İsrailli stratejist Shay Gal (@ShayGal84), sert bir dille kaleme aldığı yazısında Kıbrıs'ın kuzeyindeki Türk işgalinin sürdürülemez olduğunu ve eninde sonunda sona ereceğini açıkladı. Gal, Ankara'nın geri çekilmenin şeklini seçebileceğini ancak nihai sonucu değiştiremeyeceğini vurguladı.
20 Temmuz 1974'te Türkiye'nin Kıbrıs'ı işgalinin üzerinden 52 yıl geçti. Kıbrıs Cumhuriyeti topraklarının üçte birinden fazlası halen işgal altında. Bu durum yalnızca Kıbrıs ve Yunanistan için değil, giderek artan ölçüde İsrail için de kritik bir mesele haline geliyor.
Gal, işgal altındaki kuzeyi Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki askeri köprübaşı olarak tanımladı. Bölgede yaklaşık 40 bin asker, önemli miktarda zırhlı araç, topçu, drone ve altyapı bulunduğunu belirtti. Gal, bu varlığın yalnızca Kıbrıs ve Yunanistan'ı değil, aynı zamanda İsrail'in deniz yollarını ve stratejik çıkarlarını da tehdit ettiğini savundu.
"Poseidon'un Gazabı" Doktrini
Analist, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa arasındaki üçlü (artık dörtlü) işbirliğine "Poseidon'un Gazabı" adını verdi. Bu ortak savunma anlayışı, işgal altındaki kuzeyi, Türkiye'nin deniz hareketlerini ve bölgesel tehditleri tek bir operasyon alanı olarak ele alıyor.
Gal, Türkiye için iki olası yol olduğunu sıraladı:
- Müzakereyle çekilme: Tüm Türk askerleri, silahları ve yerleşimcilerin Kıbrıs'tan tamamen çıkarılması ve adanın Kıbrıs Cumhuriyeti egemenliğinde yeniden birleşmesi.
- Zorla çıkarılma: Ankara gönüllü olarak çekilmeyi reddederse, İsrail, Yunanistan, Kıbrıs ve Fransa'nın dahil olacağı askeri bir çatışma riskiyle karşı karşıya kalır.
Gal, Kıbrıs'ın AB Antlaşması'nın 42(7). maddesini devreye sokabileceği uyarısında bulundu. Bu madde, diğer üye devletleri yardım sağlamakla yükümlü kılıyor. Ayrıca NATO'nun 5. maddesinin, Türkiye'nin işgal altındaki topraklar üzerinden başlattığı bir çatışmada geçerli olmayacağını belirtti.