Lefkoşa – Rum Yönetimi Başkanı Nikos Christodoulides, Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile birlikte "tarih yazabileceklerine" olan inancını dile getirdi. Christodoulides, üç yıl aradan sonra ilk kez bir Kıbrıs Türk medya kuruluşu olan Yeni Düzen gazetesine konuştu. Rum tarafının bir B planı olmadığını vurgulayan Christodoulides, "Tek olası çözüm Kıbrıs'ın yeniden birleşmesidir. Mevcut statüko, ülkemizin potansiyelini tam olarak kullanmasına izin vermiyor" dedi.
"Eğer her şey Sayın Erhürman'ın ve benim ellerimde olsaydı, önümüzdeki haftaya kadar bir çözüme ulaşabilirdik. Ancak karar sadece bize bağlı değil. Sayın Erhürman'ın da içtenlikle bir çözüm istediğine inanıyorum" diyen Christodoulides, müzakerelerin seyriyle ilgili önemli mesajlar verdi.
Herkesin çözüm istediğini söylediğini, ancak asıl sınavın müzakere masasında verileceğini belirten Rum lider, "Günün sonunda karşılıklı tavizler verilecek. Kimse aradığı her şeyi elde edemeyecek" diye konuştu. Christodoulides, "Ülkemizi yeniden birleştiremezsek, mevcut statükodan sadece Rumlar ve Kıbrıs Türkleri kaybeder. Başka kimse değil" uyarısında bulundu.
Christodoulides, Erhürman'a Crans-Montana'da olduğu gibi "çapraz müzakere" yöntemini önerdiğini açıkladı. Altı başlığın ikili gruplar halinde, örneğin toprak ve mülkiyetin, yönetim ile güvenlik ve garantilerin birlikte ele alınmasını istediklerini belirten Christodoulides, "Crans-Montana'da da yapıldığı gibi altı başlığı iki farklı masada ikili gruplar halinde tartışalım. Bu yöntemi bizzat deneyimledim ve başarılı olduğunu gördük" ifadelerini kullandı.
Referandum mesajında da net konuşan Christodoulides, "Kendimce uygun bulmadığım bir planı referanduma götürmem. Anlaştığım bir planı referanduma sunarım ve elbette o planın lehine kampanya yürütürüm. Aksi takdirde ne anlamı var? Sorumluluğu ben üstlenirim ve halkın oylamasına sunmam" dedi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs ziyareti sırasında çok net konuştuğunu hatırlatan Christodoulides, "Genel Sekreter, temel konuların yani içeriğin, Crans-Montana'daki son güne kadar elde ettiğimiz yakınlaşmaları da dikkate alarak tartışılması gerektiğini söyledi" diye aktardı.
Eylül ayı sonundaki BM Genel Kurulu'na ilerleme kaydedilmiş bir şekilde gidilirse, 5+1 toplantısının yolunun açılacağını belirten Rum lider, güven artırıcı önlemlerde ilerleme kaydedilmesinin genişletilmiş toplantı için bir ön koşul olmadığını da sözlerine ekledi. Güven artırıcı önlemlerin müzakereler başladıktan sonra çok daha kolay uygulanacağını vurguladı.
Kontrol noktalarıyla ilgili olarak da Christodoulides, BM Genel Sekreteri'nin geçiş noktaları konusunda "makul bir anlaşma" aradığını kaydetti.
Ankara'ya da mesaj veren Christodoulides, "Türkiye, çözümün getireceği faydaları mevcut statükodan sağladığı faydalardan daha büyük gördüğünde Kıbrıs sorununu çözecektir" dedi. Bu nedenle iki paralel süreç üzerinde çalıştıklarını belirten Rum lider, bunların Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlaması ve Türkiye-AB ilişkilerinde ilerleme kaydedilmesi olduğunu açıkladı.
"Coğrafyayı değiştiremeyiz. Tüm komşularımızla olduğu gibi Türkiye ile de iyi ilişkiler kurmak istiyoruz" diyen Christodoulides, bölgesel ittifaklarının Türkiye'ye veya Kıbrıs Türklerine karşı kurulmadığına dair de güvence verdi.
İki devletli çözümü kesin bir dille reddeden Christodoulides, "İki toplumlu, iki bölgeli federasyon temelindeki çözüm çabalarımıza yardımcı olan güven artırıcı önlemleri destekliyorum. Ancak mevcut statükoyu bir şekilde normalleştiren ve 'yan yana iki iyi komşu olarak yaşamalıyız' fikrini destekleyen güven artırıcı önlemleri desteklemiyorum" şeklinde konuştu.
Bunun iki devletli çözüm anlamına geldiğini belirten Rum lider, "Bunu asla ve asla kabul etmeyeceğim. Rumlar için bir felaket olur. Ve benim naçizane fikrime göre, Kıbrıs Türkleri için de bir felaket olur" dedi.
Kıbrıs Türklerine bir mesajı olup olmadığı sorusunu yanıtlayan Christodoulides, "Geleceğimiz ortak. AB üyesi birleşik bir Kıbrıs'ta ortak bir geleceğimiz var. Avrupa Birliği'nin hem Rumların hem de Kıbrıs Türklerinin endişelerini ele alıp aşabileceğine gerçekten inanıyorum" ifadelerini kullandı.
Çözümün uygulanmasını kimin garanti edeceği sorusuna ise "Bu süreçte AB'nin rolü belirleyici bir öneme sahip. AB, Kıbrıs Türklerinin endişeleri konusunda en güçlü garantidir" yanıtını verdi.
Christodoulides, son olarak Girne açıklarında meydana gelen ve Kıbrıs Türk toplumunu yasa boğan trajik tekne faciasıyla ilgili olarak da Kıbrıs Türk toplumuna destek mesajı gönderdi.