Yunanistan'da hareketlilik pazarı köklü bir değişim yaşıyor. Pazar, yavaş yavaş geleneksel sahiplik modelini bırakıp kullanım ve erişim anlayışını benimsiyor.
Tüketicilerin ve işletmelerin ihtiyaçları her zamankinden hızlı değişiyor. Esneklik, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik, hareketliliğin yeni temel direkleri olarak öne çıkıyor.
Vangelis Atherinos, Avis Yunanistan'ın Baş Büyüme Sorumlusu. Atherinos, ΤΟ ΒΗΜΑ gazetesine yeni "erişim ekonomisine" (Car-as-a-Service) geçişi anlattı. Teknoloji, telematik ve yeşil dönüşümün araçla ilişkimizi nasıl yeniden tanımladığını da açıkladı.
Atherinos, Switch by Avis ve Avis Go Now gibi yüzde 100 dijital hizmetleri tanıttı. Bugünün sürücü profilini analiz etti. Dijital deneyimi güçlü fiziksel altyapıyla birleştirmenin rekabet avantajına dikkat çekti. Avis'in, taahhütsüz, basit, sürdürülebilir ve kişiye özel hareketlilik vizyonunu paylaştı.
Uzun yıllar boyunca araba, yalnızca sahip olunan bir ulaşım aracıydı ve birçok kişi için statü simgesiydi. Bugün ise "erişim" modeline, sektörün deyimiyle "hizmet olarak araç" (Car-as-a-Service) modeline doğru bir kayma görüyoruz. Yunanistan'daki bireylerin ve işletmelerin bu zihniyet değişikliğini nasıl görüyorsunuz? Bu değişim Avis'in büyüme planlamasını ne ölçüde yeniden şekillendiriyor? Bu kaymanın, finansal hesaplamanın (TCO, Toplam Sahiplik Maliyeti) mı yoksa yeni nesil sürücülerin zihniyet değişiminin mi sonucu olduğunu düşünüyorsunuz?
Bana göre sahiplikten kullanıma geçiş, bugün hareketlilik pazarında yaşanan en önemli değişikliklerden biri. Araba, Yunanistan'daki sürücülerin büyük bir kısmı için hâlâ duygusal bir değere sahip. Ancak artık giderek daha fazla birey ve işletme hareketliliği öncelikle bir hizmet olarak görüyor. Doğru araca, ihtiyaç duyduklarında, sahip olmanın getirdiği maliyet ve yükümlülüklere katlanmadan erişmek istiyorlar.
Bunun yalnızca finansal bir hesap ya da zihniyet değişikliği olduğunu düşünmüyorum. İkisinin birleşimi. Tüketiciler artık Toplam Sahiplik Maliyeti konusunda çok daha bilinçli. Finansman, sigorta, bakım, ikinci el değeri ve teknolojik eskime, geçmişe kıyasla çok daha fazla dikkate alınıyor.
Aynı zamanda genç nesiller, sahiplik yerine erişim modeline daha aşinalar ve esnekliğe daha fazla değer veriyorlar.
Avis için bu değişim, rolümüzü önemli ölçüde genişletiyor. Artık yalnızca kiralama ya da leasing ürünleri tasarlamıyoruz. Her sürücünün ya da işletmenin süresine, kullanım amacına ve gerçek ihtiyacına göre farklı hareketlilik erişim yolları tasarlıyoruz.
Bugünün tüketicileri ve işletmeleri, uzun vadeli taahhüt ve yüksek peşinat olmadan esneklik, kolaylık ve kişiye özel çözümler istiyor. Switch by Avis ve esnek leasing gibi yenilikçi hizmetler bu ihtiyaca nasıl karşılık veriyor? Deneyimlerinize göre, yüzde 100 dijital aylık araç aboneliğini seçen kullanıcının profili nasıl?
Esneklik, modern hareketliliğin temel gereksinimi haline geliyor. İnsanların hayatı ve ihtiyaçları artık çok daha hızlı değişiyor. Sürücüler, geçmişe göre alışkanlıklarını, işlerini, yerleşim yerlerini ya da genel yaşam tarzlarını daha sık değiştiriyor.
