ABD Başkanı Donald Trump, Perşembe günü Suudi Arabistan'la yürütülen sivil nükleer program anlaşmasının, krallığın İsrail'le ilişkilerini Abraham Anlaşmaları aracılığıyla normalleştirmesini şart koştuğunu açıkladı.
Sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Cumhuriyetçi Başkan, anlaşmanın uranyum zenginleştirmeye izin vermediğini söyledi. Nükleer silahların yayılmasını önleme uzmanları, anlaşmanın uranyumun silah sınıfı seviyelere zenginleştirilmesini engelleyecek güvenlik önlemleri içermediği yönünde endişelerini dile getirdi.
Trump'ın paylaşımı, anlaşmanın "onaylanacağını, ancak tamamen Suudi Arabistan'ın saygın ve başarılı Abraham Anlaşmaları'na katılmasına bağlı olduğunu" belirtti. Ayrıca "ABD'nin sivil (zenginleştirilmemiş) nükleer tesislere karşı olmadığını" ekledi.
Suudi yetkililer, İsrail'le ilişkilerin normalleştirilmesinin öncelikle Filistin devleti için net bir yol haritası belirlenmesini gerektirdiğini açıkça ifade etti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise Filistin devleti fikrini reddediyor.
Trump, 2020'de imzalanan ve İsrail'le diplomatik ilişkileri olan Arap ülkelerinin sayısını artıran anlaşmaları daha da ileriye taşımayı hedefliyor.
Anlaşmanın 30 yıl sürmesi ve programın geliştirilmesinde ABD'li firmaların yer alması bekleniyor. Konuya yakın, kamuoyuna açıklama yapma yetkisi olmayan ve isminin gizli kalması kaydıyla konuşan bir kaynağa göre, anlaşma ortak bir ABD-Suudi Arabistan araştırmasının ardından Suudi Arabistan'da bir uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasına olanak tanıyabilir.
Anlaşmanın değerlendirilmek üzere Kongre'ye sunulması bekleniyor.
Karar hakkında bilgi sahibi ikinci bir kaynağa göre, anlaşma Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın daha fazla izleme, denetim ve doğrulamaya olanak tanıyan Ek Protokolü'nü içermiyor.
Petrol zengini krallığın Enerji Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, anlaşmanın "enerji kaynaklarını çeşitlendirme, ileri teknolojileri geliştirme ve iki dost ülkenin karşılıklı çıkarlarına hizmet edecek şekilde iş birliği ile yatırım fırsatlarını genişletme çabalarını güçlendirdiğini" belirtti.
Zenginleştirme otomatik olarak nükleer silaha giden bir yol değildir; bir ülkenin ayrıca senkronize yüksek patlayıcıların kullanımı gibi diğer aşamalarda da ustalaşması gerekir. Ancak bu durum, silahlaştırmanın önünü açar ve bu da İran'ın nükleer programıyla ilgili endişeleri artırmaktadır.
— COLLIN BINKLEY ve AAMER MADHANI, Associated Press