Yunanistan sahillerinde mor denizanası görülme sıklığı artıyor. Turistler, tatilciler ve balıkçılar bu durumdan endişe duyarken, denizanaları ülkenin dört bir yanındaki kıyı şeritlerinde ortaya çıkmaya devam ediyor.
Son verilere göre en fazla ihbar Eğriboz (Evia) ve Fthiotida bölgelerinden geldi. Halkida, Arkitsa, Drosia ve Pagasitik Körfezi'nin bazı kesimlerinde denizanası görüldü.
iNaturalist platformundaki canlı takip haritası, bu olgunun Yunanistan'ın neredeyse tüm kıyı şeridini etkilediğini gösteriyor. Ülke genelinde ihbarlar artmaya devam ediyor. Veriler, çevrimiçi gözlemler ve 'Yunanistan'da Denizanaları' adlı sosyal medya grubundan gelen raporlar aracılığıyla toplanıyor.
Mor Denizanası Nasıl Görünür?
Bilimsel adı Pelagia noctiluca olan mor denizanası, kendine özgü görünümüyle kolayca tanınır.
Rengi pembe, mor ve leylak arasında değişir. Kubbe şeklindeki gövdesi oldukça kalındır ve küçük beneklerle kabarık alanlarla kaplıdır. Dört uzun, belirgin ağız kolu ve gövdesinin etrafında uzanan sekiz ince, uzun dokunaçı vardır.
Bazı şeffaf denizanası türlerinin aksine, mor denizanası daha renkli ve benekli bir görünüme sahiptir. Sokması güçlü ve acı verici olabilir; uzmanlar asla dokunulmaması konusunda uyarıyor.
Mor Denizanası Sokması Sonrası Ne Yapılmalı?
Sağlık yetkilileri, sokma durumunda dokunaçlarla doğrudan temastan kaçınılmasını tavsiye ediyor. Kalan dokunaçlar çıplak elle değil, bir cisim yardımıyla temizlenmeli.
Sokulan bölge bol miktarda deniz suyuyla yıkanmalı, tatlı su kullanılmamalıdır. Tatlı su, kalan yakıcı hücreleri aktive edebilir.
Buz veya soğuk kompres uygulamak yerel semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Kortizonlu krem iltihap ve kaşıntıyı gidermek için kullanılabilir; antihistaminikler daha yaygın reaksiyonlarda etkili olabilir.
Belirtiler devam eder veya şiddetlenirse, hastane veya sağlık merkezinde tedavi de dahil olmak üzere tıbbi yardım alınması gerekebilir.
Dünya Genelinde Sıcak Denizlerde Bulunan Bir Tür
Pelagia noctiluca, Pelagiidae ailesine aittir ve cinsinde resmi olarak tanınan tek türdür. Adı, deniz ve 'gece ışığı' anlamına gelen Yunanca ve Latince köklerden gelir; biyolüminesans üretme yeteneğini yansıtır.
Bu tür, Akdeniz de dahil olmak üzere dünya çapında tropikal ve ılıman sıcak sularda bulunur. Ancak diğer bölgelerdeki bazı kayıtlar, akraba ancak tanımlanmamış türleri içerebilir.