Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 5+1 toplantısının mümkün hale gelmesi için gerekli "ödevlerin" yapılmasının önemli olduğunu söyledi. Erhürman, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile "mümkün olduğunca sık" görüşmeye hazır olduğunu yineledi.
Kıbrıslı Türk lider, aynı gün öğleden sonra yaptığı yeni bir paylaşımda, Kıbrıs sürecine ilişkin daha önce dile getirdiği pozisyonları tekrarladı. Müzakere olsun diye müzakere yapılmaması veya sırf toplantı yapılmış olması için genişletilmiş bir 5+1 toplantısı düzenlenmemesi gerektiğini vurguladı. Erhürman, müzakerelerin bir çözüme, 5+1 toplantısının ise somut sonuçlara ulaşmasını istediğini belirtti.
İkinci olarak, iki liderin 5+1 toplantısı öncesinde Lefkoşa'da "müzakere masası" yerine "tartışma masasında" bir araya gelmesi gerektiğini söyledi. Bu sayede en azından bazı güven artırıcı önlemler (GAÖ) için çözüm bulunabileceğini ve güveni zedeleyen yaklaşımlardan vazgeçilebileceğini ifade etti.
Erhürman ayrıca, "'Bu sefer farklı olmalı' anlayışı çerçevesinde, metodoloji üzerinde anlaşmadan müzakerelere devam etmenin doğru olmadığını düşünüyoruz" dedi. Kıbrıslı Türk lider, "Biz Sayın Hristodulidis'in muhataplarıyız. Eşitlik ilkesi altında farklı bir algı yaratma girişimlerini kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Kıbrıs'ın kuzeyindeki sözde yönetimden gelen farklı açıklamalar, Kıbrıslı Türk tarafının politikasında uyumsuzluk yarattı. Sözde yönetim, Kıbrıslı Türk lider Tufan Erhürman'a karşı bir muhalefet işlevi de görüyor.
Sözde dışişleri bakanlığı, AB Özel Temsilcisi Raffaele Fitto'nun ziyaretine olumsuz tepki gösterdi. Yapılan yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin "Kıbrıs sorununa müdahale etmekte" ısrar ettiği belirtildi.
Sözde dışişleri bakanlığı açıklamasında, "BM Genel Sekreteri bile Kıbrıs için özel bir temsilci atamaktan kaçınıp yalnızca bir Kişisel Temsilci belirlerken ve resmi bir müzakere süreci yokken, Kıbrıslı Rum tarafının talebi üzerine, sözde KKTC'nin rızası olmadan ve Kıbrıslı Türklerin iradesi tamamen göz ardı edilerek bir AB Özel Temsilcisi atanması bizim için meşru değildir. Bu nedenle, bu sıfatla ülkemizde yapacağı herhangi bir faaliyet veya olası bir sürece müdahale girişimi hükümetimiz için kabul edilemez ve hiçbir şekilde meşru bir muhatap olarak görülmeyecektir" ifadelerine yer verildi.