Türk medyası, Yunan yayın organlarını Türkiye'ye karşı 'paranoya'yı tırmandırmakla suçladı. Önce savunma sistemlerini hedef alan Yunan medyası, şimdi de mülk ve altyapı yatırımlarını tehdit olarak gösteriyor.
Yeni Akit gazetesinden Tahsin Han'ın yorumuna göre, her yeni Türk yapımı silahı varoluşsal tehdit olarak gösteren Yunan yayın organları, şimdi de gayrimenkul alımlarına odaklanmış durumda. Bu yayın organları, Türk vatandaşlarının ve şirketlerinin Evros sınır bölgesinden Ege adalarına ve İyon Denizi'ne kadar 'her yerde' mülk satın aldığını iddia ediyor. 'Hükümet ve yetkililer hiçbir şey yapmazken mülklerimiz birer birer elden gidiyor' uyarısında bulunuyorlar.
Türk raporunda özellikle hedef gösterilen Yunan sitesi EuroPost'un panik havası yarattığı belirtiliyor. Site, Türk yatırımlarını bir fırtınaya ve ülkeyi saran bir ahtapot ağına benzetiyor. Evros'tan stratejik Ege adalarına, Atina ve Pire'den İyon Denizi'ndeki Lefkada'ya kadar geniş alanların Türkler tarafından satın alındığını öne sürüyor.
Aynı yayın organının, Mitsotakis hükümetini ulusal güvenlik kriterlerini göz ardı etmekle suçladığı aktarılıyor. Haberde, geçmişte Katar'ın küçük bir İyon adasına olan ilgisinin bile savunma bakanı ve Yunan istihbarat servisinin onayını gerektirdiği hatırlatılıyor.
Özellikle Midilli adasına dikkat çekiliyor. Yunan haberlerine göre, adadaki stratejik öneme sahip marina, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yakın olduğu belirtilen Rahmi Koç'un başkanlığındaki Koç Grubu'nun kontrolüne geçmiş durumda.
Türk alıcıların adada geniş araziler, oteller, villalar, çiftlikler, dükkanlar ve turizm işletmeleri satın aldığı; Atina'nın ilgisizliğinden ve ekonomik zorluklardan bıkan yerel halka 'Atina çok uzakta, biz hemen yanı başınızdayız ve kalkınma getiriyoruz' dedikleri öne sürülüyor.
Benzer durumların Leros, Kos ve Sisam adalarında da yaşandığı iddia ediliyor.
Evros'ta ise aynı Yunan haberlerine göre, bölgenin orta ve kuzey kesimlerindeki köyler (İskenderun hariç) toplu halde satılıyor. Güney Bulgaristan'daki Kırcaali'den gelen ve Bulgar pasaportu taşıyan Türk azınlık üyeleriyle birlikte Türk yatırımcılar, sınır bölgesindeki mülkleri çok düşük fiyatlarla satın alıyor. Aynı grupların Lefkada'daki marina, Pire'deki Zea marina ve Atina merkezindeki eski otel ile binaların satın alınması ve yenilenmesiyle de bağlantılı olduğu belirtiliyor.
İddialar Trakya, Doğu ve Orta Makedonya'daki tarım alanlarını da kapsıyor. Tütün ve meyve üretiminin önemli bir kısmının, merhum Sadık Ahmet'in (Yunan haberlerinde 'Yunan karşıtı Türk milliyetçisi' ve DEB partisinin kurucusu olarak tanımlanıyor) oğlu işadamı Levent Sadık tarafından satın alındığı öne sürülüyor.
EuroPost'un ayrıca DEB partisinin, Gümülcine'deki Türk konsolosluğunun doğrudan talimatlarıyla hareket eden 'Erdoğan ajanları' olduğunu ve irredentist hedefler güttüğünü; Türk sermayesinin Yunanistan'ı ekonomik ve jeopolitik bir kıskaca aldığını iddia ettiği belirtiliyor.