Jeopolitik açıdan oldukça kritik bir dönemde, Abu Dhabi Veliahdı Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayed Al Nahyan'ın bugün Maximos Konağı'nı ziyaret etmesi büyük önem taşıyor. Ziyaret, Libya Parlamentosu'nun tartışmalı Türkiye-Libya deniz anlaşmasını onaylamasının ve Atina'nın bu duruma Avrupa Birliği üzerinden sert tepki göstermesinin ardından gerçekleşiyor.
Ziyaret, Doğu Akdeniz'de gerilimin arttığı bir dönemde yapılıyor. Yunanistan, Mısır, İsrail ve Kıbrıs, Türkiye-Libya anlaşmasıyla ilgili gelişmelerden duydukları endişeyi dile getiriyor.
Atina ile Abu Dhabi yıllardır yakın ekonomik ve jeopolitik ilişkiler sürdürüyor. İki ülke daha önce, Yunanistan'ın Fransa ile yaptığı anlaşmadakine benzer, karşılıklı savunma yardımı maddesi içeren bir savunma işbirliği anlaşması imzaladı.
O tarihten bu yana ikili ilişkiler giderek yatırım ekseninde ilerliyor. Yunan şirketlerine büyük miktarda Emirlikli sermaye akıyor. Birçok sektörde ilginin arttığı görülüyor. Bu konu, perşembe günü öğlen saatlerinde Atina'daki Ilisian Oteli'nde düzenlenecek büyük iş forumunda ele alınacak.
Miçotakis'in Ankara ve doğu Libya'ya mesajı
Birkaç ay önce Abu Dhabi'yi yeniden ziyaret eden Başbakan Kiryakos Miçotakis'in, veliaht prensle yapacağı görüşmede daha geniş bölgedeki gelişmeleri ele alması bekleniyor.
Atina, Ankara ve doğu Libya'ya net bir mesaj veriyor: Yunanistan'ın pahasına tek taraflı fiili durumlar yaratma girişimlerini kabul etmeyecek. Özellikle uluslararası hukuka açıkça aykırı gördüğü adımları hedef alıyor.
Yunan hükümeti, kapsamlı diplomatik çabaların ardından konuyla ilgili olarak AB'nin 27 üye devletinin tamamından birleşik bir tutum almayı başardı.
Miçotakis, Avrupalı meslektaşlarıyla birkaç kez kişisel görüşme yaptı. Yunanistan Dışişleri Bakanı George Gerapetritis de Avrupa'nın ortak tepkisini koordine etmek için diplomatik temaslarda bulundu.
Hükümet, deniz anlaşmazlığının bölgesel ilişkilerin yeniden ön plana çıktığı bir dönemde AB'nin ortak tutumunu önemli bir diplomatik gelişme olarak görüyor.
Atina'da 60 kişilik BAE'li iş heyeti
Veliaht prensin ziyaretinin jeopolitik boyutunun yanı sıra kayda değer bir ekonomik gündemi de var.
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) adına hareket eden yaklaşık 60 kişilik geniş bir iş heyeti, Şeyh Halid bin Muhammed bin Zayed Al Nahyan'a eşlik ederek Atina'ya ulaştı. Heyeti çarşamba günü havalimanında Dışişleri Bakanı George Gerapetritis karşıladı.
Yunanistan-BAE iş forumuna büyük Yunan şirketlerinin temsilcilerinin de katılması bekleniyor. Forumda yeni yatırım ve işbirliği fırsatları ele alınacak.
Ziyaretin gündeminde, iki hükümet arasında ikili işbirliği mutabakat muhtıralarının imzalanması da yer alıyor. Bu adım, çeşitli sektörlerde ilişkileri derinleştirme niyetinin işareti olarak görülüyor.
Enerji, veri merkezleri ve su ürünlerinde büyük yatırımlar
Yunanistan ile BAE arasındaki ekonomik ilişkiler zaten oldukça gelişmiş durumda. Özellikle enerji sektöründe Emirlikli yatırımcılar önemli bir varlık oluşturdu.
Masdar, TERNA Energy'yi 3,2 milyar euroluk işletme değerine sahip bir işlemle satın aldı. Bu, Yunanistan'daki en büyük Emirlikli yatırımlardan biri oldu.
Bu arada DAMAC, Yunanistan'ın Public Power Corporation (PPC) şirketiyle ortaklık kurarak Atina yakınlarındaki Spata'da bir veri merkezi geliştiriyor. İlk yatırım bütçesi 150 milyon euro.
Mubadala da su ürünleri yetiştiriciliği dahil olmak üzere Yunanistan'da yatırım varlığını sürdürüyor.
İkili ekonomik işbirliğinin bir diğer önemli bileşeni, Abu Dhabi merkezli ADQ'nun dahil olduğu 4 milyar euroluk yatırım ortaklığı anlaşması.
ADQ, 2022'de Yunan Kalkınma Bankası (Hellenic Development Bank) ile Yunanistan'da yatırım işbirliğine çerçeve oluşturan bir mutabakat muhtırası imzaladı. Emirlikli yatırım grubu o tarihten bu yana Yunan ekonomisinin birçok sektöründeki fırsatlara ilgi duyduğunu belirtti.
Mevcut yatırımlar, yeni iş temasları ve planlanan hükümetlerarası anlaşmalar bir araya geldiğinde, BAE'nin Yunanistan için giderek önemli bir ekonomik ortak haline geldiği ortaya çıkıyor.
Perşembe günkü ziyaretin iki hedefi olması bekleniyor: bölgedeki jeopolitik gerilimin arttığı bir ortamda Atina ile Abu Dhabi arasındaki stratejik ilişkiyi pekiştirmek ve Yunan ekonomisine yönelik yeni Emirlikli yatırımların önünü açmak.