Icerige atla
Politika 📰 68/100

Libya Parlamentosu'nun deniz mutabakatı onayı, Yunanistan'ın Doğu Akdeniz stratejisini zorlaştırıyor

Libya Parlamentosu'nun deniz mutabakatı onayı, Yunanistan'ın Doğu Akdeniz stratejisini zorlaştırıyor

Türk medyasının 23 Ekim 2026 Cuma günü bildirdiğine göre, Libya Parlamentosu, 2019 tarihli deniz mutabakatını onayladı. Bu karar Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki konumunu güçlendiriyor. Yunanistan ise Atina'nın haklarını ihlal ettiğini düşündüğü bu anlaşmayı engellemeye çalışıyordu; yeni gelişme bu çabayı zorlaştırıyor.

Türkiye Today'in haberine göre bu adım, Türkiye'nin diplomatik duruşunu destekliyor. Yunanistan'ın stratejisi kısmen, mutabakatın kabul görmesini sınırlamak ve Atina'nın kendi deniz sınırlandırma pozisyonlarını ilerletmek amacıyla Mareşal Halife Hafter ile bağlantılı doğu Libya yönetimiyle temasa dayanıyordu. Doğu Libya, Yunanistan için önemli bir diplomatik alandı. Parlamentonun yeni tutumu bu yaklaşımı daha zor hale getiriyor. Ankara da böylece anlaşmayı, onu imzalayan Trablus hükümetiyle yapılmış bir anlaşma olarak değil, daha geniş bir Libya uzlaşısını yansıtan bir anlaşma olarak sunabiliyor.

Gelişme, Türkiye'nin Libya'daki farklı siyasi ve askeri güç merkezleriyle ilişki kurma çabasına uyuyor. Bunların arasında Haftar'la ve ülkenin doğusuyla bağlantılı olanlar da var. Türkiye'nin etkisi bir gecede ortaya çıkmadı. Ankara, 2019-2020 çatışmaları sırasında Trablus merkezli hükümete askeri destek sağlayarak askeri dengenin değişmesine yardımcı oldu. Bu iş birliği; diplomatik temaslar, anlaşmalar ve enerji planlarını kapsayan daha geniş ilişkilerin temelini oluşturdu. Türkiye 2020'de deniz iddialarını Birleşmiş Milletler'e sundu ve Libya ile yapılan mutabakatı argümanlarının temel unsuru olarak kullandı.

Bu gelişmeyle bağlantılı adımlar arasında, Türk korveti TCG Kınalıada'nın ağustos 2025'te bir Libya limanını ziyareti ile “Tek Libya, Tek Ordu” fikrinin desteklenmesi yer alıyor. Bu adımlar, siyasi ve kurumsal olarak hâlâ bölünmüş olan bir ülkede Türkiye'nin rolünü güçlendirmeyi amaçlıyor. 6 Ekim'de Libya Parlamentosu'nda liderlik değişti; Aguila Saleh'in yerine Al-Salhin Abdelnabi geçti. Türk basını bu değişikliği, mutabakatın ilerlediği siyasi bağlamın bir parçası olarak sunuyor.

Deniz anlaşması, Türkiye'nin enerji hedefleriyle yakından bağlantılı. Ankara, Doğu Akdeniz'de petrol ve doğal gaz aramaları ile olası çıkarma faaliyetlerinde daha büyük bir rol istiyor. 25 Haziran 2025'te Libya Ulusal Petrol Şirketi (NOC) ile Türkiye'nin devlet petrol şirketi TPAO, dört alanda açık deniz aramaları için iş birliği mutabakatı imzaladı. Bu kapsamda yaklaşık 10.000 kilometrekare alanı kapsayan sismik araştırmalar da yer alıyor. Bu faaliyetler Yunanistan açısından önemli, çünkü bölgedeki enerji çalışmaları deniz sınırları ve kaynak haklarına ilişkin anlaşmazlıklarla kesişiyor.

Rekabet eden anlaşmalar ve hukuki pozisyonlar

Türkiye-Libya mutabakatı, deniz tablosunu şekillendiren tek anlaşma değil. 2020'de Yunanistan ile Mısır, Atina'nın komşularıyla ikili anlaşmalar yoluyla sınır belirleme çabasının bir parçası olarak münhasır ekonomik bölgelerinin kısmi sınırlandırılmasına ilişkin bir anlaşma imzaladı. Türkiye, Yunan pozisyonlarına itiraz ediyor ve kendi Libya anlaşmasının farklı bir sınırlandırmayı yansıttığını savunuyor. Sonuçta Yunanistan, Mısır, Türkiye ve Libya'nın dahil olduğu, birbiriyle rekabet eden yaklaşımlar ortaya çıktı. Türkiye, Yunanistan'ın aksine BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (UNCLOS) imzalamadı. Bu fark, deniz bölgelerini yönetmesi gereken kurallar konusundaki daha geniş anlaşmazlığın önemli bir unsuru.

Girit ve enerji planları

Anlaşmazlık, Girit'in güneyindeki hidrokarbon arama planlarıyla daha da ağırlık kazanıyor. Haberlerde Amerikan şirketi Chevron ile bağlantılı faaliyetler ile 28. meridyenin doğusundaki alanlarda yürütülen çalışmalara dikkat çekiliyor. Libya, Yunanistan'ın onayladığı ruhsatlar kapsamında Girit'in güneyinde yapılan sismik araştırma ve aramalara itiraz etti. Bu tepkiler, deniz anlaşmazlığının yalnızca diplomatik açıklamaları değil, enerji programlarının ilerleyişini de etkileyebileceğini gösteriyor.

Mısır'ın denge rolü

Mısır, Yunanistan ile deniz sınırlandırması konusunda bir anlaşmayı sürdürürken Türkiye ile de işlevsel ilişkiler peşinde. Kahire'nin yaklaşımı, kendi çıkarlarını korumak ve taraflardan birinin tam saflarında yer almaktan kaçınmak çabasını yansıtıyor. Yunanistan açısından Mısır ile iş birliğini sürdürmek, Doğu Akdeniz politikasının önemli bir unsuru olmaya devam ediyor. Mısır'ın tutumu ile Türkiye'nin Libya'daki farklı gruplarla ilişkileri, bölgedeki bundan sonraki adımları şekillendirecek.

Mavi Vatan ve görünüm

Türk haberleri mutabakatı, Ankara'nın daha geniş “Mavi Vatan” stratejisi çerçevesine yerleştiriyor. Bu strateji, Türkiye'nin deniz iddialarını genişletmeyi ve korumayı, ülkenin çevresindeki denizlerdeki rolünü güçlendirmeyi öne çıkarıyor. Ayrıca Türkiye'de Mavi Vatan'la ilgili olası bir yasama girişimi de gündemde; bu girişim stratejiye iç siyasette ve kurumsal alanda daha fazla görünürlük kazandırabilir.

Yunanistan açısından parlamentonun onayı, sürdürülebilir diplomatik faaliyet ve bölgesel ittifakların korunması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Libya Parlamentosu'nun onayı, Atina'nın mutabakatın etkisini sınırlamasını zorlaştırıyor. Öte yandan anlaşma tek başına, deniz sınırlandırması konusundaki temel hukuki ve siyasi anlaşmazlıkları çözmüş değil.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü