Bugün, Türkiye'nin Kıbrıs'ı yasa dışı işgalinin üzerinden 49 yıl geçti. Türk ordusu, Kıbrıs topraklarının yüzde 36'sını hâlâ hukuka aykırı şekilde işgal altında tutuyor ve mültecilerin evlerine dönmesini engelliyor.
20 Temmuz 1974'te saat 05.20'de 40 bin Türk askeri, Yunan başkenti Atina'da yapılan son dakika görüşmelerinden sonuç alınamamasının ardından Kıbrıs'ın kuzeyine çıkarak adayı işgal etti.
Tuğgeneral Nurettin Ersin komutasındaki Türk birlikleri, 'Attila' kod adlı işgal planını uygulamaya koydu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Şartı'nı ihlal ederek adayı yasa dışı şekilde işgal etti.

Kıbrıs'ın masmavi gökyüzü, Türk savaş uçaklarının attığı bombaların dumanıyla hızla karardı. Yüzlerce insan can korkusu yaşarken, işgalci Türk askerleri Girne ve Lefkoşa çevresindeki köylerde 4 bin kadın, erkek ve çocuğu soğukkanlılıkla katletti.
Akdeniz adasındaki gerginlik, Rum lider Başpiskopos Makarios'u deviren askeri darbenin ardından iyice tırmanmıştı.
Türkiye, bu korkunç eyleme gerekçe olarak darbeyle zarar gören Kıbrıs Cumhuriyeti'nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesini ve adadaki yüzde 18'lik Kıbrıslı Türk azınlığın korunmasını öne sürdü.

Uluslararası toplum askeri işgali şiddetle kınadı ve Türkiye'nin açıklamalarını reddetti. İşgal günü kabul edilen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 353 sayılı kararında, 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin anayasal yapısının yeniden tesis edilmesinin zorunluluğundan eşit derecede endişe duyulduğu' belirtilerek tüm devletlere 'Kıbrıs'ın egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme' çağrısı yapıldı ve 'Kıbrıs Cumhuriyeti'ndeki yabancı askeri müdahaleye derhal son verilmesi' talep edildi.
Türkiye uluslararası toplumu sadece görmezden gelmekle kalmadı, Ağustos 1974'te ikinci bir saldırı başlatarak Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının üçte birinden fazlasını ele geçirdi.
Türk ordusunun vahşeti arasında her yaştan kadına tekrarlanan tecavüzler, işkence, Türk kuvvetleri tarafından gözaltına alınan çocuklar, kadınlar ve emekliler de dahil yüzlerce kişiye vahşi ve aşağılayıcı muamele ile Türk askerleri ve Kıbrıslı Türkler tarafından büyük çaplı soygunlar yer aldı.

Binlerce Kıbrıslı Rum hayatını kaybetti, 200 bin Kıbrıslı eşyalarını geride bırakarak evlerinden kaçtı.
Kıbrıslı Türkler daha sonra adanın işgal edilen kısmını 'Federe Türk Devleti' ilan etti.

Kıbrıs için çok acı bir gün olan 20 Temmuz 1974'ün korkunç anıları, tüm Kıbrıslı Rumların ve Yunanların zihninde hâlâ tazeliğini koruyor.
İşgalin yıldönümünde her yıl olduğu gibi, Kıbrıs Cumhuriyeti genelinde sirenler çalarak Türk askerlerinin adaya çıktığı o acı anı hatırlatıyor.