---
title: "Yunan ve uluslararası bilim insanları 500 metrelik fiber optik kabloyu Kolumbo'da deniz altı kulağına dönüştürüyor"
url: "https://yunanda.net/haber/yunan-ve-uluslararasi-bilim-insanlari-500-metrelik-fiber-optik-kabloyu-kolumbo-da-deniz-alti-kulagina-donusturuyor"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/yunan-ve-uluslararasi-bilim-insanlari-500-metrelik-fiber-optik-kabloyu-kolumbo-da-deniz-alti-kulagina-donusturuyor.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-11-08 10:06:12"
updated: "2026-11-08 08:21:08"
category: "Genel"
tags: ["Santorini","Milos","Kolumbo Yanardağı","Deniz Altı Araştırması","Yanardağ İzleme"]
source: "in.gr"
---

# Yunan ve uluslararası bilim insanları 500 metrelik fiber optik kabloyu Kolumbo'da deniz altı kulağına dönüştürüyor

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/yunan-ve-uluslararasi-bilim-insanlari-500-metrelik-fiber-optik-kabloyu-kolumbo-da-deniz-alti-kulagina-donusturuyor  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yunan ve uluslararası bilim insanları, Santorini'nin Kolumbo yanardağı çevresinde yaklaşık 500 metrelik fiber optik kabloyu deniz altı sensör ağına çevirmeye hazırlanıyor. Yöntem, kablo boyunca titreşimleri ve gaz kabarcıklarının seslerini ölçmeyi amaçlıyor. Teknoloji ilk olarak Milos'ta denendi, Kolumbo'daki uygulama ise bu günlerde yapılıyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-11-08 10:06
- **Kategori:** [Genel](https://yunanda.net/kategori/genel)
- **Etiketler:** Santorini, Milos, Kolumbo Yanardağı, Deniz Altı Araştırması, Yanardağ İzleme
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [in.gr](https://www.in.gr/2026/11/08/greece/ypothalassio-ayti-500-metron-se-santorini-kai-milo-optikes-ines-sta-vathi-tou-koloumpou/)

![Yunan ve uluslararası bilim insanları 500 metrelik fiber optik kabloyu Kolumbo'da deniz altı kulağına dönüştürüyor](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/11/8df312b8b90f379f9479904c5c05a057.jpg)

Yaklaşık 500 metrelik bir **fiber optik kablo**, Santorini ve Milos'taki deniz altı volkanik ve hidrotermal hareketleri izlemek için bir deniz altı «kulağına» dönüştürülüyor. Bilim insanları bu sayede, Ege'nin altında gerçekleşen ve şimdiye kadar görülemeyen süreçleri ortaya çıkarmayı hedefliyor.

Kablonun denize yerleştirilmesi bu günlerde Kolumbo'da yapılıyor. Çalışma, «HYDROSENSE» oşinografik seferinin bir parçası. Seferde **Yunan ve uluslararası bir bilim ekibi** yer alıyor. Ekipte Atina Ulusal ve Kapodistriyan Üniversitesi'nin (EKPA) Jeoloji ve Jeoçevre Bölümü Fiziksel Coğrafya Laboratuvarı'ndan araştırmacılar, Kaliforniya'daki Monterey Bay Akvaryum Araştırma Enstitüsü (MBARI) ve İtalya Ulusal Araştırma Konseyi (Consiglio Nazionale delle Ricerche – CNR) bulunuyor. Sefer, CNR'ye ait «Gaia Blu» araştırma gemisiyle yürütülüyor.

Kolumbo'nun seçilmesi tesadüf değil. Santorini'nin kuzeydoğusundaki bu deniz altı yanardağı, hem jeolojik risklerin izlenmesi açısından öncelikli bir alan hem de ileri teknolojileri test etmek için eşsiz bir doğal laboratuvar. 2025'in başında bir ay süren yoğun bir volkano-tektonik ve magmatik kriz yaşandı. Sismik etkinlik hızla Kolumbo'nun kuzeydoğusundaki Anydros adacığına doğru kaydı. Bu kriz sırasında **30.000'den fazla deprem** kaydedildi. Bu olaylar, deniz altı yanardağının yüksek tehlike taşıdığını ve bölgedeki deniz altı izleme altyapısının güçlendirilmesi ve yükseltilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Bölgenin sismolojik ve jeodinamik çalışmalarında önemli ilerleme kaydedilmesine rağmen kritik bilimsel boşluklar sürüyor. Bunlardan biri, mikro-sismik patlamalardan kaynaklanan zayıf akustik sinyallerin karasal sismik ağ tarafından algılanamaması. Bir diğeri ise deniz tabanındaki akışkan kanallarına ilişkin bilginin sınırlı olması.

