Yunan Narkotik Kovuşturma Alt Müdürlüğü Müdürü Yannis Karydakos, sentetik uyuşturucu kullanımının ciddi riskler taşıdığını uyarıyor. Karydakos, bu görevi Organize Suçla Mücadele Müdürlüğü bünyesinde yürütüyor.
Yunan haber ajansı ΑΠΕ-ΜΠΕ'ye konuşan Karydakos, uyuşturucu kullanmanın risklerine dikkat çekerek “Bu uyuşturucuyu alan kişinin içinde ne olduğuna dair hiçbir fikri yok” dedi. Karydakos'a göre bu maddelerin üretimi kimyasal sentez gerektiriyor. Üretim koşulları ile üreticilerin kimliği ise bilinmiyor. Sonuçta kullanıcılar, hangi etken maddeleri ya da hangi oranda içerdiğini bilmeden kaynağı belirsiz maddeleri tüketiyor. Karydakos, “Ne içerdiğini, hangi koşullarda ve kim tarafından üretildiğini bilmediğimiz tehlikeli bir ürün ortaya çıkıyor” diye vurguladı.
Karydakos, makamların bu tür maddelere el koyduğunda bunları bileşimini belirlemek için Devlet Genel Kimya Laboratuvarı'na gönderdiğini de ekledi. Buna karşılık kullanıcı, satın aldığı üründe kesin olarak neyin bulunduğunu bilemiyor. Karydakos, “Sizi olduğu yerde öldürebilecek bir zehir olabilir” diyerek bileşimi bilinmeyen maddeleri tüketmenin risklerine dikkat çekti.
Uyarıcılar, MDMA ve İkinci Dünya Savaşı'ndaki kullanımı
Narkotik Kovuşturma Alt Müdürlüğü Müdürü'ne göre Yunanistan'da en çok rastlanan sentetik uyuşturucular, “ecstasy” olarak da bilinen MDMA gibi uyarıcılar.
Uyarıcı maddelerin uyanıklığı ve dayanıklılığı artırmak için kullanılması yeni bir olgu değil. Karydakos, metamfetaminin İkinci Dünya Savaşı'nda Alman silahlı kuvvetleri tarafından Pervitin adıyla yaygın biçimde kullanıldığını hatırlatıyor. Madde, askerlerin yorgunluğunu azaltıp uyanıklıklarını artırıyordu.
“Bunu yapmalarının sebebi, metamfetaminin insana büyük bir enerji vermesi ve ketlerini ortadan kaldırması” diyen Karydakos, uyarıcı maddelerin davranış üzerindeki etkisini böyle anlatıyor.
Karydakos'a göre uyarıcıların kullanımı daha sonra eğlence dünyasıyla da ilişkilendirildi. MDMA gibi maddeler gece kulüplerinde ve rave müzik sahnesinde popüler hale geldi. Bu maddelerin etkisi uzun süreli fiziksel aktiviteye yol açabiliyor. Kullanıcı, yorgunluğunu zamanında fark edemeyebiliyor.
MDMA kullanımı ise ciddi riskler taşıyor. Bunlar arasında vücut ısısında tehlikeli artış, kalp ve damar komplikasyonları ile vücudun sıvı dengesinin bozulması sayılıyor. Madde bilinmeyen bir dozda alındığında ya da başka maddelerle birlikte kullanıldığında riskler artabilir.
“Pembe kokain” ve bilinmeyen içeriği
Karydakos, “pembe kokain” olarak da bilinen maddeye özel olarak değiniyor. “Tusi” ya da “tuci” adıyla da anılan bu maddenin, Karydakos'un açıklamasına göre mutlaka kokain olmadığını, partiden partiye farklılık gösterebilen bir madde karışımı olduğunu belirtiyor.
“Çok karşılaştığımız şey, ‘pembe kokain’ denen madde. Kokain değil, sentetik bir uyuşturucu ve son bir ila iki yıldır ülkemizde çok popüler” diyen Karydakos, bileşiminin de sabit olmadığını ekliyor.
Farklı örneklerde farklı maddelere rastlanabildiğini belirten Karydakos, bunun etkileri öngörülemez hale getirdiğini ve kullanıcı için riski artırdığını söylüyor.
Posta paketleri ve internet üzerinden dağıtım
Dağıtım yöntemlerine değinen Karydakos, posta gönderilerinin sentetik maddelerin Yunanistan'a ulaşma yollarından biri olduğunu belirtiyor. Bu gönderiler çoğunlukla küçük miktarlarda oluyor.
Öte yandan kolluk makamları, iletişim uygulamaları üzerinden yapılan dağıtım vakalarını tespit etti. Darknet olarak bilinen karanlık internet pazarı ise yasa dışı maddelerin sipariş edilmesine ve ödemelerin dijital para birimleriyle yapılmasına imkân tanıyor.
Karydakos, Yunanistan'ın sentetik uyuşturucuların yayılımı konusunda diğer Avrupa ülkeleriyle aynı düzeyde olmadığını düşünüyor. Yine de dış ülkelerdeki eğilimlerin yurt içi piyasayı kademeli olarak etkilediğini gözlemliyor.
Yunanistan'a ulaşan sentetik uyuşturucular nerede üretiliyor?
Karydakos, Yunanistan'daki son sentetik uyuşturucu laboratuvarının 2000'lerin başında Korint'te tespit edildiğinin altını çiziyor. Ona göre yurt içi piyasa hâlâ esas olarak kenevir, kokain ve eroin gibi geleneksel uyuşturucuların dolaşımıyla karakterize ediliyor.
Sentetik madde üretiminde öne çıkan ülkeler olarak Hollanda, Belçika, Polonya ve Çekya'yı sayan Karydakos'un ifadesiyle, Yunanistan'a ulaşan maddeler bu ülkelerden geliyor.
Fentanil konusunda Karydakos, kurumunun elindeki bilgilere göre Yunanistan'da şimdiye kadar buna benzer bir yayılımın tespit edilmediğini belirtiyor. Ancak diğer ülkelerdeki deneyimin, uyuşturucu dağıtımındaki yeni eğilimlerin izlenmesini zorunlu kıldığını vurguluyor.
Fentanil, yüksek aşırı doz riski taşıyan güçlü bir sentetik opioid. Başka ülkelerde, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri'nde ciddi bir halk sağlığı sorununa yol açıyor.