---
title: "Yunan yorumcu Tripoulas: GSI kablo projesi için Kasos'ta direniş çağrısı"
url: "https://yunanda.net/haber/yunan-yorumcu-tripoulas-gsi-kablo-projesi-icin-kasos-ta-direnis-cagrisi"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/yunan-yorumcu-tripoulas-gsi-kablo-projesi-icin-kasos-ta-direnis-cagrisi.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-11-07 12:47:48"
updated: "2026-11-07 11:50:21"
category: "Politika"
tags: ["Ege Denizi","Türkiye-Yunanistan Gerginliği","Kasos","GSI Kablo Projesi"]
source: "The National Herald"
---

# Yunan yorumcu Tripoulas: GSI kablo projesi için Kasos'ta direniş çağrısı

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/yunan-yorumcu-tripoulas-gsi-kablo-projesi-icin-kasos-ta-direnis-cagrisi  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yunan yorumcu Tripoulas, Yunanistan'ı Kıbrıs ve İsrail'e bağlamayı planlayan GSI kablo projesinde Atina'nın Türkiye karşısında geri adım atmaması gerektiğini savunuyor. Yazıya göre Ankara, projede kendisinden izin istenmesini sağlayarak bölgede hak iddia etmeye çalışıyor. Yazar, Libya'daki yasa dışı mutabakat ve Ege'deki gelişmeler karşısında Yunanistan'ın kararlı durması ve gerekirse seçimleri öne alarak son sözü halka bırakması çağrısında bulunuyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-11-07 12:47
- **Kategori:** [Politika](https://yunanda.net/kategori/politika)
- **Etiketler:** Ege Denizi, Türkiye-Yunanistan Gerginliği, Kasos, GSI Kablo Projesi
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [The National Herald](https://www.thenationalherald.com/hic-kasos-hic-salta/)

![Yunan yorumcu Tripoulas: GSI kablo projesi için Kasos'ta direniş çağrısı](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/11/8d61cbffe28286571e5e8dac93b3a504.jpg)

Yunanlıların sık kullandığı “Rodos işte, zıpla burada” atasözü, Ezop'un “Kendini Beğenmiş Gezgin” adlı ünlü masalına dayanır. Masalda bir adam, Rodos adasında yaptığı çok uzun bir sıçramayı övünerek anlatır. Yanındaki biri ona şöyle cevap verir: “İşte Rodos, zıpla burada.”

Dersin özü, laf kolaydır ve başarıların tekrarlanması gerekir. Ezop'un bu sözü, adaları yerine koyarsak, bugünkü Yunan dış politikası için de geçerli. Türkiye'nin provokasyonları sonucunda Yunanistan, Kasos'un hemen açıklarında iki kez geri çekilmek zorunda kaldı. Bu provokasyonların amacı, Yunanistan'ı Avrupa anakarasına, Kıbrıs'a ve sonunda İsrail'e bağlamayı planlayan GSI deniz kablosunun döşenmesi hazırlıklarını bozmaktı. Şimdi Yunanistan, **2 milyar avrodan fazla** tutarındaki bu AB destekli altyapı projesini hayata geçirmek için üçüncü (ve büyük ihtimalle son) bir girişimde bulunuyor. Bu an çok kritik. Yapılacak küçük bir hata projeyi raydan çıkarabilir ve Yunanistan'ın egemenlik haklarını, hatta toprak bütünlüğünü tehlikeye atabilir.

Yazara göre Türkiye, Yunanistan'ın karasal haklarına el uzatmak ve yayılmacı gündemini yeniden teyit etmek istiyor. Ankara'nın talebi ilk bakışta basit görünüyor. Ankara, bu projede kendisinden izin istenmesini sağlayarak bölgedeki haklarını ileri sürmek istiyor. Böyle bir talep Yunanistan'dan gelemeyeceği için Ankara, Yunanistan'la ortak olan Fransız kablo şirketini yazılı bir bildirim vermeye ikna etmeye çalışıyor. Ankara bu belgeyi bir izin talebi gibi öne sürerek Atina'nın yetkisini ele geçirmeye çalışacak. Yazar, en az iki eski Yunan başbakanın da belirttiği gibi, Ankara'nın bu iddialarına boyun eğmenin kritik bir hata olacağını söylüyor.

