Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkesinin deniz yetki alanları ve savunma girişimleri konusunda Türkiye'den izin almadığını söyledi. Miçotakis, Atina'nın Ankara ile deniz yetki alanı sınırlarını 'zayıf bir konumdan' müzakere etmeyeceğini vurguladı.
OPEN televizyonuna konuşan Miçotakis, Atina'nın Türkiye'nin tepkisinden çekindiği için adım atmadığı yönündeki eleştirileri reddetti. 'Adalarımızı birbirine bağlamak için kimseden izin aldığımızı görmüyorum. Deniz parkları oluşturmak, deniz alanı planlaması yapmak ya da Girit'in güneyinde hidrokarbon arama sürecini başlatmak için izin almadık' dedi.
Ankara'nın beklenen 'Mavi Vatan' yasa tasarısının Ege'yi 'Finlandiyalaştırma' amacı taşıdığı yönündeki endişeler sorulduğunda Miçotakis, 'Şu anda Türkiye'den izin aldığımızı görmüyorum. Adaları birbirine bağlamak, deniz parkları oluşturmak, Deniz Alanı Planlaması yapmak ya da Silahlı Kuvvetleri donatmak için izin almıyoruz' yanıtını verdi.
Hem Yunan hem de Türk basınında konunun makaleler ve haritalarla abartıldığını söyleyen Miçotakis, 'Bunlar yardımcı olmuyor' dedi. Türkiye'nin Yunan hamlelerine nasıl yanıt vereceğini bilmediğini ancak Atina'nın tüm adımlara karşılık verdiğini söyledi: 'Türkiye'nin ne yapacağını bilmiyorum. Ama Türkiye'nin tüm hamlelerine karşılık verdik.'
Yine de Yunan pozisyonlarını savunmanın sürekli sürtüşme gerektirmediğini belirtti: 'Sürekli bir gerginlik ya da aşırı dramatizasyon halinde olmamıza gerek yok.'
'Zayıf konumdan müzakere etmeyeceğim'
Türkiye ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda olası müzakerelere değinen Miçotakis, Yunanistan'ın nihai bir çözümü tartışmaya hazır olmadığını söyledi. 'Münhasır Ekonomik Bölge ve kıta sahanlığı konusunda nihai bir çözümü tartışma aşamasında değiliz' diyen Miçotakis, 'Hiçbir koşulda zayıf bir konumdan müzakere etmeye niyetli değilim' ifadelerini kullandı.
2019'dan bu yana Yunan silahlı kuvvetlerinin güçlendirildiğine dikkat çeken Miçotakis, o dönemde Türkiye'nin 100 adet F-35 savaş uçağı alacağını hatırlattı. 'Yunanistan'ın egemenliği asla sorgulanmayacak kadar caydırıcı güce sahip olmasını istiyorum. Bugün bulunduğumuz nokta bu' dedi.
Miçotakis, Yunanistan'ın müzakere gücünü yerel savunma sanayisini geliştirmeye bağladı. 'Kendi savunma teknolojimizi üretmek istiyoruz. Yunanistan, egemenliğini kimsenin sorgulayamayacağı kadar caydırıcı güce sahip olmalı' dedi.
Dış politikasına yönelik eleştirilere yanıt veren Miçotakis, 'Bazıları tarafından sevilmediğimi biliyorum ama sonuçta vatan var. Her şey partiler arası siyasi çatışma değirmenine atılamaz' diye konuştu.
Miçotakis'ten Tsipras'a F-35 göndermesi
Miçotakis, ABD'nin Türkiye'ye F-35 satıp satmaması gerektiği konusunda doğrudan yorum yapmaktan kaçındı. 'F-35'ler hakkında bir şey söylemek istemiyorum çünkü ABD'ye kime uçak satacağını söylemek benim işim değil. Üstelik şu anda Dışişleri Bakanlığı'nın kendisi de Türkiye'ye F-35 satışının önünde yasal engeller olduğunu söyledi' dedi.