## Kablo nasıl gelişmiş bir araca dönüşüyor

Okyanus araştırma seferinde, Dağıtılmış Akustik Algılama (Distributed Acoustic Sensing – DAS) adlı öncü bir teknoloji kullanılıyor. Fiber optik kablo denize bırakılıyor ve DAS sistemi fiber içine lazer darbeleri gönderiyor. Sistem, yansıyan ışıktaki en küçük değişimleri ölçüyor. Böylece kablo boyunca yüzlerce noktada titreşim ve akustik bozulmaları tespit ediyor. Sıradan bir kablo, yakın aralıklarla yerleştirilmiş ve çok hafif titreşimleri algılayabilen geniş bir deniz altı sensör dizisine dönüşüyor.

Deneyin amacı, deniz tabanından kaçan gaz kabarcıklarının çıkardığı sesin ne kadar gaz salındığını ve bunun zamanla nasıl değiştiğini gösterip gösteremeyeceğini araştırmak. Kabarcıklar oluşup yükselirken akustik ve mekanik bozulmalar üretiyor.

Kablonun tam olarak neyi kaydettiğini kontrol etmek için gaz çıkış noktalarının çevresine küçük ve bağımsız bir cihaz ağı yerleştiriliyor. Bu cihazlar sistemin işleyişini tamamlıyor. Bunlar arasında, kabarcıkları doğrudan kaydedip özelliklerini ölçebilen deniz altı stereoskopik kamera, termal değişimleri ölçen sıcaklık sensörleri ve kaçan gazın sesini kaydeden hidrofon bulunuyor.

Bilim insanları, gaz kabarcıklarının ürettiği ses ve titreşimleri tanıyıp diğer deniz altı gürültülerinden ayırıp ayıramayacaklarını araştırıyor. Ayrıca gaz salınımlarının zamanla değişip değişmediğini belirlemeye çalışıyor. Bu ölçümler, hidrotermal ve volkanik sistemlerin davranış ve gelişimini daha iyi anlamalarına yardımcı olacak. Bu sayede deniz altı volkanik etkinlik için erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesine olası bir katkı da sağlanabilir.

Oşinografik seferin sonunda kablo geri çekilecek. Ancak yöntem başarılı olursa, geniş alanlarda ve uzun süreler boyunca hidrotermal etkinliğin sürekli izlenmesini mümkün kılabilir.

## İlk deneme Milos'ta yapıldı

Fiber optik kablonun deniz altı kulağı olarak kullanılması, deneyin ilk aşamasında Milos'ta test edildi.

Milos, Ege'nin güneyindeki aktif volkanik yayın üzerinde yer alıyor ve dünyanın en büyük sığ deniz altı jeotermal sistemlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Milos'taki hidrotermal sistemde deniz suyu geçirgen tortullara ve çatlak kayaçlara sızıyor, derinlerde ısınıyor ve deniz tabanına geri dönerek çözünmüş kimyasal elementleri ile gazları taşıyor.

Milos, teknolojinin uygulanması için ideal koşullar sundu. Yunan devlet haber ajansı ΑΠΕ-ΜΠΕ'ye açıklamalarda bulunan MBARI'nin «Seafloor Processes Lab» laboratuvarının baş araştırmacısı Aaron Mikaleff, bu laboratuvarın yenilikçi izleme teknolojileriyle deniz tabanındaki süreçleri anlamaya çalıştığını anlatıyor. Mikaleff şöyle diyor: «Hidrotermal kaynaklar çok sığ sularda, kıyıya çok yakın yerlerde bulunuyor. Bu sayede lazer algılama cihazını korunaklı bir karasal noktaya kurabildik. Yerel dalgıçların yardımıyla deniz tabanına yaklaşık 500 metre fiber optik kablo yerleştirdik ve kabloyu gaz salınımının bilinen noktalarının yakınına dikkatle konumlandırdık. Bu, deney üzerinde bize önemli bir kontrol imkânı verdi.»

Milos'ta ayrıca MBARI'nin «CoMPAS Lab» laboratuvarında geliştirilen «MOLA AUV» adlı otonom deniz altı robotu kullanıldı. Robot, şimdiye kadar incelenmesi zor olan deniz tabanı alanlarını yüksek çözünürlükte ve üç boyutlu olarak haritalandırdı. Robotun kayıtları, hidrotermal yapıları, gaz çıkışlarını, bakteri tabakalarını ve deniz tabanındaki mineral birikintilerini gösteren üç boyutlu haritaların oluşturulmasına katkı sağlayacak.