Benzer şekilde işletmeler de filolarını, gereksiz taahhütler olmadan her zaman gerçek ihtiyaçlarına göre ayarlayabilmek istiyor. Araç aboneliği ve esnek leasing gibi çözümler tam olarak bu ihtiyaca yanıt veriyor.
Switch by Avis de bu temelde ortaya çıktı. Peşinat ödemeden ve uzun vadeli taahhüt olmadan çalışan, yüzde 100 çevrim içi bir aylık abonelik hizmeti. Üstelik araç kategorisini aydan aya değiştirme seçeneği de sunuyor. Pratikte esnekliği sınırlayan "küçük yazılı şartlar" olmadan, şeffaflık ve sadelik gözetilerek tasarlandı.
Aynı zamanda Avis Easy Leasing ile müşterilere hızlı ve yüzde 100 çevrim içi bir leasing çözümü sunuyoruz. Bu çözümle müşteriler, sözleşmelerinin kilit parametrelerini belirleyebiliyor. Bunlar arasında leasing süresi, kilometre ve peşinat yer alıyor.
Özetle müşterilere yalnızca aracı değil, hayatlarına ya da işlerine en uygun olan taahhüt düzeyini de seçme imkânı veriyoruz.
Bu hizmetlerin kullanıcılarını yaşları değil, zihniyetleri tanımlıyor. Dijital hizmetlere rahat yaklaşan, kolaylığın ve maliyet şeffaflığının değerini bilen ve araç edinmeyi çok yıllı bir taahhüt gerektiren karmaşık bir karar haline getirmek istemeyen sürücüler ve işletmeler bunlar.
Yeni hareketlilik ekosisteminde otomobil üreticilerinin (OEM), teknoloji platformlarının, Big Tech, MaaS uygulamaları ve dijital pazar yerleri gibi hareketlilik toplayıcılarının ve geleneksel hareketlilik sağlayıcılarının, dikkat ve çoğu zaman sürücüyle ilişkinin doğrudan kontrolü için yarıştığını görüyoruz. Müşterinin güvenini sizce en sonunda kim kazanacak? Bu yeni dijital ortamda Avis gibi uzmanlaşmış bir sağlayıcının rekabet avantajı nedir? Sadece iyi bir uygulama yeterli mi, yoksa asıl üstünlüğü satış sonrası altyapı, bakım ve yüz yüze hizmet mi belirleyecek?
Yeni hareketlilik ekosisteminde en kritik soru, kimin müşteriyi "sahiplendiği" değil, kimin onun güvenini kazanıp koruyabildiği bence. Teknoloji, pazara giriş engellerini büyük ölçüde düşürdü. İyi bir uygulama ve kullanıcı dostu bir arayüz artık zorunlu, ama bunlar tek başına yeterli değil.
Hareketlilik, güçlü bir fiziksel boyutu olan bir hizmet olmaya devam ediyor. Her dijital işlemin arkasında, hazır bulunması, düzgün bakımının yapılması ve güvenli olması gereken bir araç var.
Ayrıca verimli çalışması gereken bir ağ ve hem günlük durumlarda hem de beklenmedik bir şey olduğunda hemen hizmet alması gereken bir müşteri var. Bence Avis gibi bir kuruluşun rekabet avantajı tam da burada yatıyor: Dijital deneyimi güçlü ve güvenilir bir operasyonel altyapıyla birleştirebilmek. Müşterilerimize sık sık şöyle söylüyoruz: "Yeni MyAvis uygulamasıyla bizimle hiç konuşmak istemeyebilirsiniz, ama ihtiyacınız olursa biz buradayız."
Avis'in bugün Yunanistan genelinde 60.000'den fazla aracı ve geniş bir servis ağı var. Bu ölçek, dijital arayüzün ötesinde yetkinlikler yaratıyor. Filo yönetimi, bakım, satış sonrası destek, fiziksel varlık ve uzun vadede müşterilerin davranışlarına ve ihtiyaçlarına dair derin bilgi bunların arasında.
