasıyla bağlantılı bir mesaj niteliği taşıdığına inanıyor.