2019'da Yunan Silahlı Kuvvetleri'nin durumunun 'on yıllık krizin ardından çok sorunlu' olduğunu söyleyen Miçotakis, bunu belirli bir kişiye yüklemedi. '2019'da Türkiye 100 F-35 almaya hazırdı, 100 tane. O zaman neredeydik, bugün neredeyiz' dedi.
Gazeteci Yannis Kolokythas'ın, Aleksis Çipras'ın olası bir Türk F-35 alımını 'ulusal yenilgi' olarak nitelendirdiğini hatırlatması üzerine Miçotakis, 'Aynı Bay Çipras, Türkiye'nin F-35 aldığı dönemde ağzını açtığını hatırlamıyorum. Aynı Bay Çipras'tan mı bahsediyoruz, yoksa bir akrabasından mı, ikiz kardeşinden mi?' yanıtını verdi.
Miçotakis, Yunanistan ve Türkiye'nin coğrafya gereği bir arada yaşamaya mahkum olduğunu söyledi. 'Türkiye ile yan yana yaşamaya mahkumuz. İki halk iyi ilişkiler peşinde. Farklılıklarımız var ama sürekli bir gerginlik halinde yaşamamalıyız' dedi.
ABD Dışişleri: Türkiye hâlâ F-35 koşullarını karşılamıyor
Türkiye, 2019 yılında ABD Başkanı Donald Trump'ın ilk döneminde, Washington'un Ankara'nın Rus S-400 füze savunma sistemini satın almasına itiraz etmesi üzerine F-35 programından çıkarılmıştı. ABD, sistemin jetin gizlilik teknolojisini tehlikeye atabileceğini savunuyordu.
Türkiye ise iki sistem arasında teknik bir çatışma olmadığını savunuyor, konuyu incelemek üzere ortak bir komisyon öneriyor ve programdan çıkarılmasının kuralları ihlal ettiğini ileri sürüyor.
Ankara zirvesinde Trump, Türkiye'ye F-35 satışının değerlendirileceğini söylemiş ve Ankara'yı 'birçok yönden diğer bazı ortaklardan çok daha sadık' olarak tanımlamıştı.
Yunan Kathimerini gazetesinin ele geçirdiği, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın 22 Temmuz 2026 tarihli Kongre'ye gönderdiği bir mektupta, Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılmak için gerekli yasal koşulları henüz yerine getirmediği belirtildi. Mektupta, Washington'un politikasının değişmediği ve CAATSA ile 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası'nın 1245. Bölümü ile tam uyumlu olduğu kaydedildi.
Beyaz Saray'ın, Dışişleri Bakanlığı'ndan başkan adına yanıt vermesini istediği belirtilen mektupta, Demokrat Temsilci Wesley Bell'e hitaben yazılan yanıtta, Türkiye'ye F-35 transferi ancak yasal koşulların tam olarak karşılanması halinde mümkün olabileceği ifade edildi. Bu koşullar arasında Türkiye'nin Rus füze savunma sistemine veya ilgili ekipmanlara artık sahip olmaması, sistemi tekrar edinmeyeceğine dair güvence vermesi ve kalan tüm sertifikasyon koşullarını yerine getirmesi yer alıyor.
Yunan medyasına göre Dışişleri Bakanlığı, 'Türkiye bu koşulları henüz karşılamadı' dedi. Bakanlık, S-400 sorununu çözmeye yönelik herhangi bir sürecin 'şeffaf, yasal ve ABD ulusal güvenlik çıkarlarıyla tutarlı' olmasını sağlamaya kararlı olduklarını belirtirken, Washington ile Ankara arasında anlaşmazlığı çözmeye yönelik görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.
Trump'ın Ankara'da Erdoğan ile görüşmesine atıfta bulunan Bakanlık, 'NATO işbirliğimizi güçlendirirken, S-400 sorununu çözmek için Ankara ile görüşmelere devam edecek' ifadelerini kullandı.