Yunanistan genelinde Filistin yanlısı protestoların dalgası sürerken, İsrail turistlerinin en çok tercih ettiği yaz destinasyonlarından biri olan Girit'in Heraklion kentinde "IDF'ye (İsrail Savunma Kuvvetleri) Ölüm" yazan bir grafiti ortaya çıktı. Duvara İngilizce yazılan mesajda, Filistin bayrağının da eşlik ettiği "Filistin direnişi yaşasın" ifadeleri de yer aldı. Grafitinin belgelerini yayımlayan Antisemitizmle Mücadele Hareketi, Yunan makamlarına bu tür gösterilere karşı harekete geçme ve ziyaretçilerin güvenliğini sağlama çağrısında bulundu.
Bu olay, Girit ve diğer adaların İsrailli turistler arasında özellikle popüler olduğu Yunan turizminin en yoğun dönemine denk geliyor. Son yıllarda Yunanistan, İsrailli gezginler için başlıca denizaşırı tatil destinasyonlarından biri haline geldi. Ben Gurion Havalimanı ile Heraklion arasında çok sayıda doğrudan yaz seferi düzenleniyor. Atina'daki İsrail Büyükelçiliği'nin yayımladığı rakamlara göre, İsrail ile Yunanistan arasında her ay 500'den fazla uçuş gerçekleştiriliyor ve anakara ile adalardaki 20'den fazla destinasyona hizmet veriliyor.
Antisemitizmle Mücadele Hareketi'nin CEO'su Sacha Roytman, IDF askerlerinin öldürülmesini açıkça talep eden grafitilerin meşru siyasi eleştirinin sınırlarını aştığını belirtti. Roytman, "İsrail halkının ana ve en çok aranan tatil destinasyonu olan Girit'in kalbinde IDF askerlerinin ortadan kaldırılmasını isteyen sloganlar ortaya çıktığında, bu meşru bir eleştiri değil, doğrudan şiddet ve terör kışkırtıcılığıdır" dedi. Yunan makamlarından bu tür vandalizme hoşgörü göstermeyi bırakmalarını ve ziyaretçileri korumak için nefret gösterilerine karşı "sıfır tolerans" politikası benimsemelerini istedi.
Grafiti, Yunanistan genelinde Filistin yanlısı gösterilerin dalgasıyla eş zamanlı olarak meydana geldi. Pazar günü Atina ve Selanik'ten adalara ve diğer popüler turistik destinasyonlara kadar uzanan çok sayıda gösteri ve miting düzenlendi. Yunan medyası, Filistinlilere destek amacıyla düzenlenen ulusal eylem günü kapsamında binlerce kişinin gösterilere katıldığını aktardı. Atina'nın Syntagma Meydanı'nda bir protesto düzenlendi ve ardından yürüyüş yapıldı; eş zamanlı olarak çok sayıda şehir ve adada da gösteriler gerçekleşti. Pazar günkü olaylara ilişkin Yunan raporları, İsrailli turistlerin yaralandığı büyük çaplı herhangi bir olaya işaret etmedi.
Gösteriler öncesinde İsrail Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'da bulunan İsrailliler için artırılmış uyarı talimatları yayımladı. Bakanlık, gezginleri tetikte olmaya, gösterilerden ve kalabalık toplantılardan uzak durmaya ve protestocularla herhangi bir sürtüşme veya çatışmadan kaçınmaya çağırdı. İsraillilere ayrıca İsrail ve Yahudi sembollerini gizli tutmaları, sosyal medyada konumlarını gerçek zamanlı olarak paylaşmaktan kaçınmaları ve yerel makamların duyurularını takip etmeleri tavsiye edildi.
Girit'teki İsrailli turistler geçen ay da Filistin yanlısı bir gösteriyle karşılaşmıştı. Mano Maritime'a ait Crown Iris kruvaziyer gemisi Sitia limanına yanaştığında, büyük bir Filistin bayrağı taşıyan protestocular yolcuları bekliyordu. Yerel polis, göstericiler ve İsrailliler arasında bir bariyer oluşturdu. Bazı yolcular gemiden inip şehri gezmeye devam ederken, diğerleri kendilerini tehdit altında hissettiklerini söyleyerek geri döndü. Mano Maritime o dönemde, gemiden inip Sitia ve çevresini gezen yolcuların bundan engellenmediğini açıklamıştı.
Yunanistan'daki bu olaylar, yurt dışındaki İsraillilere yönelik düşmanlık ve antisemitizm raporlarındaki artışla birlikte yaşanıyor. Geçen ay yayımlanan Dışişleri Bakanlığı rakamlarına göre, Temmuz 2025 ile Temmuz 2026 arasında yurt dışında antisemitik olaylardan etkilenen 45 İsrailli bakanlıktan yardım talep etti. Bu olaylar arasında saldırılar, tükürme, sözlü taciz, hizmet reddi ile otel, kafe ve restoranlardan kovulma durumları yer aldı.
Yunanistan ayrıca yurt dışındaki İsraillilerden gelen sıkıntı çağrılarının toplam sayısında da üst sıralarda yer aldı. 2026'nın başından Temmuz ortasına kadar Yunanistan'dan 206 böyle bir talep alındı ve bu sayı Birleşik Arap Emirlikleri ile Tayland'dan sonra en yüksek üçüncü rakam oldu. Bu rakam, Dışişleri Bakanlığı tarafından ele alınan tüm sıkıntı vakalarını içeriyor ve yalnızca antisemitik olayları ifade etmiyor.
Rakamlar açıklandığında Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Genel Müdür Yardımcısı Eli Yifrah, "Geçtiğimiz yıl, daha önce bilmediğimiz bir ölçekte bir fenomen görüyoruz: İsrailliler yurt dışındaki konaklamaları sırasında antisemitik olaylarla karşılaştıktan sonra bizimle iletişime geçiyor" demişti.