Amaliada'dan küçük Paraskevi-Lydia'nın ailesi için Paidiki Hara adlı kuruluşun ortaya çıkışı adeta ilahi bir armağan gibi görünüyordu.
Kızlarının hayatı için mücadele ettiği, Atina'daki tedavi masraflarının ise her geçen gün arttığı bir dönemde kuruluşun kurucuları kendilerini ailenin can simidi olarak sundu.
Vaatler büyüktü, sözler teselli vericiydi ve güven hemen kazanıldı. Kimse, hayırseverlik maskesinin ardında iyi kurgulanmış bir sömürü mekanizması olduğunu tahmin edemezdi.
Sömürünün acımasız yüzü
Kuruluş, çocuğun 'en kötü fotoğrafını' sürekli istemeye başladı. Amaç bu fotoğrafı sosyal medyada paylaşmaktı.
Anne, gözyaşlarına boğularak şunları söyledi: «Bizden çocuğun en kötü fotoğrafını istediler, sosyal medyaya koysunlar diye. Bu gerçekten insafsızlık. Adaletin yerini bulmasını istiyorum.»
Hedef açıktı: Bağışların artması için kamuoyunun duygusal tepkisini en üst düzeye çıkarmak. Bağış kampanyaları ebeveynlerin haberi olmadan ve gizli tutarlarla yürütülüyordu.
Ailenin avukatına göre 400.000 avro toplandı, aileye ise 75.000 avro verildi.
Anne, durumu şöyle özetledi: «Gözyaşlarımızdan, acımızdan yararlandılar. Sadece bizimkinden değil, başka ailelerin acısından da yararlandılar.»
Ailenin, Lydia'nın ulaşım ve tedavi masrafları için para toplandığına inandığı sırada binlerce avro kişisel hesaplara aktarılıyordu.
Gözleri dolu dolu olan Lydia'nın annesi artık maddi yardım istemiyor, manevi bir adalet bekliyor.