Yunanistan Merkez Bankası Başkanı Yannis Stournaras, Yunan ekonomisinin yeniden sağlam bir büyüme yoluna girdiğini ve euro bölgesini geride bırakmaya devam ettiğini ancak artan petrol fiyatları ve jeopolitik gerilimler gibi dış risklerin enflasyonu bölge ortalamasının üzerinde tutabileceğini söyledi.
Skai radyosuna konuşan Stournaras, yatırımın Yunan ekonomisinin ana itici gücü olmaya devam ettiğini belirterek, Yunanistan'ın son yıllarda yatırımlarını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekti. Yatırımların gayri safi yurt içi hasılaya oranının 2019'dan bu yana belirgin şekilde yükseldiğini ekleyen Stournaras, reform ivmesinin korunması ve mevcut Avrupa Birliği fonlarından daha iyi yararlanılması gerektiğini vurguladı.
Stournaras, Yunanistan'ın mali durumu konusunda da iyimser bir tablo çizerek, ülkenin önceki yıllara göre çok daha güçlü bir konumda olduğunu söyledi. Ancak bu ilerlemenin sürdürülebilmesi için istikrarlı bir siyasi ve ekonomik ortam gerektiği uyarısında bulundu.
Enflasyon ve enerji
Stournaras, enerji fiyatlarındaki yeni bir yükselişin enflasyon görünümü için önemli bir risk oluşturduğu uyarısında bulundu. Yunanistan'ın uyumlaştırılmış enflasyon oranının 2025'teki %2,9 seviyesinden 2026'da %3,8'e yükseleceğini, ardından takip eden yıllarda kademeli olarak düşeceğini öngördüklerini açıkladı.
Yüksek küresel petrol fiyatlarının sadece akaryakıt maliyetlerine değil, aynı zamanda hizmetler ve mamul mallara da yansımasının beklendiğini ifade etti.
Stournaras, bu riski küresel petrol sevkiyatı için hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizliklere bağladı. Enerji piyasalarının bu gerilimlere sert tepki verdiğini ve Brent petrolün kısa süreliğine varil başına 90 doların üzerine çıktığını belirtti.
Merkez Bankası'nın değerlendirmesine göre, uluslararası enerji fiyatları yakın vadede düşmezse enflasyonist baskılar yüksek kalmaya devam edebilir.
Verimlilik ve ücretler
Stournaras, reel ücret artışının verimlilik kazanımlarına dayanması gerektiğini, sürdürülebilir maaş artışlarının daha güçlü ekonomik temellerle desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Ortalama reel ücretlerin son yıllarda genel olarak verimlilikle paralel arttığını ve bunu olumlu bir gelişme olarak değerlendirdiğini belirtti. Ayrıca sosyal politikaların, ülkenin iyileşen kamu maliyesinin yarattığı mali alan kullanılarak en kırılgan hanelere yönelik olması gerektiğini ifade etti.