Yunanistan'da erken Temmuz'dan 31 Ağustos'a kadar devam eden yaz indirimleri sezonu, Pire Ticaret Derneği Başkanı Theodoros Kapralos'un aktardığı erken anket verilerine göre, üst üste ikinci yıl da perakendecileri hayal kırıklığına uğratmaya hazırlanıyor.
Yunan televizyonu MEGA'ya konuşan Kapralos, Temmuz ayının ilk 20 gününü kapsayan bir ankete göre, işletmelerin yaklaşık yarısında ciroların geçen yılın aynı dönemine kıyasla düştüğünü, bazılarında ise çift haneli düşüşler yaşandığını belirtti. Perakendecilerin yaklaşık yüzde 12'si cirolarının arttığını raporladı. Kapralos, Ağustos sonuna kadar olan eğilimleri de içeren sezonun tam verilerinin yakında açıklanmasını beklediğini ve son rakamların bu ilk tablodan daha iyi görünmesi temennisinde olduğunu ifade etti.
Tüketiciler Dürtüsel Alışverişten Kaçınıyor
Kapralos'a göre alışveriş yapanlar hala marketlere gidiyor ancak sadece net bir fiyat-performans değeri gördüklerinde satın alma yapıyorlar. Yunan hanelerinin harcamalarına öncelik verme biçiminde, daralan harcanabilir gelirler nedeniyle önceki yıllara kıyasla belirgin bir değişim yaşandığını vurguladı.
Kapralos'un aktardığı devlet verileri, ortalama bir hane halkı bütçesindeki her 10 eurodan yaklaşık yedisinin artık konut, enerji ve gıda gibi temel ihtiyaçlara gittiğini gösteriyor. Bu durum, indirim dönemlerinde bile lüks veya isteğe bağlı alışverişler için çok az alan bırakıyor. Kapralos, bu baskının, ürünlerin indirimde olduğu durumlarda bile dürtüsel alışverişi çok daha nadir hale getirdiğini sözlerine ekledi.
Perakendeciler ise indirim döneminde fiyatları düşük tutmak için ciddi çaba sarf etti. Ancak Kapralos önemli bir ayrımın altını çizdi: Düşük fiyat etiketi, zaten yaşam maliyeti nedeniyle zorlanan bir hane halkı için daha fazla harcama gücü anlamına gelmiyor. Yerel perakende piyasalarındaki bu baskının sadece Pire ile sınırlı olmadığını, ülkenin dört bir yanında hissedildiğini belirtti.
2021'den Bu Yana Değişen Perakende Sektörü
Kapralos, Yunan perakende sektörünün yapısının son yıllarda köklü bir değişim geçirdiğini savundu. Tüketiciler artık tamamen küreselleşmiş bir piyasada faaliyet gösteriyor ve istedikleri ürünü, istedikleri zaman, istedikleri yerden satın alabiliyorlar.
Bu değişime Yunanistan'ın düzenleyici çerçevesindeki değişiklikler de eklenmiş durumda. 2021 yılından itibaren indirim dönemlerini yöneten kurallar, perakendecilerin geleneksel, hükümet tarafından belirlenen resmi indirim pencereleri dışında da promosyonlar düzenlemesine olanak tanıyor. Bu durum, resmi yaz ve kış indirimlerine yönelik birikmiş beklentiyi azalttı.
Yunanistan'da sabit bir adresten faaliyet gösteren fiziksel perakendeciler, ülkenin indirim denetim otoritelerinin gözetimine tabi olmaya devam ediyor. Bu otoriteler, indirimlerin Kalkınma Bakanlığı kurallarına uygun olup olmadığını denetleyebiliyor ve ihlaller durumunda para cezası kesebiliyor. Kapralos, yasal faaliyet gösteren işletmeleri ödüllendirdiği için bu denetimleri desteklediğini belirtti.
Online Platformlar ve Eşitsiz Rekabet Koşulları
Kapralos, online tarafta ise durumun çok daha bulanık olduğunu söyledi. Yunanistan'a günün her saati satış yapan yabancı e-ticaret platformlarının vergi ve gümrük denetimindeki boşluklara dikkat çekti. Bu durumun, katı kurallara bağlı yerli perakendeciler için haksız rekabet yarattığını savundu.
Ürün standartları konusunda da endişelerini dile getirdi. Avrupa Birliği merkezli perakendecilerin sattığı malların belirli AB düzenleyici gerekliliklerini karşılaması gerektiğini, ancak bazı online platformların aynı denetimlere tabi olmadan Yunan piyasasına satış yapabildiğini belirtti. Ona göre sonuç, Avrupa'daki işletmelerin uyum yükümlülüklerini üstlenirken, online rakiplerin bu yükümlülüklerden kaçınabildiği eşitsiz bir tablo ortaya çıkarıyor.
Haneler İsteklerden Çok İhtiyaçlara Öncelik Veriyor
Kapralos'a göre tüm bu etkilerin birleşimi, daralan bütçeler ve Yunanistan'ın geleneksel indirim takviminin çekiciliğini aşındıran küresel bir piyasa tarafından yeniden şekillenen bir perakende ortamı yaratıyor. Tüketiciler, indirim dönemlerinde bile temel ihtiyaçlara eskisinden çok daha sıkı öncelik veriyor ve zorunlu olmayan alışverişlerden kaçınıyor.
İşletmeler fiyat indirimleri ve promosyonlarla alıcılar için rekabet etmeye devam etse de, hane halkı gelirleri üzerindeki temel baskı, Yunanistan'ın perakende sektörünün bu yazki performansını şekillendiren en baskın güç olmaya devam ediyor.