Eski Yunan kadınlarının hikayeleri, Christopher Nolan'ın The Odyssey'sinin gölgesinde kalsa da, tiyatroda ve sinemada stále ilgi görmeye devam ediyor. Electra, Medea ve Clytemnestra gibi karakterler, kadınların öfkesine ve sesinin duyulmasına dikkat çekiyor.
Simon Stone'un Oresteia uyarlaması, Bridge Tiyatosu'nda büyük bir ilgi gördü. David Morrissey ve Mary-Louise Parker, modern bir Agamemnon ve Clytemnestra olarak sahneye çıktılar. Bu oyun, kadınların öfkesine ve sesinin duyulmasına dikkat çekiyor.
Cate Blanchett'in Electra/Persona oyunu da büyük bir ilgi görmeye devam ediyor. Electra, Sophocles'in oyununda, babasının öldürülmesinin intikamını almak için çabalayan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Ancak kadınların öfkesi ve sesinin duyulması, sadece Electra ile sınırlı değil.
Medea, Euripides'in oyununda, kocasının kendisini terk etmesi üzerine everythingini yok etmeye çalışan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Clytemnestra da, kızının öldürülmesinin intikamını almak için babasını öldüren bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Bu kadınların öfkesi, sadece themselvesini değil, aynı zamanda etrafındaki insanların da hayatlarını etkiliyor.
Bu karakterler, kadınların öfkesine ve sesinin duyulmasına dikkat çekiyorlar. Modern tiyatro ve sinema, bu karakterleri yeniden keşfediyor ve onların hikayelerini anlatmaya devam ediyor.