Büyük İskender, tarihin en efsanevi fatihlerinden biri olarak imparatorluğunu genişletirken yalnızca askeri güce ve stratejik zekaya güvenmedi. Başarısının temelinde, hem diplomatik hem de kişisel amaçlara hizmet eden mitleri ustalıkla kullanması yatıyordu. Kendisini iyi bilinen kahramanlar ve ilahi varlıklarla özdeşleştirerek, mitlerin gücünden yararlanan İskender, bilinmeyen topraklarda yolunu buldu, ittifaklar kurdu ve kendine ilham kaynağı yarattı.
Mitler, Büyük İskender'in dünyayı fethederken kullandığı gizli silahıydı. Büyük İskender'in İssos Savaşı'nda Pers Kralı III. Darius'a karşı savaşırken betimlendiği bir sahne. Kaynak: Kudumomo. CC BY 2.0/Flickr.Mitlerin Diplomatik Kullanımı
Makedonya'nın Argead Hanedanı, Yunan seferlerinin en başından itibaren mitleri yönetimlerini güçlendirmek için kullandı. Yunan dünyasında herkesin saygı duyduğu bir kahraman olan Herkül'den gelmeleri, önemli bir diplomatik avantaj sağlıyordu. Bunun bir örneği, İskender'in babası Filip döneminde yaşamış Atinalı hatip İsokrates'ten geliyor.
İsokrates, Filip'in Atina, Argos, Sparta ve Thebes'i uzlaştırarak dikkatlerini tıpkı Herkül'ün yaptığı gibi ortak bir doğu düşmanına yöneltmesi gerektiğini anlatan bir konuşma yazdı. Makedonya'nın Herkül'le olan bağı, Yunan şehir devletleri nezdinde meşruiyetini artırdı. Bu sayede Filip ve İskender, tıpkı Herkül gibi Yunanistan'ı birleştiren kişiler olarak kendilerini sunabildiler.
Mitlerin bu diplomatik kullanımının bir başka dikkat çekici örneği Teselya'da yaşandı. Bu kez sahneye bizzat İskender çıktı. Genç kral, Herkül tarafından kurulduğuna inanılan kentin ortak kökenlerine atıfta bulunarak yerel halkı teslim olmaya ikna etti. Ortak mirasa yapılan bu çağrı işe yaradı ve İskender, herhangi bir askeri müdahaleye gerek kalmadan kente kabul edildi.
Benzer bir durum, güney Anadolu'daki Mallos'ta da yaşandı. Yerel halk, İskender'i Herkül soyundan gelen kurucularının uzak bir akrabası olarak karşıladı. İskender, Herkül'le olan bağını öne sürerek kendisini bu kentlerin bir akrabası ve müttefiki olarak tanıttı. Ancak mitlerin rolü, seferi sırasında diplomasiyle sınırlı kalmadı.
Mitlerin Kişisel ve Mistik Önemi
Mitler, İskender için derin bir kişisel anlam taşıyordu. Ona huzur ve geçmişle bağlantı kurma duygusu veriyordu. Biyografi yazarı Plutarkhos'a göre İskender'in Asya seferi, efsanevi kahramanları taklit etme ve onları geride bırakma arzusuydu. Truva kıyılarına mızrağını fırlatması ve geçmişteki düşmanlıkları sona erdirmek için Priamos'un mezarına kurban sunması gibi hareketleri, bu kahramanları yansıtıyordu.
İskender'in İlyada'ya olan bağlılığı da bir başka örnek. Rivayete göre destanın bir kopyasını yastığının altında tutarak uyurdu. Hayatını Aşil'i örnek alarak yaşamaya çalıştı; hatta arkadaşı Hephaistion'un ölümünde, Aşil'in Patroklos için yas tutması gibi yas tuttu. Efsanevi figürlerle bu özdeşleşme, İskender'e psikolojik rahatlık ve ilham kaynağı oldu.