## Kolumbo kraterindeki zorlu uygulama

Milos'tan Kolumbo'ya geçiş, araştırmacılar için teknik ve bilimsel bir sınav. Mikaleff'e göre Kolumbo, «çok farklı ve belki de daha da heyecan verici bir bilimsel zorluk» sunuyor.

Mikaleff, «Burada hidrotermal etkinlik aktif bir deniz altı volkanik sistemin içinde gerçekleşiyor. Magmatik süreçler, fay hareketleri ve akışkan dolaşımı birbiriyle etkileşiyor. Fiber optik ile algılama, bu süreçlerin birçoğunu aynı anda incelememize olanak tanıyabilir» diye konuşuyor.

Ancak Mikaleff, deneyin teknik açıdan çok daha zor olduğunu da belirtiyor. Ona göre, kabloyu araştırma gemisinden volkanik kraterin içine, neredeyse 500 metre derinliğe kadar yerleştirmeyi planlıyorlar. Milos'tan farklı olarak kabloyu yerleştirmek için dalgıçlara güvenemezler. Ayrıca sarp ve karmaşık volkanik yüzey şekilleri, kablonun hassas biçimde yerleştirilmesini önemli ölçüde zorlaştırıyor.

Bu yüzden ekip, kabloyu yerleştirmek için özel bir sistem kullanacak. Bu sistem, Mini-ROV adı verilen deniz altı robotik gözlemlerle desteklenecek.

Uzaktan kumandalı deniz altı araç (MiniROV), MBARI'nin CoMPAS laboratuvarında geliştirilen gelişmiş sensörlerle donatılmış durumda. Bu sensörler, bilim insanlarının karmaşık jeolojik yapıları ve hidrotermal özellikleri üç boyutlu ve çok yüksek çözünürlükte haritalamasına yardımcı olacak. Böylece gemiden yapılan geleneksel araştırmaların fark edemediği ayrıntılar ortaya çıkacak.

## «DAS teknolojisi bilimsel bir sıçrama»

Atina Ulusal ve Kapodistriyan Üniversitesi'nin (EKPA) Jeolojik Oşinografi profesörü Evi Nomikou, DAS teknolojisinin Kolumbo deniz altı yanardağı ve Milos hidrotermal alanına getirilmesini, «Ege'deki deniz altı volkanoloji ve oşinografi için gerçek bir bilimsel sıçrama» olarak nitelendiriyor.

Nomikou, ΑΠΕ-ΜΠΕ'ye yaptığı açıklamada şöyle diyor: «Optik kabloyu binlerce sanal sensörden oluşan yoğun bir ağa dönüştürerek deniz tabanındaki süreçleri “dinleyebilir” ve eşi benzeri görülmemiş bir doğrulukla kaydedebiliyoruz. Bu süreçler şimdiye kadar karasal sismolojik ağlar için görünmez kalıyordu. Büyük Amerikan araştırma enstitüsü MBARI ile yakın işbirliğimiz çok önemli, çünkü güney Ege'ye ileri teknoloji ve teknik bilgi birikimi taşıyor.»

Nomikou, 2025'in başındaki sismo-volkanik krizin, deniz altında sürekli izlemenin ulusal önem taşıdığını açıkça ortaya koyduğunu vurguluyor. Ona göre, optik kablonun kraterin içine yerleştirilmesi ve Geo-Sense sistemine bağlanması artık deniz tabanındaki çok zayıf öncü sinyalleri çözebilmeyi sağlıyor. Nomikou şöyle ekliyor: «Deniz altı sismik gürültüyü (tremor), mikro-sismik patlamaları ve akışkan kanallarının geometrisini kaydediyoruz. Aynı zamanda hidrotermal etkinliğin, deniz tabanındaki benzersiz mikrobiyal topluluklarla nasıl bağlantılı olduğunu haritalıyoruz.»

Son olarak Nomikou, Kolumbo'daki SANTORY deniz altı volkanik gözlemevinin tüm aygıtlarının devlet fonu ve Santorini Belediyesi'nin desteğiyle yeniden yerleştirilmesi gerektiğini öne çıkarıyor. Ona göre, deniz tabanının sürekli ve kesintisiz izlenmesi yalnızca periyodik araştırma programlarına dayanamaz. Santorini'nin ve güney Ege'nin güvenliği için istikrarlı kurumsal ve mali destek gerekiyor.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/yunan-ve-uluslararasi-bilim-insanlari-500-metrelik-fiber-optik-kabloyu-kolumbo-da-deniz-alti-kulagina-donusturuyor  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
