Miçotakis, Brüksel'deki açıklamasında seçim odaklı harcama hamlesini reddederken ek destek tedbirlerine kapıyı açık bıraktı. Enerji krizinin hane halklarını ve işletmeleri zorladığı bir dönemde Başbakan, hükümetin müdahale seçeneklerini tüketmediğini kamuoyuna güvence altına aldı. Aynı zamanda muhalefete de net bir mesaj gönderdi.
Miçotakis şöyle konuştu: "Bazıları, seçimlerde daha popüler olmak için bütçeyi zorlayacağımızı ve sağa sola para dağıtacağımızı düşünüyorsa, korkarım bu yaklaşımın benim siyaset anlayışıma uymadığını defalarca gösterdim." Başbakan, geçmişte ülkeyi "kayalara sürükleyenleri" de hedef aldı.
Miçotakis'in anlattığına göre hükümetin izlediği yol, mali istikrarı tehlikeye atmadan ihtiyaç duyulan yerlerde daha fazla destek sağlamak. Yani bütçeyi seçim için zorlamayacağını ama gerekli gördüğünde destek vermekten de kaçınmayacağını ortaya koydu.
"Destek burada bitmiyor" – Yeni tedbirler hakkında söyledikleri
"Toplum için destek, açıkladığımız tedbirlerle sınırlı değil" diyen Miçotakis, krizin gelişimine bağlı olarak yeni müdahalelerin mümkün olduğunu açıkça belirtti.
Başbakan, Yunanistan'ın şu anda hane halklarını ve işletmeleri destekleyebilecek bir konumda olduğunu, buna karşın aşırı açık prosedürü altında bulunan bazı Avrupa ülkelerinin bu imkâna sahip olmadığını söyledi.
"Avrupa'dan sihirli çözümler beklemiyorum" diyen Miçotakis, Atina'nın hedefinin fazla mali esneklik elde etmek olduğunu anlattı. Bu esnekliğin hedefli ve geçici tedbirler için kullanılacağını, fazla hedeflerinde ise değişiklik yapılmayacağını vurguladı.
Başbakan ayrıca ısınma yağına ilişkin tedbirleri savundu. Hükümetin bu konuda "gerçekten elinden gelenin en iyisini yaptığını" ifade etti.
"Biz Galya köyü değiliz" – Artan maliyetlere ilişkin uyarı
Sert bir çıkış yapan Miçotakis, Yunanistan'ın ekonomisini uluslararası çalkantılardan koruyabileceği yönündeki beklentileri yumuşatmaya çalıştı.
"Yunanistan'ın bu krizden yalıtılmış ve tamamen etkilenmeyen bir Galya köyü gibi olacağını düşünen varsa, korkarım yanılıyor" diyen Miçotakis, bu sözleriyle dikkat çekti.
Başbakan, iki savaşa ve büyük enerji krizine değindi. Hükümetin petrol ve diğer ürünlerdeki fiyat dalgalanmalarından doğabilecek her ihtiyacı önceden öngöremeyeceğini anlattı.
Tarım ve uyum politikasında "taviz yok" – 16 ülkelik cephe
Başbakan, Avrupa Birliği'nin bir sonraki çok yıllı bütçesi üzerindeki müzakerelerde de kararlı bir tutum sergiledi. Yunanistan, Ortak Tarım Politikası ve uyum politikasının finansmanını korumak isteyen diğer 15 ülkeyle birlikte hareket ediyor.
Miçotakis, "Tartışmalarımızdan çok net ortaya çıktı ki tarım politikası ve uyum politikası, en azından Avrupa Komisyonu'nun önerdiği finansman düzeylerinde korunmalı" dedi.
"Bu plan konusunda taviz verebilecek durumda değiliz ve 15 başka ülke de bu görüşte" diye ekleyen Başbakan, müzakerelerin diğer alanlarında uzlaşıya kapıyı kapatmadığını söyledi. Finansmanın, daha zengin ülkelere orantısız bir yük bindirilmeden bulunması gerektiğini de kabul etti.
Zamanlama konusunda ihtiyatlı konuşan Miçotakis, Aralık ayına kadar bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını tahmin edemeyeceğini belirtti. "2027'nin ilk yarısı zor geçecek" diyerek uyarıda bulundu.
Androulakis'e "mavi mektuplar" üzerinden gönderme
Başbakan, göç ve Avrupa girişimlerine ilişkin tartışmalarda Nikos Androulakis'i de hedef aldı.
"Mavi mektupların Avrupa Konseyi'nde sıklıkla yanıt aldığını görebilirsiniz" diyen Miçotakis, bu ifadeyle muhalefet liderine gönderme yaptı.
"Bu, Avrupa politikası haline gelen bir Yunan girişimi" diye ekleyen Başbakan, "sınırlarımızı korumak bizim görevimiz" diyerek sözlerini tamamladı.
Sanayi ve yeşil dönüşüm üzerine mesaj
Enerji konusunda Miçotakis, Avrupa sanayisinin rekabet gücünü zedelemeden yeşil dönüşüme hız verilmesi gerektiğini yineledi.
"Henüz dekarbonizasyonu sağlamak için gereken teknik çözümlere sahip olmayan ekonomi sektörlerine ek maliyetler yüklememeliyiz" diyen Başbakan, bu sektörlere dikkat çekti.
"Yeşil dönüşüm, üretken bir Avrupa ve üretken bir Yunanistan için destekle birlikte yürümeli" diyen Miçotakis, yenilenebilir enerji kaynaklarının ve enerji depolama tesislerinin yaygınlaştırılmasının enerji maliyetlerini kontrol altında tutmanın temel araçları olduğunu yineledi.