Yunanistan, Türkiye ile artan gerilime karşı silahlı kuvvetlerini 1974'ten beri en büyük revizyondan geçiriyor. Doğu'nun en doğusundaki adalarına ve Evros sınırına gizli üsler ve füze sistemleri yerleştiren Atina, bu adımları 'batmaz kaleler' olarak adlandırdığı bir stratejiyle hayata geçiriyor. Bu hamle, Türkiye'nin retoriğini keskinleştirdiği bir dönemde geliyor.
Yunanistan'ın bu adımları, Türkiye'nin artan baskısına karşı bir yanıt olarak görülüyor. Yunan yetkililer, Türkiye'nin revizyonist baskısının bir parçası olarak değerlendirdikleri bu süreçte Agenda 2030 programını hızlandırıyor. Program, savunma yetkilileri tarafından on yıllar içindeki en kapsamlı askerî reform olarak tanımlanıyor.
Yunanistan, bu ayın sonuna kadar İsrail yapımı antibalistik ve anti-hava sistemlerinin satın alınmasını onaylayacak. Bunlar, BARAK füze savunma sistemi, David'in Sling ve SPYDER'ı içerecek. Bu sistemler, Yunanistan'ın planladığı çok katmanlı hava savunma kubbesinin omurgasını oluşturacak.
Yunanistan, ayrıca Ege Adaları ve Evros Nehri boyunca gizli bir tahkimat programını yürütüyor. Yetkililer, bu çalışmanın Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşlardan alınan derslere dayandığını belirtiyor. Bu savaşlarda geleneksel, yer üstündeki askeri tesislerin ucuz ama ölümcül dronlar ve hassas güdümlü füzeler karşısında çok savunmasız olduğu görüldü.
Plan, anakara Yunanistan'da 207 ve adalarda 315 yeni proje öngörüyor. Yetkililer, tüm bunları üç yıl içinde tamamlamayı hedefliyor. Savunma Bakanı Nikos Dendias, programı Temmuz 2025'te tartışırken bütçenin 65 milyon euro olduğunu ve bu çalışmanın diğer bazı savunma reformları gibi zaten geç kaldığını söyledi. Dendias, 12 Haziran 2026'da Malakasa'da yeni bir askeri drone fabrikasının temel atma törenine de katıldı.
Strateji, düzinelerce küçük, savunmasız kampı daha güçlü tesislerle birleştirmeyi içeriyor. Bunlar yarı yerin altında veya tamamen yerin altında olacak ve düşman uyduları ile keşif dronlarından gizli tutulacak. Yetkililer, yerin altına inmeyi Yunan kuvvetlerini ani bir saldırıya karşı canlı tutmanın anahtarı olarak görüyor.
Projeler, yerin altında sığınaklar, zırhlı mühimmat depoları ve gizli komuta ve kontrol merkezlerini içeriyor. Hedef, her adanın savunma kabiliyetini ilk çatışma saatlerinden sonra da korumasını sağlamak.
Yerin altında ve yarı yerin altında konumlar sadece personeli barındırmayacak. Ayrıca İsrail yapımı Spike NLOS füzeleri gibi yüksek hassasiyetli silah sistemlerini de barındıracak. Bu sistemler gerektiğinde yerin altında kalacak, sonra düşman gemilerine veya amfibi kuvvetlere onlarca kilometre uzaklıktan vuracak ve hızla yerin altına dönecek, böylece tespit edilmeyecek.
Bu yaklaşım altında her Ege Adası, pasif bir savunma ön karakolundan Yunan savunma yetkililerinin 'otonom, batmaz kale' olarak adlandırdığı bir yapıya dönüşecek.