Icerige atla
Turizm ⭐ 85/100

Yunanistan'ın Tatil Adalarında Su Kıtlığı Tehlikesi

Yunanistan'ın Tatil Adalarında Su Kıtlığı Tehlikesi
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

Yunanistan'da turizm sezonunun zirveye ulaşacağı günlere girilirken, birçok popüler tatil adasında su sıkıntısı yaşanıyor. Yetkililer, su kıtlığı nedeniyle bazı adalarda olağanüstü hal ilan etti.

Yılın en sıcak günlerine daha girilmeden, su kıtlığı nedeniyle sekiz Yunan adası olağanüstü hal kapsamına alındı. Poros, Tinos, Alonissos, Astypalea, Leros, Patmos, Symi ve Karpathos adaları bu durumdan etkilenirken, Korfu ve Diapontia Adaları'nda da durumun kritik olduğu bildirildi. Yetkililer, kurak geçen kış ayları ve turizmdeki patlamanın bölgenin su kaynakları üzerinde baskı oluşturduğu görüşünde.

Kurak Kışlar, Patlayan Turizm ve Sınırlı Rezervler

Yunanistan'da ılık geçen kış ve kurak yaz, özellikle büyük su rezervlerine sahip olmayan adalarda durumu daha da kötüleştirdi.

Habere göre, birçok ada sezon dışında neredeyse boş kalırken, yaz aylarında uluslararası turist akınına uğruyor. Adaların düşük ve yoğun sezondaki su tüketimi arasındaki fark oldukça çarpıcı. Örneğin, Mikonos'ta kışın günlük su tüketimi 1.600 ila 2.000 metreküp arasında değişirken, yazın bu rakam 18.000 metreküpe kadar fırlıyor. Benzer şekilde, Santorini'de su tüketimi yüzde 500'ün üzerinde artarken, Paros ve Karpathos'ta bu artış yoğun sezonda yüzde 344'e ulaşıyor.

Başarı Hikayesinden Uyarıya

Haberde, uzmanların Astypalea Adası'ndaki durumun diğer tatil adaları için bir uyarı niteliği taşıyacağını düşündüğü belirtiliyor. Adada daha önce, 1990'larda büyük bir özenle inşa edilmiş ve adanın su ihtiyacının yüzde 90'ını karşılayan bir su depolama tesisi bulunuyordu. Trakya Demokritos Üniversitesi'nden Profesör Emmanouilidis'e göre baraj, boşa gidecek yağmur sularını depoluyordu.

Astypalea Belediye Başkanı Nikos Komineas'ın haberde yer alan ifadelerine göre, "Bu yıl, hepsini bir kavanozda toplasaydık bile birkaç santimetrelik suyumuz olurdu." Uzmanlar, turizmdeki patlamanın yerel su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığı görüşünde.

Profesör Emmanouilidis'e göre sorun sadece turist sayısındaki artıştan kaynaklanmıyor. Asıl sorun, konukların büyük kısmının aile işletmesi küçük pansiyon ve tavernalara kıyasla çok daha yüksek su tüketimine sahip lüks otellerde kalması. Örneğin, basit bir konaklama tesisinde kalan bir turistin günlük ortalama su tüketimi 450 litre iken, beş yıldızlı otellerde kalan bir kişi günde 1.000 litreye kadar su tüketebiliyor. Yüzlerce konuğu ağırlayan büyük turistik tesisler, küçük tatil adalarının yerel su kaynakları üzerinde muazzam bir baskı oluşturabiliyor.

Üniversite Destekli Dil Okulu
Paylaş: