Icerige atla
Genel ⭐ 78/100

İtalya ve Tunus'tan Libya'nın MEB İddialarına BM'de Resmi İtiraz

İtalya ve Tunus'tan Libya'nın MEB İddialarına BM'de Resmi İtiraz
İngilizcenizi Malta'da eğlenerek geliştirmek ister misiniz? Bilgi al →

İtalya ve Tunus'un Libya'nın tek taraflı Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) iddialarına karşı BM nezdinde yaptığı diplomatik girişimler, Akdeniz'deki devam eden deniz yetki alanı ihtilafında Yunanistan'ın pozisyonunu önemli ölçüde güçlendirdi.

Libya, Mayıs 2025'te BM'ye sözlü bir bildiri ve beraberinde bir harita sunarak tartışmalara yol açtı. Bu haritada Libya, tartışmalı Türkiye-Libya Mutabakatı ve Deniz Hukuku'nun seçici yorumlarına dayanarak kendi MEB'ini tek taraflı olarak tanımlıyor. Yunanistan bu girişimi derhal reddetti; zira söz konusu harita, Libya'nın iddialarını Girit'in güneyine kadar genişleterek Yunan kıta sahanlığına tecavüz ediyor.

İtalya, 26 Mayıs 2026'da BM'ye resmi bir mektup göndererek Libya'nın iddialarını çürüttü. İtalya, sözlü notasında, Libya'nın talep ettiği kıta sahanlığının dış sınırlarının, özellikle 15°10′ Doğu meridyeninin doğusu ve 13°50′ Doğu meridyeninin batısında, İtalya'nın Deniz Hukuku'ndan kaynaklanan haklarını ihlal ettiğini belirtti. Bu meridyenler, Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 1985 tarihli Libya-Malta Kıta Sahanlığı davasında verdiği kararla tanımlanmıştı. İtalya, Libya ile diyalog çağrısında bulundu.

Tunus ise 19 Nisan 2026'da BM'ye gönderdiği bildirimde Libya'nın sınırlandırmasını reddetti. Tunus, bu sınırlandırmanın UAD'nin 1982 tarihli Tunus-Libya Kıta Sahanlığı davasındaki kararını ihlal ettiğini savundu. Tunus, Libya'nın yanal sınırını aşırı ve hukuka aykırı olarak nitelendirerek, bu sınırın hem UAD metodolojisinden hem de iki ülke arasındaki 1988 tarihli ikili anlaşmadan saptığını belirtti. Tunus ayrıca Libya'nın MEB dış sınırlarını ve bitişik bölgesini tek taraflı tanımlamasına itiraz ederken, samimi ve iyi niyetli müzakereler çağrısında bulundu.

Bu gelişmeler, Yunanistan'ın Türkiye-Libya Mutabakatı'na karşı diplomatik ve sahadaki çabalarını sürdürdüğü bir dönemde yaşanıyor. Atina yönetimi, Trablus hükümetiyle iki tur keşif görüşmesi yaptı ve bu görüşmeleri Dışişleri Bakan Yardımcısı Alexandra Papadopoulou yürüttü. Ayrıca Dışişleri Bakanı George Gerapetritis'in Bingazi'ye yaptığı son ziyaret sırasında konu doğrudan Mareşal Halife Haftar ile de ele alındı.

Sahada ise Yunanistan, Girit'in güneyindeki hidrokarbon arama ruhsatlarını Chevron şirketine vererek bir oldubitti yarattı. Bu ruhsat sahaları, Türkiye-Libya mutabakatına göre Libya'nın talep ettiği MEB ile örtüşüyor. Girit'in batı ve güneybatısındaki diğer parseller ise Deniz Hukuku'na ve Yunan adalarının tam olarak dikkate alınmasına uygun şekilde orta hat prensibine göre belirlendi.

Libya'nın yabancı şirketlere sunduğu alanlarda orta hat yaklaşımını kabul etmesi, Yunanistan için olumlu bir emsal teşkil ediyor. İkili bir anlaşmanın yakın vadede mümkün görünmemesi nedeniyle Atina, uyuşmazlığı Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na götürmek için özel bir anlaşma (compromis) hazırlığına öncelik veriyor. Böyle bir adım, Türkiye-Libya Mutabakatı'nın hukukiliğinin de incelenmesine olanak sağlayabilir.

Libya'nın tek taraflı eylemlerine yönelik artan uluslararası sorgulamalar — artık yalnızca Yunanistan ve Mısır değil, İtalya ve Tunus da buna dahil — Yunanistan'ın bölgedeki hukuki ve diplomatik duruşunu belirgin şekilde güçlendiriyor.

Deniz, kum, güneş ve İngilizce — Malta'da bir dil tatili! Programı gör →
Paylaş: