Icerige atla
Genel ⭐ 85/100

Erdoğan'dan Yunanistan'a 'silahsızlandırılmış adalar' uyarısı: Yanlış yoldan dönün

Erdoğan'dan Yunanistan'a 'silahsızlandırılmış adalar' uyarısı: Yanlış yoldan dönün

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan'ın "yanlış yoldan dönmesi" ve Ankara'nın silahsızlandırılmış statüde olduğunu kabul ettiği Ege adalarını silahlandırmayı durdurması gerektiğini söyledi. Erdoğan, 2 Eylül 2026 tarihinde Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesinin ardından Kırgızistan'ın başkenti Bişkek'ten dönüş uçağında gazetecilere verdiği demeçte, Yunanistan'ın adaları silahlandırmasına yönelik olası bir Türk tepkisi sorulduğunda çarpıcı bir ifade kullandı: "Kaş'tan seslensek, Yunanistan'dan bizi duyarlar." Bu çıkış, Türkiye'nin Ağustos ayında cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Fethiye-Kaş Milli Deniz Parkı'nı ilan etmesinin ve Türk araştırma gemisi Tübitak Marmara'nın Meis (Kastellorizo) adasının güneyinde, bu park sınırları içinde faaliyet göstermesinin hemen ardından geldi. Erdoğan'ın bu sözleri, 2023 yılındaki yıkıcı depremler öncesinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin "bir gece ansızın gelebileceği" yönündeki sert söylemleri de akıllara getirdi.

Türkiye'nin her zaman ilişkilerde "yapıcı taraf" olduğunu ancak Atina'dan benzer bir yanıt alamadıklarını savunan Erdoğan, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in Türkiye'nin itirazlarına rağmen bölgedeki planlarını değiştirmeyeceklerine dair son açıklamalarına da tepki gösterdi. "Ne yapmalıyız? Sorumluluğumuz nedir? Gerekli neyse onu yapacağız." dedi. Sözlü uyarıların yanı sıra Ankara, Yunanistan'ın Ege'deki yenilenebilir enerji projelerini de içeren "Özel Mekânsal Çerçeve" planına itiraz eden diplomatik bir nota sundu. Türkiye, bu girişimlerin "gri bölgeler" üzerinden statükoyu değiştirme çabası olduğunu savunarak, çevresel veya imar planlarıyla toprak iddiası güdülmesini reddetti. Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis de İrlanda'nın Wicklow kentinde düzenlenen AB Dışişleri Bakanları gayriresmi toplantısında meslektaşlarını bilgilendirerek, uluslararası hukuka bağlı kalmaya devam edeceklerini ancak egemenlik konusunda hiçbir uzlaşmayı kabul etmeyeceklerini belirtti.

Erdoğan, "Yunanistan bunu bir kez ve sonsuza kadar anlamalı: Türkiye'nin kimsenin toprağında gözü yoktur, ancak kendi haklarının çiğnenmesine de kimseye izin vermez" dedi. Sözlerini şöyle sürdürdü: "Yunanistan, saptığı yanlış yoldan dönmeli ve silahsızlandırılmış statüdeki adaları silahlandırmaktan vazgeçmelidir. Tarih, ders çıkarmasını bilenler için çok iyi bir rehberdir." Türkiye'nin "sakin ve sağduyulu yaklaşımını" zayıflık olarak görenlerin "ciddi bir hata" yaptığını vurgulayan Erdoğan, antlaşmaları görmezden gelmenin kimseye fayda sağlamayacağını ve Atina ile ilişkilerin temelinde iyi komşuluk ilişkilerinin yatması gerektiğini sözlerine ekledi.

Bölgedeki savunma dinamiklerine dair dikkat çeken bir diğer gelişme ise İsrail ile Yunanistan arasında yaşandı. İki ülke, İsrail'in Yunanistan için "çok katmanlı" bir savunma sistemi kuracağı 3 milyar euro değerinde bir savunma anlaşması imzaladı. Bu anlaşma, Yunanistan'ın yeni "Aşil'in Kalkanı" çok katmanlı hava savunma programı kapsamında İsrail yapımı sistemlerin adalara konuşlandırılmasını da içeriyor. Bu tablo, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde, Yunanistan, GKRY ve İsrail arasındaki üçgenin Doğu Akdeniz'deki jeopolitik rekabete yeni bir boyut kazandırması olarak okunuyor. Kıbrıs'ın Atina ve Tel Aviv ile stratejik bağlarını güçlendirmesi ve bölgedeki deniz altı elektrik bağlantıları gibi enerji projeleri, Ankara tarafından yakından takip ediliyor.

Erdoğan'ın sert söylemine rağmen, Türk istihbaratının başı İbrahim Kalın'ın Atina'ya gerçekleştirdiği son ziyaret, ikili ilişkilerde anlık bir krize yol açmadı. Yunan mevkidaşı Themis Demiris ile bir araya gelen Kalın, ardından Başbakan Miçotakis ile görüşmek üzere Maksimos Sarayı'na geçti. Edinilen bilgilere göre, Kalın ziyarette güvence verici bir ton izledi, herhangi bir ültimatom sunmadı veya Ankara'dan özel bir talep iletmedi; ancak Atina, Ankara'nın niyetlerini yalnızca diplomatik temaslar üzerinden değerlendirmeme konusunda temkinli davranıyor.

Öte yandan Yunanistan, Türkiye'nin ulusal hava sahasını ihlal girişimlerinin arttığını, özellikle insansız hava araçları (İHA) kaynaklı ihlallerin yaşandığını öne sürüyor. Yunan basınında Salı günü bir CN-235 deniz karakol uçağı ve çeşitli İHA'lar tarafından 11 hava sahası ihlali kaydedildiği iddia edildi. Türkiye'nin tezleri 1923 Lozan ve 1947 Paris Antlaşmaları'na dayanırken, Yunanistan meşru müdafaa hakkını ve değişen güvenlik ortamını savunuyor. Ağustos ayı sonlarında Türkiye Savunma Bakanlığı, Rodos'taki İHA faaliyetlerine itiraz etmiş, Yunanistan'ın Patriot bataryalarını Girit'e kaydırmasını ise "olumlu bir adım" olarak nitelendirmişti.

ŞİÖ Zirvesi'ne de değinen Erdoğan, Türkiye'nin örgüt ile ilişkilerini "daha üst bir seviyeye" taşıma arzusunda olduğunu belirtti. Türkiye'nin Batı ile Doğu arasında dengeli ilişkiler geliştirebilen bir ülke olduğunu vurgulayan Erdoğan, "ŞİÖ ile üyelik perspektifimiz, bir bloktan kopmak veya Batı'ya sırt dönmek anlamına kesinlikle gelmez. Amacımız, 360 derecelik bir vizyonla kendi ağırlığımızı ve etkimizi artırmaktır" dedi.

Erdoğan, Bişkek'te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de "çok verimli" bir ikili görüşme gerçekleştirdi. Rusya-Ukrayna savaşının bölge ve dünya için kötü sonuçlar doğurduğunu belirten Erdoğan, "Çatışmanın barış yoluyla sonuçlanması Sayın Putin'in de beklentisidir. Kendisi bu durumdan memnun değil. Barış için her türlü çabayı göstermeye hazır olduğumuzu ilettim" dedi. Karadeniz'deki sivil ticari gemi trafiğinin güvenliğine de dikkat çeken Erdoğan, son iki ay içinde Karadeniz'de seyreden birkaç Türk ticari gemisinin ateş açılması sonucu zarar gördüğünü hatırlatarak, "Ticari deniz taşımacılığının güvenliğini kalıcı olarak sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç duyuluyor" vurgusunu yaptı.

Mekke Savunma İttifakı'na dair de değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki ittifakın Stratejik Siyasi ve Askeri Komitesi'nin İstanbul'daki ilk toplantısının önemli bir adım olduğunu belirtti. Dışişleri, savunma bakanları ve genelkurmay başkanlarının sekretarya, savunma sanayii, askeri standartların uyumu ve tehditlerin paylaşımı gibi konuları görüştüğünü aktaran Erdoğan, "Bazı ülkelerin ittifaka açık veya gizli tepkileri oldu. Ancak Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye arasındaki denge, birçok aktörün ittifakı açıkça eleştirmesini zorlaştırıyor. Bu adım bölgesel istikrar içindir. Kardeşlerimizle birlikte yolumuza daha güçlü devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

S-400 hava savunma sistemlerinin üçüncü bir ülkeye olası transferi ve F-35 programına dönüşe ilişkin soruları da yanıtlayan Erdoğan, Putin ile ikili gündemdeki "tüm konuları" ele aldıklarını belirtti. F-35 programına geçmişte önemli katkılar sağlayan Türkiye'nin programa dönüşü için görüşmelerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, "KAAN'dan ve kendi hava savunma sistemlerimizi geliştirmekten vazgeçmiyoruz. Aksine, Türkiye'nin seçeneklerini artırıyoruz. Bu, güçlü bir Türkiye demektir ve güçlü Türkiye'nin yol haritası budur. ABD'deki prosedürler tamamlandığında F-35 meselesinin de geride kalacağına inanıyoruz." dedi.

Gazetecilerin Suriye'deki son duruma ilişkin sorularını da yanıtlayan Erdoğan, terör örgütlerinin bölgede serbestçe faaliyet göstermesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. "Türkiye olarak Suriye için bugün de dün söylediklerimizi söylüyoruz. Suriye'nin terör örgütlerinin serbestçe faaliyet gösterdiği bir yer olamayacağını, oradaki istikrarsızlığın tüm bölgeye yayılabileceğini belirtmiştik ve haklı çıktık. Bu, Amerika'nın da artık Suriye'deki gerçekleri anladığı anlamına geliyor" diyen Erdoğan, Suriye halkının ağır bir bedel ödeyerek vatanında kaldığını ve şimdi ülkeyi yeniden inşa etmeye çalıştığını hatırlattı.

Suriye'nin toparlanması ve yeniden inşası için tüm komşu ve dost ülkelere yardım çağrısında bulunan Erdoğan, "Suriye'de iç barışı baltalamak isteyenlere fırsat verilmemelidir. Suriye'de istikrarın yolu, bölünmenin tohumlarını ortadan kaldırmaktan geçiyor" ifadelerini kullandı.

Terörden arındırılmış Türkiye sürecine yönelik soruları da yanıtlayan Erdoğan, PKK terör örgütünün çözülmesine yönelik takvimin net olmadığını belirterek, "Bu tür meselelerde bir takvim belirleyemezsiniz" ifadelerini kullandı.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü