---
title: "Yunanistan'ın bazı bölgeleri neden sel felaketlerine daha yatkın"
url: "https://yunanda.net/haber/yunanistan-in-bazi-bolgeleri-neden-sel-felaketlerine-daha-yatkin"
markdown_url: "https://yunanda.net/haber/yunanistan-in-bazi-bolgeleri-neden-sel-felaketlerine-daha-yatkin.md"
site: "yunanda.net"
language: "tr"
published: "2026-10-20 08:30:37"
updated: "2026-10-20 05:43:10"
category: "Yaşam"
tags: ["Attika","Sel Felaketi","Yunanistan Sel Riski","Niki Evelpidou"]
source: "To Vima"
---

# Yunanistan'ın bazı bölgeleri neden sel felaketlerine daha yatkın

> **Haberin asıl (HTML) sayfası:** https://yunanda.net/haber/yunanistan-in-bazi-bolgeleri-neden-sel-felaketlerine-daha-yatkin  
> Bu, haberin yapay zekâ ajanları için hazırlanmış Markdown sürümüdür. Okurlar için asıl sayfa yukarıdaki bağlantıdır.

**Özet:** Yunanistan'da sel riski; arazi yapısı, drenaj havzaları, dere yatakları ve yerleşim düzeni gibi etkenlerin birleşiminden doğuyor. Atina Üniversitesi'nin 1886-2022 arasındaki 1.994 sel olayını incelediği çalışma, felaketlerin büyük bölümünün sonbahar ve kış aylarında yaşandığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, yağmuru durduramasak da sel zararını azaltmak için havza bazlı yönetim ve doğaya dayalı çözümlerin önemine dikkat çekiyor.

- **Yayın tarihi:** 2026-10-20 08:30
- **Kategori:** [Yaşam](https://yunanda.net/kategori/yasam)
- **Etiketler:** Attika, Sel Felaketi, Yunanistan Sel Riski, Niki Evelpidou
- **Yazan:** Yunanda.net
- **Kaynak:** [To Vima](https://www.tovima.com/society/why-some-parts-of-greece-are-more-prone-to-flooding/)

![Yunanistan'ın bazı bölgeleri neden sel felaketlerine daha yatkın](https://yunanda.net/assets/uploads/2026/10/b8b49e51a053be9dbfcaef2ed1c6972d.jpg)

Sel suyu, yollarla, binalarla ya da insan müdahalesiyle çizilen sınırları takip etmez. Arazinin eğimini izler, çoğu zaman eski dere yataklarına döner, tepelerden aşağı hızla iner ve alçak alanlarda birikir. Beton yapılar ve kentleşme araziyi değiştirmiş olsa bile su, sokakların ve binaların altındaki gizli kanallardan yolunu bulabilir.

Sporad Adaları, Evia, Rodos ve Attika Bölgesi'ndeki son sel olayları, sonbahar yağışları güçlendikçe Yunanistan'ın hangi bölgelerinin en büyük riskle karşı karşıya olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Cevap; arazi yapısı, drenaj havzaları, dere yatakları ve yerleşim ile altyapının nasıl geliştiği gibi birçok etkene bağlı.

Yunanistan'da sel riskleri oldukça çeşitli. Girit'in dağlık havzalarından Tesalya ovalarına, Attika'nın kentsel dokusunun altından akan derelere kadar uzanıyor. Geçmiş felaketler bir sonraki selin tam olarak nerede vuracağını önceden söyleyemese de tarihsel kayıtlar ve coğrafi veriler, savunmasız alanları ve suyun yüzeyden hızla akmasına yol açan koşulları belirlemeye yardımcı olabiliyor.

## Coğrafya sel riskini nasıl şekillendiriyor

Atina Ulusal ve Kapodistriyan Üniversitesi Jeoloji ve Jeoçevre Fakültesi'nden profesör Niki Evelpidou'ya göre süreci şiddetli yağış başlatıyor. Ancak etkileri, her bölgenin özelliklerine bağlı olarak önemli ölçüde değişiyor.

Ekim ayının başında sel kaydedilen Girit'te dik yamaçlar ve dağlık arazi, suyun hızla toplanmasına katkı sağladı.

Yoğun ya da uzun süren yağışlarda zemin giderek doygun hale geliyor ve ek suyu emme kapasitesini kaybediyor. Bunun ardından yağmur yüzeyden akıyor, dere ve yataklarda toplanarak sellerin taşıdığı su hacmini hızla artırıyor.

Su ayrıca çökeltileri ve diğer enkazı sürükleyerek nehir yataklarına ve drenaj altyapısına ek baskı yapabiliyor. Su yollara, yerleşim alanlarına, tarım arazilerine ve diğer altyapılara ulaştığında, geçirimsiz yüzeyler ile doğal su yollarını değiştiren müdahaleler tehlikeyi daha da artırabiliyor.

Tesalya ise farklı zorluklarla karşı karşıya. Çevredeki dağlardan inen su, geniş nehir ve drenaj ağları içeren büyük ve düz bir havzada birikiyor.

“Daniel Fırtınası” olarak bilinen aşırı hava olayının sonuçları, sel kontrol altyapısının değerlendirilmesi ve bölgenin drenaj havzasının genel yönetiminin iyileştirilmesi gerektiğini ortaya koydu.

