Yunan sol muhalefeti ΕΛΑΣ, Başbakan Kiryakos Miçotakis'in pazar günkü paylaşımını hedef aldı. ΕΛΑΣ, paylaşıma şöyle karşılık verdi: “Toplumun, yalnızca 15 gün geçerli olduğunu gizleyen başka iletişim paylaşımlarına ihtiyacı yok. Siyasi bir değişime ve çıkar gruplarının kârlarının önüne çok sayıda insanın ihtiyaçlarını koyan ilerici bir yönetime ihtiyaç var.”
ΕΛΑΣ'ın Çevre ve Enerji Bölümü ise şu değerlendirmeyi yaptı: “Bay Kiryakos Miçotakis bir kez daha sanal bir gerçeklik sunmaya çalışıyor. Ancak hükümetin coşkulu açıklamalarının ardında, 3 milyon hane ve işletmenin yaşadığı sert gerçeklik, hükümetin anlatısını tamamen çürütüyor.”
1. 15 günlük “son kullanma tarihi” taşıyan önlemler ve ısınma mazotunda şok
Bay Miçotakis, devletin akaryakıta yönelik sübvansiyonlarını övüyor. Ancak bu desteklerin 31 Ekim'de sona erdiğini özenle saklıyor. Hükümet yalnızca iki haftalık geçici bir destek sunuyor ve şu soruyu yanıtlamaktan kaçınıyor: Vatandaşlar Kasım, Aralık ve Ocak aylarında ne yapacak?
Hükümet aynı dönemde, ısınma mazotunun litre fiyatının 1,55–1,60 euro olmasını “rahatlama” olarak sunuyor. Oysa bu fiyat, geçen yılki 1,10 euro/litrelik başlangıç noktasına göre yüzde 40 ila 50 daha pahalı. Başbakan ayrıca, 95 oktanlı kurşunsuz benzinde 1,3 milyar euroluk olağanüstü kâr elde eden rafinerilerin tam olarak 0 sent indirim sunduğunu gizliyor. Devlet ise sübvansiyonun yüzde 100'ünü vatandaşların kendi vergileriyle ödüyor.
2. Enerji depolamasına yönelik törenler, suç niteliğindeki ihmali gizlemek için
Başbakan, özel sektöre ait pil depolama ünitelerinin açılışını kutluyor. Ancak Yunanistan'ın yalnızca 0,7 GW depolama kapasitesine sahip olduğunu, buna karşılık Portekiz'in 3,7 GW'a sahip olduğunu saklıyor.
Yeni Demokrasi (ND) hükümetinin altyapıdaki yıllara yayılan gecikmesi nedeniyle 2025 yılında 2 TWh yeşil enerji boşa gitti. Bu durum ülkeyi pahalı doğal gaza bağımlı tutuyor ve “ucuz” yeşil elektriği az sayıda üretici için kâra dönüştürüyor.
3. Yeşil tarifelerde “elektrik şoku” ve enerji yoksulluğunun büyümesi
Hükümet durumu güzelleştirmeye çalışırken, yeşil tarifelerdeki 3 milyon hane Ekim ayında yüzde 12'lik yeni bir artışla karşı karşıya. Fiyatlar kilovat saat başına 34,7 sente kadar çıkıyor.
Avrupa İstatistik Ofisi Eurostat'ın verileri ise çarpıcı: Vatandaşların 5'te 1'i (yüzde 20) evini ısıtamıyor. Yunanistan da AB'de enerji güvencesizliğinin en yüksek olduğu ülkeler arasında hâlâ üst sıralarda yer alıyor.
ΕΛΑΣ'ın İlerici Alternatif Önerisi
Açıklamada, Yunan Sol Birliği (ΕΛΑΣ) Çevre ve Enerji Bölümü'nün “enerjinin kamusal bir mal olduğunu” açıkça belirttiği yazılıyor. Bölüm, şu taahhütleri sıraladı: “Doğrudan ve yapısal kırılmalar için taahhüt veriyoruz:”
Pompada akaryakıta üst fiyat sınırı: Isınma mazotunda litre başına 1,40 euro, motorinde 1,80 euro. Bunun yanında rafinerilerin kâr marjına zorunlu bir fiyat tavanı getirilmesi, olağanüstü kârlarının ayrıca vergilendirilmesi, Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) yarıya indirilmesi ve Katma Değer Vergisi'nin (KDV) yüzde 13'e düşürülmesi öneriliyor.
Elektrik faturalarında ortalamada yüzde 30 indirim: Her haneye garanti edilmiş, sabit ve uygun fiyatlı asgari bir enerji miktarı sağlanacak. Enerji Borsası dışında vadeli sözleşmeler yapılacak, devlet elektrik şirketi ΔΕΗ'nin stratejik kamusal rolü geri kazanılacak ve savunmasız aileler elektrik kesintilerine karşı tamamen korunacak.
Gerçek enerji demokrasisi: Her bölge biriminde 1 GW kapasiteli Belediye Enerji Toplulukları kurulacak. Böylece belediyelerin ve ΔΕΥΑ'ların (su ve kanalizasyon idareleri) enerji maliyeti sıfırlanacak, sosyal tarife finanse edilecek.
Yerli yeşil değer zinciri: Fotovoltaik panellerin ve elektrik depolama sistemlerinin montajı için bir üretim hattı kurulacak. Böylece yeşil dönüşüm yalnızca ekipman ithalatı değil, yerli katma değer ve istihdam anlamına gelecek.
Açıklamanın sonunda ΕΛΑΣ, mesajını bir kez daha yineliyor: “Toplumun, yalnızca 15 gün geçerli olduğunu gizleyen başka iletişim paylaşımlarına ihtiyacı yok. Siyasi bir değişime ve çıkar gruplarının kârlarının önüne çok sayıda insanın ihtiyaçlarını koyan ilerici bir yönetime ihtiyaç var.”