Atina, 19 Ağustos 2026 Çarşamba günü, Yunanistan anakarası ve adalarında 2050 yılına kadar geçerli olacak yeni bir yenilenebilir enerji özel mekansal planlama çerçevesinin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Bu çerçeve, sanayi, çevre ve egemenlik meselelerinin iç içe geçtiği bir alanda kara ve deniz üzerindeki enerji gelişimini düzenliyor. Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise bu çerçevenin, diğer benzer Yunan girişimleri gibi Ege Denizi'nde Türkiye için hiçbir yasal sonuç doğurmayacağını belirtti. Ankara ayrıca Ege ve Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapı denizlerde tek taraflı eylemlerden kaçınılması çağrısında bulundu.
Atina'dan Ankara'nın iddialarına sert yanıt geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, 20 Ağustos Perşembe günü revizyonist ve asılsız olarak nitelendirdiği iddiaları tamamen kabul edilemez bularak reddetti. Atina, Ege Denizi'ndeki Yunan egemenliğinin uluslararası sözleşmelerle açık ve kesin olarak tanımlandığını ve sorgulanamayacağını vurguladı. Bakanlık, bunun dışındaki herhangi bir yaklaşımın uluslararası hukuka aykırı olacağını ve buna uygun bir karşılık vereceklerini belirtti.
Gerilim tırmanmadan birkaç gün önce başlamıştı. Türkiye, ülkenin güneyinde Fethiye ve Kaş açıklarının yanı sıra Kuzey Ege'de Çanakkale açıklarında iki deniz koruma alanı oluşturulduğunu duyurmuştu. Atina bu alanları yasa dışı olarak nitelendirerek, uluslararası suları işgal ettiğini ve Yunan kıta sahanlığına taştığını savundu.
Türkiye'nin deniz alanları gerilimde yeni bir cephe açtı. Tarım ve Orman Bakanlığı, iki ulusal deniz parkının 16 Ağustos 2026 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlandığını açıkladı. Bakanlığa göre Fethiye-Kaş parkı 2.170.603 hektar alanı kaplarken, Kuzey Ege parkı 174.214 hektar genişliğinde.
Komşu ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi olan iki ülke, Ege Denizi'ndeki karasuları ve deniz yetki alanlarının sınırlandırılması konusunda düzenli olarak yeniden alevlenen gerilimler yaşıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ikili ilişkileri istikrara kavuşturmayı amaçlayan bir dostluk ve iyi komşuluk ilişkileri deklarasyonunu Aralık 2023'te imzalamıştı.
Great Sea Interconnector projesi, arka plandaki asıl enerji hamlesi. Yunan basını bu yeniden alevlanan sürtüşmeyi iki faktöre bağlıyor. Kathimerini gazetesi, 2010'dan beri Yunanistan'ın müttefiki olan İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimin Ege Denizi'ne sıçrama ihtimali taşıdığını tahmin ediyor. İkinci faktör ise iki yıldır askıda olan Great Sea Interconnector projesinin yeniden hayata geçirilmesi. Yunanistan'ı, Kıbrıs'ı ve ardından İsrail'i birbirine bağlayan bu deniz altı elektrik bağlantı projesi, Türkiye'nin 2024 yazında Kasos açıklarında yapılan batimetrik araştırmalara muhalefeti nedeniyle iki yıldır dondurulmuştu.
Proje, Girit ile Kıbrıs arasında 900 kilometre, Kıbrıs ile İsrail arasında ise 310 kilometre olmak üzere toplamda yaklaşık 1.208 kilometrelik bir yüksek gerilim doğru akım deniz altı kablosunu kapsıyor. Yunanistan'ın iletim sistemi operatörü IPTO, Great Sea Interconnector projesinin 500 kV değerinde çift kutuplu bir yüksek gerilim doğru akım (HVDC) sistemi olarak tasarlandığını ve 1.000 MW nominal taşıma kapasitesine sahip olduğunu belirtiyor.
Ağustos 2026'nın başlarında, Fransız şirketi Meridiam, GSI proje şirketinin çoğunluk hissedarı oldu. IPTO, sınır ötesi maliyet tahsisi konusunda ortak bir karara varılması için ön adım niteliğindeki Kıbrıs-İsrail segmenti için 13 Ağustos 2026'da Kıbrıs ve İsrail'deki düzenleyici kurumlara bir yatırım başvurusu sundu.