Kazı başkanı Prof. Dr. Lyudmil Vagalinski'nin Cuma günü yaptığı açıklamaya göre, Güneybatı Bulgaristan'daki antik Yunan kenti Heraclea Sintica'da (Yunanca: Ἡράκλεια Σιντική) yürütülen kazılarda mesane taşı ameliyatlarında kullanılan olağanüstü nadir bir tıbbi alet gün yüzüne çıkarıldı.
Alet, antik kentteki Herakles Tapınağı'nın yanındaki bir odada bulundu. Vagalinski, Bulgaristan Haber Ajansı'na (BTA) yaptığı açıklamada, 'Bu keşif yalnızca Bulgaristan için değil, tüm dünya için son derece nadir bir buluntu' dedi. Bilimsel literatürde bu keşfe benzer yalnızca bir örnek kayıtlı; o da İtalya'da yapılmıştı.
Antik doktorların idrar kesesinden taş almak için kullandığı takımın bir parçası olan bu alet, Prof. Vagalinski'ye göre hem tehlikeli hem de hayati bir ameliyatta kullanılıyordu. 'Lithoulkos' olarak bilinen özel aletin bronz sapı günümüze kadar ulaşmış durumda ve üzerinde dekoratif halkalar bulunuyor.
Vagalinski, antik doktorların neşter, iğne, küret, kaşık ve diğer özel aletlerden oluşan geniş bir cerrahi alet yelpazesi kullandığına dikkat çekti. 'Böylesine özel bir alet son derece nadirdir. Bu durum, bu ameliyatı ancak çok iyi eğitimli bir doktorun gerçekleştirebileceğini göstermektedir,' diye konuştu.
Keşif, Heraclea Sintica'nın Roma İmparatorluğu'nun ilk üç yüzyılındaki yüksek tıp standardını ortaya koyuyor. Şehir bu dönemde büyük bir ekonomik refah yaşıyordu.
Prof. Vagalinski, Yaşlı Plinius da dahil olmak üzere antik yazarların mesane taşlarını dönemin en acı verici tıbbi durumlarından biri olarak tanımladığını söyledi. İskenderiyeli Ammonius'un bu rahatsızlığı tedavi etmek için kullanılan cerrahi yöntemi ve özel aletleri geliştirdiğini belirtti. Ammonius'a bu nedenle 'Lithotomus' lakabı takıldığını ekledi.
Aletin Herakles Tapınağı'nın yanında bulunması, Vagalinski'ye göre, mitolojik kahramana taparak şifa arayan hacıların burada tıbbi tedavi görmüş olabileceği teorisini güçlendiriyor.
Arkeologlar, bu keşfin Heraclea Sintica'da Roma döneminde var olan ileri tıp uygulamalarına dair yeni kanıtlar sunduğuna inanıyor. Araştırmacılar odayı incelemeye devam ediyor ve ele geçirilen tüm eserlerin analizi tamamlandığında odanın işlevi hakkında daha kesin sonuçlara varılmasını bekliyor.
Stratigrafik kanıtlar, aletin MS 3. yüzyıla ait olduğunu gösteriyor.
Kazı çalışmaları devam ediyor. Çalışmalara 34 işçi ve 7 arkeolog katılıyor. Ekipler, Herakles Tapınağı çevresindeki mimariyi netleştirmek için önce iş makineleriyle kalın nehir tortusunu temizliyor, ardından elle kazı yapıyor.