Anadolu kıyısındaki antik Yunan kenti Knidos açıklarında, üç olağanüstü iyi korunmuş Bizans gemisi batığı bulundu. Arkeologlar, bu keşfin Bizans İmparatorluğu'nun Doğu Akdeniz'deki denizcilik ticaret ağlarını anlamaya büyük katkı sağlayacağını vurguluyor.
Knidos F, Knidos L ve Knidos N olarak adlandırılan batıklar, Karya kıyısındaki en önemli antik Yunan şehirlerinden biri olan Knidos'un yakınında, derin sularda keşfedildi. Klasik ve Helenistik dönemlerde gelişkin limanı, deniz ticareti ve ünlü Afrodit Tapınağı ile öne çıkan Knidos, sonraki yüzyıllarda Bizans İmparatorluğu'nun önemli bir limanı hâline geldi.
Araştırmacılar, keşif gemisi Nautilus'tan denize indirilen uzaktan kumandalı araçlarla bölgeyi inceledi. Yüksek çözünürlüklü kameralar ve ayrıntılı deniz tabanı haritalama teknikleri sayesinde batıklar, herhangi bir müdahale yapılmadan belgelendi.
Denizin 400 ila 418 metre derinliğinde yatan gemiler son derece iyi korunmuş durumda. Yüklerin büyük bölümünü, Bizans dünyasında şarap, zeytinyağı ve çeşitli gıdaların taşınmasında yaygın biçimde kullanılan büyük seramik kaplar olan amforalar oluşturuyor.
En iyi korunan gemi Knidos F, sıkıca istiflenmiş sağlam amforalar içeriyor. Bu durum, geminin su altına çöktükten sonra dik durumda oturduğuna işaret ediyor. Modern dip trol balıkçılığından kaynaklanan herhangi bir hasar izine rastlanmadı; bu da ahşap gövdenin tortu tabakalarının altında hâlâ sağlam durduğuna dair umut veriyor.
Kargonun büyük bölümünü 10. ila 12. yüzyıllara tarihlenen Günsenin Tip I amforaları oluşturuyor. Bu karakteristik Bizans seramikleri, Mısır ve Levant'tan Karadeniz ile Kuzey Avrupa'ya uzanan yaklaşık 100 arkeolojik alanda daha bulunmuş; Bizans deniz ticaretinin ne denli geniş bir coğrafyaya yayıldığını gözler önüne seriyor.
İkinci batık Knidos L, Datça Yarımadası'nın yaklaşık üç deniz mili güneyinde yer alıyor ve en az 116 amfora barındırıyor. Büyük çoğunluğu yine Günsenin Tip I grubuna ait olmakla birlikte, arkeologlar yalnızca birkaç Bizans alanında kayıtlara geçmiş nadir bir amfora türünü de belirledi.

Üçüncü batık Knidos N ise 13. yüzyıla tarihleniyor ve aralarında daha önce hiçbir yerde belgelenmemiş bir türün de bulunduğu yaklaşık 95 amfora içeriyor. Bu keşif, Venedik, Cenova ve Pisa gibi İtalyan deniz güçlerinin Akdeniz ticaretini giderek daha fazla kontrol altına aldığı Bizans İmparatorluğu'nun son yüzyıllarındaki ticaret düzeninin dönüşümüne ilişkin değerli kanıtlar sunuyor.

Üç batık birlikte, Bizans tarihinin kritik bir dönemine ışık tutuyor. Erken dönem gemileri, Konstantinopolis'in büyük deniz yolları üzerindeki denetimini yeniden kurduğu ve Ege, Anadolu, Levant, Mısır ile Karadeniz arasındaki ticaretin canlandığı bir çağı yansıtıyor. Ticaret gemileri büyük ve küçük limanlar arasında mal taşıyarak Rumca konuşan Bizans dünyası genelindeki ticari bağları güçlendirdi.
İmparatorluğun sonraki yüzyıllarda yavaş yavaş zayıflamasına karşın, Knidos N batığı Karya kıyılarının Ege ile Doğu Akdeniz'i birbirine bağlayan önemli bir deniz koridoru olmayı sürdürdüğünü kanıtlıyor.
Araştırma aynı zamanda Akdeniz'deki pek çok antik batığa zarar veren dip trol balıkçılığının tehlikesini de gündeme taşıyor. Neyse ki bu batıkların çevresindeki dik deniz altı topografyası, gemileri ciddi tahribattan korumuş görünüyor.
Henüz çapa, kişisel eşya ya da açıkta ahşap kalıntısına rastlanmamış olsa da kargolar, Bizans denizcilik yaşamının nadir ve olağanüstü korunmuş bir kesitini sunuyor. Yüzlerce metre suyun altında saklı kalan bu gemiler, yüzyıllar boyunca Yunan dünyasını birbirine bağlayan ve Bizans İmparatorluğu'nu ayakta tutan ticaret yollarının hikâyesini taşıyor.
Bulgular, araştırmacılar E. Türkmenoğlu ve D. Davis tarafından Heritage dergisinde yayımlandı.