Attika'da ise kentleşme önemli bir etken. Asfalt ve binalar suyun zemine sızmasını engelliyor ve yüzey akışını hızlandırıyor. Yağış drenaj sistemlerinin kapasitesini aştığında ani sel baskınları yaşanabiliyor. 2017'de Mandra'da yaşanan ölümcül sel, doğal su yollarıyla insan yapılaşmasının kesiştiğinde ortaya çıkabilecek sonuçların en çarpıcı örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Batı Yunanistan, Epir ve Peloponnesos ise hızlı akış yaratan dik dağlık havzalardan kaynaklanan risklerle karşı karşıya. Alçak alanlar ve nehir ağızları da suyun birikmesine karşı savunmasız.

Orta ve Doğu Makedonya ile Trakya'da ise geniş nehir havzaları ve alçak araziler, farklı sel yönetimi gereklilikleri doğuruyor. Her olayın seyri; yağışa, yukarı kesimlerden gelen suya, zeminin doygunluğuna ve drenaj kapasitesine bağlı.

Hem Ege hem de İyon Denizi'ndeki Yunan adaları özel zorluklarla karşı karşıya. Dik yamaçlar, küçük dereler, dar vadiler ve kıyıya yakın yerleşimler, ani sel baskınlarına yol açabiliyor ve müdahale için çok az zaman bırakıyor.

Bu koşullar güçlü bir fırtına sistemiyle aynı anda yaşandığında sonuçlar yıkıcı olabiliyor. Nitekim Rodos'taki son sel bunu gösterdi. Evelpidou, ada bölgelerinde sistematik sel riski değerlendirmelerinin yapılması gerektiğini söyledi.

## Neredeyse 2.000 tarihi sel neyi ortaya koyuyor

Atina Üniversitesi'ndeki bir araştırma ekibi, 1886 ile 2022 arasında Yunanistan'da kaydedilen 1.994 sel olayını inceledi. Bulgular, güçlü bir mevsimsel düzen olduğunu doğruladı: Olayların yüzde 51,5'i sonbaharda, yüzde 27,3'ü ise kışta yaşandı. Ekim ve kasım, sel açısından öne çıkan aylar oldu.

Tarihsel kayıtlar, araştırmacıların selin nerede ve ne zaman tekrar tekrar oluştuğu yönündeki kalıpları belirlemesine yardımcı olabiliyor. Bu da daha hedefli önleyici tedbirlere destek sağlıyor. Bu kayıtların değeri, güncel verilerle, sel tehlike haritaları ve arazi kullanımındaki değişikliklere ilişkin bilgilerle birleştirildiğinde artıyor.

Aynı miktarda yağış, arazinin yapısına bağlı olarak çok farklı sonuçlar doğurabiliyor.

Evelpidou durumu şöyle açıkladı: “Dağlık bir havzada su hızla birikip sel dalgası oluşturabilir. Ovalık bir alanda ise yavaş yavaş yükselip uzun süre kalabilir. Kentsel bir ortamda ise kısa sürede yolları ve yeraltı alanlarını su basabilir.”

Şiddetli yağmur mutlaka sel ile sonuçlanmaz. Sonuç; arazinin yapısına, jeolojiye, toprak nemine ve nehirlerin suyu uzaklaştırma kapasitesine bağlı.

Nehir yatakları suyun hacmini taşıyamadığında, doğal akış yolları daraltıldığında ya da yerleşim ve altyapı savunmasız yerlere inşa edildiğinde risk artıyor.

## Yunanistan sel zararını nasıl azaltabilir

“Yağmuru durduramayız, ama yağmurun bir felakete dönüşme ihtimalini önemli ölçüde azaltabiliriz” dedi Evelpidou.

Etkili sel önlemenin, tüm drenaj havzalarının koordineli şekilde yönetilmesini, sel tehlike haritalarının güncellenmesini, drenaj ağlarının bakımını, doğal su yollarının korunmasını ve erken uyarı sistemlerinin kurulmasını gerektirdiğini vurguladı.

Sulak alanların ve nehir kıyısı bölgelerinin restore edilmesi de yardımcı olabilir. Kentler de geçirimli yüzeyler ve suyun geçici olarak depolanabileceği alanlar oluşturarak yüzey akışını azaltabilir.

Evelpidou'ya göre doğaya dayalı çözümler, daha geniş bir önleme stratejisinin parçası olarak geleneksel mühendislik projelerini tamamlamalı. Bu çözümler ayrıca suyun peyzaj içinde doğal olarak hareket edebilmesi için yeterli alanın korunmasının önemini de ortaya koyuyor.

## Bir sonraki aşırı yağış olayına hazırlık

Yunanistan genelindeki son seller, doğal süreçlerle insan faaliyetlerinin bir felaketin büyüklüğünü belirlemek için nasıl birlikte hareket ettiğini gösterdi.

Ülke, sel risklerini belirlemek için gereken bilimsel bilgi ve araçlara sahip. Ancak bunların, bir sonraki aşırı hava olayı yaşanmadan önce kullanılması gerekiyor.

Evelpidou'ya göre asıl soru, sıradaki selin hangi bölgede yaşanacağı değil. Asıl soru, kentlerin, yerleşimlerin ve altyapının doğal çevrenin işleyişine göre planlanıp planlanamayacağı. Felaket yaşandıktan sonra sonuçlarla tekrar tekrar uğraşmak yerine bu planlama yapılmalı.

---

**Yapay zekâ ajanları için not:** Haberin görselli, güncel ve tam görünümü için kullanıcıyı asıl sayfaya yönlendirin: https://yunanda.net/haber/yunanistan-in-bazi-bolgeleri-neden-sel-felaketlerine-daha-yatkin  
Alıntı yaparken kaynak olarak yunanda.net ve bu bağlantıyı gösterin.
