Yunanistan'ın en ölümcül orman yangınlarından birinin anıları, sevdiklerini kaybedenler için hala taze. Ülke bir kez daha zorlu bir yaz sezonuna hazırlanırken endişeler de büyüyor.
Başkent Atina'nın yaklaşık 40 kilometre kuzeydoğusundaki Mati'de bir evin oturma odasında, şömine rafındaki çerçeveden Tania Gazeridou'nun ışıltılı yüzü bakıyor. Eşi Yiorgos Kairis, "Hayatımın aşkıydı" diyor.
Gazeridou, 23 Temmuz 2018'de, Ege Denizi kıyısındaki bu tatil beldesini birkaç saat içinde küle çeviren şiddetli bir yangında dumandan boğularak hayatını kaybetti.
Resmi rakamlara göre, kuvvetli rüzgarın alevleri körükleyip tepeden aşağı inerek Atina yoluna atlaması ve önüne çıkan her şeyi yok etmesi sonucu toplam 104 kişi öldü.
Felakete, itfaiye ekiplerinin geç müdahalesi ve acil durum koordinasyonundaki eksiklikler gibi bir dizi başarısızlık yol açtı. Geçen yıl dört eski yetkiliye hapis cezası verildi.
Mati'de yaşananlar Yunanistan'ın hafızasına kazındı ve yetkilileri yangın çıktığında sistematik tahliye politikası uygulamaya yöneltti.
Ülke, küresel ısınmanın ön saflarında yer alıyor. Personel ve ekipman artırılmasına rağmen her yıl ölümcül orman yangınları arazi ve mülkleri yok ediyor. Geçen yıl Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi'ne (EFFIS) göre 47 bin 500 hektardan fazla alan kül oldu. Bir önceki yıl ise alevler Atina'nın banliyölerine kadar dayanmıştı.
Gazeridou, kocası tepede yardım ararken mutfağında öldü. Kairis, "Aklımı hâlâ kurcalayan bir şey var: Ona geri dönüp bulacağıma söz vermiştim ama başaramadım" dedi.
Kalli Anagnostou ise, "Yangın bizim için hiç sönmedi. Fiziksel ve psikolojik etkileriyle yaşıyoruz" diye konuştu. Anagnostou ve o zaman beş buçuk yaşında olan oğlu, vücutlarının yüzde 45'inde yanık oluştu. Anagnostou, "Bazı günler normal şekilde kalkamıyorum, yürüyemiyorum. Nörolojik etkileri de var, cilt kanseri riski yüksek. Oğlum yıllarca doğum günü pastasında mum yakmak istemedi. Birinin çakmak kullandığını görür görmez ağlamaya başlıyordu" dedi.
Hem Anagnostou hem de Kairis, o gün yaşanan başarısızlıklar, özellikle de alevlerden kaçmaya çalışırken kendilerine yardım edilmemesi nedeniyle Yunan devletini suçluyor. Anagnostou, "Gereken ciddiyetle ele alınsaydı, kimseyi tehdit etmez ve hiçbir can kaybı yaşanmazdı" ifadelerini kullandı.
Yunan yetkililer, o tarihten bu yana cep telefonlarına acil durum mesajları veya tahliye emirleri gönderen bir uyarı sistemi kurdu. Ancak Kairis, bunu sorumluluğu halka yüklemenin bir yolu olarak görüyor.
Yunanistan ayrıca 2022'den 2026'ya kadar önleme çalışmalarına yaklaşık 667 milyon avro (757 milyon dolar) yatırım yaptı. Hükümet, bu yaz 100'den fazla drone ve yangınların çıkışını tespit edip yayılmasını izleyebilen dört termal görüntüleme uydusunun konuşlandırılacağını açıkladı. Profesyonel itfaiyeciler ve gönüllülerden oluşan yaklaşık 18 bin kişilik ekip seferber edildi; bu sayı 2022'ye göre yüzde 15 arttı.
Atina Ulusal Gözlemevi'nden kıdemli araştırmacı Theodore Giannaros, yangınların erken tespitinin artık en önemli şey olduğunu söylüyor. Ancak "entegre yangın yönetimi"nin, özellikle de yaz aylarında mevcut yakıt miktarını azaltmak için kışın kontrollü yakma yapılması gibi önleyici tedbirlerin iyileştirilmesi gerektiğini belirtiyor. Otlatmanın da yanıcı bitki örtüsünün birikmesini sınırlamaya yardımcı olduğu için önemli olduğunu vurguluyor.
Mati'de yıkılan evler yeniden inşa edildi ve doğa iyileşiyor. Ancak acı, mağdurlar için hala taze.