Bildirim olsun ya da olmasın, Türkiye “gözetim” yapmak bahanesiyle bölgeye savaş gemisi göndermeye çalışacak. Atina buna izin verirse bu AB projesi fiilen kaçırılmış olur ve Ege'deki taleplere sessizce boyun eğilmiş olur. Kablo hazırlıklarını bozmaya yönelik her girişime Yunan deniz kuvvetleri kararlılıkla karşılık vermeli. AB bu kritik dönemde birlik olmazsa, Ankara'nın bir sonraki adımı Ege'deki her Yunan faaliyetini sekteye uğratmak olacak. Hatta Türkiye, Yunan adalarını ele geçirecek kadar cesaretlenebilir.

Geçen ay Ankara, Atina'yı şaşırttı. **Libya Parlamentosu'nda bir darbe** düzenleyen Ankara, 2019'da Libya rejimiyle imzaladığı yasa dışı mutabakatın onaylanmasını sağladı. Bu mutabakat, Atina, Lefkoşa ve Kahire'nin münhasır ekonomik bölgelerine uzanan bir Münhasır Ekonomik Bölge kurulmasını öngörüyor. Bölge ülkeleri, AB ve ABD bu adımı hızla kınadı. ABD'nin ise daha net bir açıklama yapabileceği belirtildi. Yine de Yunanistan'ın Ankara'nın siyasi hamlesini engelleyemediği gerçeği değişmiyor. Yunan Dışişleri Bakanı belgenin yasa dışılığını istediği kadar dile getirebilir. Ancak akla gelen yakıcı soru hâlâ şu: “Yunanistan bunun karşısında ne yapacak?” Yazara göre Kıbrıs'ın işgali de yasa dışıydı, ama son 52 yılda bu durum hiçbir şeyi değiştirmedi. 1974'te Yunanistan Türkiye'nin Kıbrıs'a erişimini engelleyebilseydi, bugün bu sorun var olmazdı.

Bu yıl ilerleyen aylarda Türkiye, tanıdığı altı deniz millik karasularının dışındaki Ege'deki her şeyi kendisine ait saymayı öngören “yasa dışı” başka bir yasa çıkarmayı planlıyor. Fırsatçılığı elden bırakmayan Türkiye, iyi bir fırsatı kaçırmak istemiyor. ABD ara seçimlerinin ardından, İsrail'deki siyasi belirsizlik, Yunanistan'ın seçime gidiyor olması, isyanlar nedeniyle kaos içindeki Avrupa, Ukrayna ve Rusya'daki süren çatışmalar ve Tom Barrack'ın görevinde denetimsiz davranması bir arada düşünüldüğünde, Ankara bunu Atina'nın gücünü sınamak için altın bir fırsat olarak görebilir.

Mevcut Yunan hükümetinin dış politika hatalarına rağmen (başta 2023 Atina Deklarasyonu ve Türkiye'ye sürekli yumuşak davranması), Yunan kuvvetleri 2020'de Ankara'nın başlattığı hibrit saldırıda Evros'u başarıyla savundu. Aynı yıl Yunan kuvvetleri, Meis'teki Türk amiral gemisini manevralarla geri çekilmek zorunda bırakarak aşağılayıcı bir geri çekilişe zorladı. Yazara göre Yunanistan, siyasetçileri izin verirse Türk tehditlerine karşı kendini savunacak askeri kapasiteye ve beceriye sahip. Türkiye bu önemli AB projesinin hayata geçirilmesinden önce bir emsal oluşturmaya kararlı olduğu için Yunanistan sağlam durmalı. Aksi halde Ege Denizi ve Doğu Akdeniz'de kapılar açılabilir.

Mevcut Yunan yönetimi, görev süresinin son aylarında gelecekteki yönetimleri kısıtlayabilecek adımlardan kaçınmalı. Eğer kendi toprakları için durmaya cesaret edemiyorsa, seçimleri birkaç ay öne çeksin. Her parti, Yunanistan'ın egemenlik haklarını korumaya ilişkin tutumunu açıklasın ve son sözü halk söylesin. Başka herhangi bir politika, en hafif tabirle onursuzluk olur.

Yunanistan'ın 28 Ekim'deki (“OXI” Günü) ulusal kutlamasının ardından, geçmişin onurlu başarılarının yalnızca bugünü ilham verip geleceği şekillendirdiği sürece bir anlam taşıdığını hatırlamak önemli. Yazı, “İşte Kasos, hattı burada tut.” sözüyle bitiyor.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/yunan-yorumcu-tripoulas-gsi-kablo-projesi-icin-kasos-ta-direnis-cagrisi  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