Gelecekteki rekabet, "dijital ya da fiziksel" ayrımıyla belirlenmeyecek. Bu, bir kuruluşun iki boyutu da tek, tutarlı ve kesintisiz bir deneyimde bir araya getirebilme becerisiyle belirlenecek.
Bağlı araçlar her gün çok büyük miktarda telematik veri üretiyor. Avis bu verileri hem filo yönetimini optimize etmek hem de her sürücünün ya da kurumsal müşterinin kendine özgü ihtiyaçlarına göre gerçekten özel, kişiselleştirilmiş çözümler sunmak için nasıl kullanıyor?
Telematik, hareketliliği yönetme biçimimizi temelden değiştiriyor. Çünkü tahminlere değil, gerçek kullanım verilerine dayanarak karar almamıza olanak tanıyor.
Filo düzeyinde veriler, her aracın nasıl ve ne ölçüde kullanıldığını daha iyi anlamamıza, bakımı daha etkili planlamamıza ve tüm filomuzu daha iyi değerlendirmemize yardımcı oluyor. Önleyici bakım bunun en iyi örneği. Bir ihtiyacı sorun haline gelmeden erken tespit edebildiğinizde, aynı anda hem güvenliği, hem güvenilirliği, hem de işletme maliyetlerini iyileştirirsiniz.
Veriler ayrıca müşterinin gerçek ihtiyaçlarını daha iyi anlamamızı sağlıyor. Örneğin kurumsal bir filoda, seçilen araçların gerçekte nasıl kullanıldığına uyup uymadığını değerlendirebiliyoruz. Araç tipi, kullanım süresi ya da hatta elektrikli modellere geçiş açısından daha uygun çözümler önerebiliyoruz. Bizim için kişiselleştirmenin özü bu: Sadece daha fazla veri toplamak değil, her müşterinin ihtiyaçlarına göre hizmet sunmak.
Ancak en ilginç olan şu: Telematik, Avis Go Now gibi yeni nesil, kendi kendine hizmet veren hareketlilik hizmetlerinin kapısını açıyor. Kullanıcılar uygulama üzerinden hizmetin araçlarını hızlıca ve kolayca bulabiliyor, açabiliyor ve yalnızca birkaç dakikalığına bile kullanabiliyor. Yolculuğu, uygun bir park yerine bırakarak sonlandırabiliyorlar. Hizmet, birçok yurt dışı şehirde başarıyla çalışıyor. Atina'da ise ilk adımlarını attı ve hiç hareketlilik hizmeti kullanmamış yeni bir kitleyi kademeli olarak kazanıyor.
Elbette açık bir koşul var: Veriler şeffaf biçimde, belirli bir amaç için ve kullanıcı mahremiyetine tam saygı gösterilerek kullanılmalı. Bizim için teknolojinin gerçek değeri, yalnızca güveni güçlendirdiğinde ve müşteri deneyimini anlamlı biçimde iyileştirdiğinde ortaya çıkıyor.
Son olarak, Avis'in önümüzdeki beş yılda yurt içi hareketlilik pazarındaki bir sonraki büyük kilometre taşı ne olacak?
Avis'in bir sonraki büyük kilometre taşını belirli bir ürün ya da tek bir yatırım olarak tanımlamazdım. Önümüzdeki beş yılda pazarın yönünü üç güç şekillendirecek gibi görünüyor: Kullanım modellerinde daha fazla esneklik, teknoloji ve verinin kullanımı ve tabii ki daha sürdürülebilir bir hareketlilik modeline geçiş.
Bizim için büyüme, yalnızca daha büyük bir filo anlamına gelmiyor. Müşterilerin neye ihtiyaç duyduğunu daha iyi anlamak, onlara daha fazla ve daha uygun seçenek sunmak ve insanların nasıl hareket ettiğindeki karmaşıklığı mümkün olduğunca ortadan kaldırmak anlamına geliyor.